![]() |
|
|||
|
Kalp hastalarının yeni umudu "yapay kalp"
ANTALYA (İHA) - Teksas Kalp Enstitüsü Yapay Kalp Nakli Bölümü Başkanı Prof.Dr. Bud Frazier, geliştirdiği yapay kalp sayesinde kalp hastalarına umut ışığı oluyor. Türkiye Kalp ve Sağlık Vakfı tarafından Antalya'da düzenlenen 3. Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahide Yenilikler Kongresi'ne katılan Prof.Dr. Bud Frazier, ilk yapay kalbin 1969 yılında yapıldığını söyledi. O dönem yapay kalp çalışmalarının yeni bir proje olduğunu ifade eden Frazier, ilk yapılan yapay kalbin çok büyük olduğunu buna rağmen çok da etkili olmadığını anlattı. Yapay kalp çalışmalarının uzun bir süreden beri devam ettiğini belirten Frezier, "Yaptığımız çalışmalarla kalbin çok daha küçük yapılmasını sağladık. Eğer kalbi büyütecek olursanız, vücutta çok büyük yer kaplayacak ve sadece uygun kişilere takılabilecek. Oysa bizim yaptığımız bu pompa çok küçük. Bu cihaz küçük çocuklara, hatta fiziksel açıdan küçük veya zayıf insanlara da takılabilir. Bu pompayı taktığımız kişilerin nabzı atmaz" dedi. Bunun çok yeni ve çok önemli bir buluş olduğunu belirten Frezier, şöyle konuştu: "Çünkü bu cihaz çok fazla insanın hayatına katkı sağlamaktadır. Bunu kuşlar gibi uçmaya benzetebiliriz. Yüzyıllardır insanoğlu kuşlar gibi uçmayı sabit kanatlarla gerçekleştirmeye çalışmış. Nasıl bu bir kuşun uçması kadar güzel olamadıysa yapay kalpte gerçek kalp kadar olmasa da hastanın hayatta kalmasına yardımcı oluyor." Geliştirdiği yapay kalbi 2000 yılından beri hastalara taktığını belirten Frezier, şunları söyledi: "Kalbin kan dolaşımını sağlayan bir cihazdır. Bu cihaz, kalbin pompalama görevini yaptığı sol bölgesine yerleştirilir. Bu cihaz kanı, aort damarına pompalar, böylece kan vücutta dolaşır ve tekrar kalbe geri döner ve tekrar bedende dolaşması sağlanır. Cihaz, platon enerji üreten bir batarya ile çalışıyor. Her batarya 8 saatlik bir süreye sahip. Bu omuzun hemen altındaki bir bölümde bulunur. Kullanımı çok kolay ve hasta bataryayı kendi değiştirebilir. Fakat yapay kalp taktığımız hastalar uzun süre banyo yapamaz veya yüzemezler." Yapay kalbin güvenli ve etkili olduğunun kanıtlandığını anlatan Freizer, cihazın çok ileri derecede kalp yetmezliği olan hastalara takıldığı gibi daha erken evrede kalp yetmezliği sorunu yaşayan hastalara da takılabileceğini söyledi. ABD'de hasta sayısının yılda yaklaşık 50 bin kişi olduğunu anlatan Freizer, sözlerine şöyle devam etti: "Yapay kalbin takılması için talep edilen miktar yaklaşık 70 bin dolar. Fakat bu cihazı bin dolara mal etmek mümkün. Biraz rekabet olsa bu fiyatlar önemli ölçüde azalacaktır. Yapay kalp, canlı kalp naklinden daha avantajlı. Canlı kalp nakli maliyetleri daha artıran bir süreçtir. Bunun için çok fazla uzmana ihtiyaç var, ayrıca bir kişinin ölmesi gerekir ki onun kalbi alınabilsin. Oysa bu sadece rafta duran bir cihaz, alıp takarsınız." Yapay kalp takılı kişilerin uzun süreli banyo yapmak ve yüzmek dışında bütün normal faaliyetlerini yürütebildiğini ifade eden Freizer, sözlerini şöyle tamamladı: "Bizim hastalarımız bunu taktıkları zaman ilk başta çok mutlu oluyorlar. Şu an bir hastam dağ yürüyüşleri yapıyor, bir başka hastam bowling oynuyor, ayrıca 7 yıl önce yapay kalp taktığım bir yazar hastam var. Bu hastalarımın hiçbiri bu mutluluktan sonra kalp nakli istemediler. Çünkü çok az ilaç kullanıyorlar, canlı kalp nakline göre daha az doktor kontrolünde kalıyorlar, ayrıca cihazı kullanmak çok kolay." Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:12 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Kalp sağlığınız için çok hareket ve bol sebze
