Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Sağlık Haberleri: K-R

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 01-03-2007, 01:15
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.447
igokcek is on a distinguished road
Standart Obez Çocukluklar

Çocukluk obezitesinde aile riski

Gebelikte sigara içen ve süt çocuğunu mama ile besleyen anne ve aile içi olumsuz ilişkiler, çocuklarda obezite riskini artırıyor. Obez çocukların üçte biri ve obez adölesanların yüzde 80'i erişkin yaşta da obez olurken, kilo vermiş obez çocukların yüzde 80'i 9 yıl sonra eski kilolarına dönüyor.

Modern yaşamın getirdiği beslenme alışkanlıklarında yağların ve karbonhidratların fazla miktarda tüketilmesi ve çocukların fizik aktiviteden uzaklaşarak televizyon ve bilgisayar oyunlarına yönelmeleriyle obezite sıklığı giderek artıyor. Bunlarla birlikte beslenme, aile içi olumsuzluklar, gebelikte sigara içimi ve ergenlik dönemindeki psikolojik bozukluklarda çocuklarda obezite riskini yükseltiyor.

Çocuk ve Ergen Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Peyami Cinaz, çocuklukta obezitenin yaşamın ilk yılı, 5-6 yaş arası ve ergenlik döneminde artış gösterdiğini söyledi. Beş yaşından önce ve 15 yaşından sonra gelişen obezitenin erişkin çağlar için daha büyük risk oluşturduğuna dikkati çeken Cinaz, obez çocukların üçte birinin, obez adölesanların ise yüzde 80'inin erişkin yaşa ulaştıklarında obez kaldıklarını vurguladı.

Bebeklik dönemindeki beslenme şeklinin çocuğun ileri yıllardaki beslenme alışkanlığını belirlediğine dikkat çeken Cinaz, anne sütü ile beslenmenin obeziteyi önlediğini dile getirdi.Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:26 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 02-22-2007, 01:20
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Obezite birçok hastalığa

Obezite birçok hastalığa zemin hazırlıyor
SAMSUN (İHA) - Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aydın, obezitenin dünyada ve Türkiye'de yaygınlaştığını belirterek, "Obezite birçok hastalığa zemin hazırlıyor. Bu nedenle beslenmemize dikkat etmeliyiz" dedi.

OMÜ Şehir Polikliniği Konferans Salonu'nda "Obezite" konulu konferans veren Prof. Dr. Murat Aydın, gıdalarla alınan enerjinin harcanamaması sonucu vücutta oluşan yağ dokusunun kişinin boy ve cinsiyetine göre ideal ağırlığının üzerine çıkmasına obezite dendiğini dile getirdi. Yağ dokusu artışının obez erkeklerde daha çok göbek, kadınlarda ise kalça ve bacak bölgesinde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aydın, çocukların obez olduğunun ileri yaş giysileri giymesi, erişkinlerin obez olduğunun ise ayakta durduklarında ayak uçlarını ve pantolon kemerlerinin tokalarını görememeleriyle anlaşılabileceğini kaydetti.

Obezitenin çok önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Aydın, Türkiye'de gençler arasında yüzde 10-15 arası obezitenin görüldüğünü ve gün geçtikçe obezitenin arttığını vurguladı. Beslenme alışkanlıklarının değişmesinin obezitenin artışında önemli rol oynadığını açıklayan Aydın, "Hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme insanı obez yapıyor. Fast food türü beslenen, cola tüketen, abur-cubur yiyen çocuklar obez oluyor. Ayrıca TV ve bilgisayar başında uzun saatlerin geçirilmesi ve hareketsiz kalınması da obez sayısını arttırıyor. Ev hanımları için TV'nin yanı sıra çamaşır ve bulaşık makinelerinin varlığı obezite için risk oluşturuyor. Obez olmamak için bütün gıdaları yeterince almalı ve hareket etmeliyiz" dedi.

Çocukluk ve gençlik çağında obez olanların üçte ikisinin erişkin yaşta da obez kaldığına değinen Aydın, şunları söyledi:

"Obezite tek başına estetik kaygıya, psikolojik rahatsızlıklara ve fiziksel aktivitenin azalmasına neden olduğu gibi şeker hastalığı, kalp hastalıkları, kalp yetmezliği, hipertansiyon, safra kesesi hastalıkları, safra taşları, eklemlerde ve kemiklerde ağrı, hareket kısıtlılığı, uyku sırasında soluk durması, horlama, devamlı uyku hali, uyuma isteği, bayanlarda adet düzensizliği, istenmeyen bölgelerde tüylenme, kalın barsak, meme ve rahim kanserleri gibi birçok hastalığa zemin hazırlıyor. Bu nedenle obez olmamak için beslenmemize dikkat etmeli ve egzersiz yapmalıyız. Obez olanlar da bir an önce tedavi olmalı, beslenme alışkanlıklarını değiştirmelidir. Tedavide en önemli unsur kişinin obezlikten kurtulma noktasında kendisini motive etmesidir."
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:26 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 03-10-2007, 20:36
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Obezite büyükler kadar çocukları