Türk Kardiyoloji Derneği Girişimsel Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, çok hareket eden ve bol sebze yiyenlerin kalp hastalığı riskinin daha az olduğunu söyledi. Ölümlerin başında kalp rahatsızlığının geldiğine dikkat çeken Türk Kardiyoloji Derneği Girişimsel Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı ve İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Kardiyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ramazan Özdemir, dünyada her yıl 15 milyon civarında, Türkiye'de ise 200 bine yakın insanın kalp hastalığından öldüğünü bildirdi. Romatizmal ateşten kalp ritim bozukluğu, kalp kapak hastalığı ve tedavi edilmeyince de koroner arter hastalığının meydana geldiğine parmak basan Özdemir, erken teşhis ve tedavinin önemine değindi. Ailesinde kalp hastalığı olanların veya kalpten ölenlerin yakınlarının risk taşıdığına işaret eden Özdemir, şeker, kolesterol ve tansiyon hastası olanların da ileride kalp hastası olma riskinin fazla olduğunu vurguladı. Sigaranın da damar tıkanıklığı ve dolayısıyla kalp hastalığına davetiye çıkardığını söyleyen Özdemir, kalp hastalıklarından kaçınmak için şu önerilerde bulundu: "Özellikle orta yaşı geçmiş olanlar en az haftanın 4 günü günde yarım saat ritimli yürümeli. Sebze ve meyve yemeklerde ihmal edilmemeli. Sigara kesinlikle bırakılmalı. Özellikle akşam yemekleri ağır olmamalı, sebzeye ağırlık verilmeli. Yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı. Bol hareket edilmeli ve yürüyüş yapılmalı." Kalp hastalığı belirtilerinin, fazla yürüme ve koşmada nefes nefese kalma ile göğüs ağrısı olarak ortaya çıktığını ifade eden Ramazan Özdemir, böyle durumla karşılaşanların doktora başvurup gerekli tahlilleri yaptırması gerektiğini söyledi.Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:12 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Yılda 160 bin kişi kalp krizi geçiriyor
ANTALYA (İHA) - Dokuz Eylül Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Kozan, Türkiye'de yılda yaklaşık 160 bin kişinin ölümcül kalp krizi yaşadığını, insanların yaptığı en büyük hatanın ise kendi hastalıklarına kendilerinin tanı koymaları olduğunu söyledi. Türkiye Kalp ve Sağlık Vakfı tarafından Antalya'da düzenlenen "3. Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahide Yenilikler Kongresi"ne katılan Prof. Dr. Ömer Kozan, Türkiye'de kalp ve damar hastalıklarının oldukça sık görüldüğünü belirtti. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre ülkemizde yılda yaklaşık 160 bin kişinin ölümcül kalp krizi geçirdiğini ifade eden Kozan, "Ayrıca yıllık yaklaşık olarak 200 bin kişi kalp ve damar hastalıklarına bağlı olarak yaşamını yitiriyor. Bu çok ciddi bir rakam. Kalp krizi genelde şiddetli bir göğüs ağrısıyla başlar. Fakat hastaların yüzde 30'unda bulantı, kusma, terleme, çene veya diş ağrısı, sol kol ağrısı şeklinde belirtiler gösterir. Bu tür hastalar böyle durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerekir" dedi. Sağlıklı görülen kişilerde de birden bire enfaküs görülebileceğine işaret eden Kozan, "Genelde kalp krizi gelmeden önce mutlaka belirtileri olabilir. Fakat kişi sağlıklı olduğu için kendi tanısını kendi koyar. Herhangi bir kalp rahatsızlığı şüphesinde bulunmaz. Midemi üşüttüm, soğukta kaldım, gastritim var şeklinde mazeret üretirler. Hatta kalp krizi geçirdiğinin farkında olmayıp, terlemek için hamama gidenler dahi oldu. İnsanlar kesinlikle kendi hastalıklarına kendilerine tanı koymamalılar. Bugün etrafımızda kalp ve damar hastalıklarına müdahale edebilecek hastaneler var. İnsanların bu tür şikayetlerde hastanelere başvurmaları gerekir. Çünkü zamanı çok iyi değerlendirmek gerekir, eğer kalp kasları ölürse, erken müdahalenin hiçbir anlamı kalmıyor" diye konuştu. Kalp krizi nedeniyle ölümlerin yüzde 60'ının krizin gerçekleştiği bir saat içinde yaşandığını kaydeden Kozan, şunları söyledi: "Hasta kalp krizinden hemen sonraki ilk 2 saat içinde hastaneye yetiştirilmesi gerekir. Bundan sonraki 6 saat içinde ise hasta ölmezse, yaşam şansı tekrar yükseliyor. Yani hasta bu fırtınalı dönemi hastanede kontrol altında geçirmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. Kozan, kalp ve damar hastalıkları tedavisi ile hastaların yaşam biçimlerinin yakından ilişkili olduğunu ifade ederek, "Kalp ve damar hastaları yaşam biçimlerini değiştirmeden hiçbir tedavi amacına ulaşamaz. Fakat insanlarımızın yüzde 50'si yaşam standardını değiştirmiyor. Bu da hastalığın ilerlemesine neden oluyor. İlaç artı yaşam biçimi değişikliği şart" dedi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:12 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Kalp affetmiyor
ANTALYA (İHA) - Hacettepe Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Ali Oto, önlem alınmadığı takdirde 10 yıl içinde kalp krizine bağlı ölüm oranlarının iki katına çıkabileceğini söyledi. Türkiye Kalp ve Sağlık Vakfı tarafından Antalya'da düzenlenen "3. Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahide Yenilikler Kongresi'ne katılan Prof.Dr. Ali Oto, kalp krizinin, kalbi besleyen damarlardan birinin ani olarak tıkanması ve damarın beslediği dokunun ölmesine bağlı geliştiğini anlattı. Türkiye'de kalp ve damar hastalıklarının şu an bir numaralı öldürücü konumunda olduğunu belirten Oto, "Eğer bir şeyler yapmazsak kalp krizi, 25 yıl daha bir numaralı öldürücü olmaya devam edecek. Sadece Türkiye'de değil tüm dünyada da durum böyle. Dünyada yılda 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Bu dünyadaki bütün ölümlerin üçte birini oluşturuyor. Türkiye'de yılda 200 bin kişiyi kalp ve damar hastalıklarından kaybediyoruz. Önlem almazsak 10 yıl içinde kalp krizine bağlı ölüm oranlarının iki katına çıkabileceğini öngörüyoruz. O yüzden mutlaka bir şey yapmamız gerekiyor" dedi. Ali Oto, insanların ne zaman kalp krizi geçireceklerini bilemediklerini, fakat kalp ve damar hastalıklarının önlenebilir bir hastalık olduğunu ifade etti. Sigara ile kalp ve damar hastalıklarından ölümler arasında matematiksel bir bağlantı olduğuna dikkat çeken Oto, şöyle konuştu: "Şu an Türkiye'de en önemli sorunlardan biri sigara içiminin çok yaygın olmasıdır. Her iki erkekten biri, her 5 kadından biri sigara içiyor. Kroner kalp hastalığının yüksek olmasının en önemli nedenlerinden biri sigaradır. Türkiye'de kalp ve damar hastalığına neden olan ikinci önemli neden kan basıncı yüksekliği yani hipertansiyondur. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde yaklaşık 16 milyon kan basıncı yüksek hasta var. Eğer kan basıncını kontrol edebilirseniz, hipertansiyonun oluşturduğu riskten korunmuş oluyorsunuz." Türkiye'de kalp ve damar hastalıklarına neden olan üçüncü risk faktörünün şişmanlık olduğunu anlatan Oto, sözlerine şöyle devam etti: "Şişmanlık bütün dünyada salgındır. Batı ülkelerinde toplumsal konuların başında halkın kilo alması geliyor. Biz şişmanlığı artık basit bir fiziksel görüntü bozukluğu olarak algılamıyoruz. Şişmanlık ve beraberinde getirdiği kötülükler olarak algılıyoruz. Şişmanlık, kalp ve damar hastalıklarına yol açabilecek kan yağları ve kan basıncını yükseltiyor. Ayrıca şeker hastalığı eğilimi oluşturuyor. Türkiye'de özellikle 40 yaş üstü kadınlarda şişmanlık ciddi bir sorun. Türk kadınlarındaki kalp ve damar hastalıklarından ölümlerin, Avrupa'da en üst seviyeye çıkmasındaki en önemli sorun şişmanlıktır. Fakat Türk toplumunun genelinde bir şişmanlık sorunu var. Yapılan araştırmalara göre son 10 yılda Türk toplumunun yüzde 20'si şişmanlama eğilimi gösteriyor." Şeker hastalığı ile kalp ve damar hastalıkları arasında ciddi bir ilişki bulunduğunu anlatan Oto, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şeker hastalıklarında kan yağı yüksekliği, tansiyon yüksekliği eğilimi ve kanda pıhtılaşma eğilimi artıyor. Buna bağlı damar sertliği riski artıyor. Şeker hastaları en çok kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Kalp krizi geçiren hastaların yüzde 30'unda şeker hastalığı sorunu ortaya çıkıyor. Şeker hastaları mutlaka kalp ve damar hastalıkları yönünden kontrolden geçirilmesi gerekiyor." Kalp krizini ortaya çıkaran faktörlerin ortadan kaldırılmasının mümkün olduğunu ifade eden Ali Oto, şöyle konuştu: "Eğer kan yağları yüksekse bunları kontrol etmek lazım, şeker yüksekse düşürülmesi gerekir, tansiyon yüksekse kontrol altına almak gerek, ayrıca kişi kiloluysa mutlaka kilo vermesi gerekir. Kesinlikle sigara içmemek gerekir. Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde sporun vazgeçilmez önemi var. Günde yarım saat haftada 5 gün yürüyüş yapmak lazım. Sağlıklı beslenmeye dikkat edilmesi gerekiyor. Günde ortalama 4-5 porsiyon meyve ve taze sebze yenmesi gerekir. Ayrıca kırmızı etin az olduğu ağır yağlı yiyeceklerin olmadığı bir beslenme alışkanlığı olmalı." Aynı zamanda 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de doktorluğunu yapan Prof.Dr. Ali Oto, sözlerini şöyle tamamladı: "Ahmet Necdet Sezer, kalp sağlığına dikkat ederdi. Yemeklerine özen gösterirdi." Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:13 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|