Obezite büyükler kadar çocukları da tehdit ediyor
KONYA (İHA) - Çağın hastalığı olarak tanımlanan ve hızlı kent hayatı nedeniyle insanlar arasında giderek artan obezite hastalığı, büyükler kadar küçük yaştaki çocukları da tehdit ediyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Emre Atabek, obezitenin küçük yaştaki çocuklarda da giderek arttığını ve çocukların sağlığını tehdit ettiğini belirterek, "Obezite, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olan, vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan enerji metabolizması bozukluğudur. Çocuğun ağırlığının ideal ağırlığına (yaşa ve cinsiyete göre düzenlenmiş tablolardan bulunur) oranlanmasıyla bulunan rölatif ağırlığın yüzde 120'nin üzerinde olması obezite olarak kabul edilmektedir. Obezite nadiren bir hastalığa bağlı olarak gelişir ve vakaların çoğunda belirlenmiş bir hastalık nedeni yoktur. Genellikle alınan enerji harcanandan fazladır. Obez ergenlerin yüzde 80'i erişkin dönemde de obez kalmaktadır. Bu nedenle obezitenin ortaya çıkmadan veya başlangıç döneminde önlenmesi önem kazanıyor" dedi.

Obezitenin oluşmasında değişik faktörlerin rol oynadığını da dile getiren Doç. Dr. Mehmet Emre Atabek, "Bu nedenler beslenme şekli, çevresel faktörler, genetik faktörler, psikolojik faktörler ve ailenin sosyo-ekonomik durumu olarak belirtilebilir. Obezite, çocuklarda yüksek tansiyona, kolesterol ve kandaki yağların artmasına, erişkin dönemde kalp hastalıklarına yakalanma riskinin artmasına, şeker hastalığına, adet düzensizliklerine, erken ergenliğe, karaciğer yağlanmasına ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilir" şeklinde konuştu.

Obezitenin tedavisinin alınan enerjinin kısıtlanması ve harcanan enerjinin artması ilkesi çerçevesinde yürütülebileceğini ifade eden Mehmet Emre Atabek, "Bu nedenle tedavi, alınan enerjinin kısıtlanması (diyet), fiziksel aktivitenin arttırılması (egzersiz), psikolojik destek, ilaç tedavisi ve cerrahi tedaviyle mümkündür. Obezitenin gelişiminde rol oynayan en önemli faktör ise yanlış beslenmedir. Bu nedenle özellikle çocukların beslenmesinde çocuklar kolalı içecekler, gazozlar, hazır meyve suları, çikolata, gofret, dondurma, şeker, pasta, kek, kuruyemiş, hamburger, tost, pizza, patates kızartması gibi şişmanlatıcı yiyeceklerden; reçel, bal, yağ, ekmek, makarna, pilav, börek, mantı gibi karbonhidrat ve yağ bakımından zengin yiyeceklerden ve yağ ve yağda kızarmış yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak tutulmalıdır. Çocukların hızlı yemek yeme alışkanlığını terk etmesi sağlanmalı, öğünlerin düzensiz olarak değil, düzenli bir biçimde uygulanmalı ve gece yatmadan önce yüksek kalorili şeyler yedirilmemelidir" dedi.

Oyun yaşındaki çocuklara sağlıklı beslenme önerilerinde de bulunan Atabek, "Çocuklara sabahları süt, yumurta, peynir, zeytin, kepekli ekmek; öğlenleri çorba, salata, meyve, kepekli ekmek ve akşam yemeğinde ise çorba, ana yemek (sebze yemekleri tercihen), salata, meyve, kepekli ekmek sağlıklı bir beslenme için uygun besinlerdir. Ayrıca öğünlerde çocuklar yeterince su içmeli ve tuz, şeker ve undan mümkün olduğu kadar uzak tutulmalıdır" şeklinde konuştu.
Süt çocuklarında ise bebeğe uygun bir beslenme yönteminin izlenmesi gerektiğini vurgulayan Mehmet Emre Atabek, "Bebek 2-4 saatte bir beslenmeli, her ağladığında meme verilmemeli, 4 aylıktan önce ek gıdalara başlanmamalıdır. Eğer hazır mama ile beslenme zorunluluğu varsa mama uygun miktar ve yoğunlukta hazırlanmalı, biberonla beslenme mümkün olduğunca erken yaşta terk edilmelidir. İlave gıdalara başladıktan sonra muhallebi en fazla günde bir kez verilmeli, daha çok sebze çorbaları, yoğurt, kıymalı sebze yemeği, yumurta, peynir, et, taze meyve ağırlıklı besleme olmalıdır" diye konuştu.

Egzersizlere küçük yaşlarda başlanmasının obezitenin önlenmesinde büyük rol oynadığını da dile getiren Atabek, "İlk başlarda koşma, tempolu yürüyüş, aerobik, ip atlama, bisiklete binme, yüzme gibi aktivitelerin yapılması faydalıdır. Egzersiz başlangıçta haftada 3-4 gün, 15-20 dakika kadar olmalı; zamanla arttırılarak haftanın her günü 30-40 dakikaya çıkılmalıdır. Çocukların televizyon izleyerek geçirdikleri süre azaltılmalı, okuldan eve geldiklerinde veya yemek sonrası uzanmaları yerine arkadaşları ile geçirdikleri sürenin arttırılmasına çalışılmalıdır" diye konuştu.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:27 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:18 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir | BiRkan | Eğitim | Mersin Üniversitesi | BiRkan