Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
Geri git   Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık > Sağlık > Sağlık Haberleri: S-Z

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 12-05-2005, 06:27
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.436
igokcek is on a distinguished road
Standart Vitamin ve minerallerin

Vitamin ve minerallerin insan vücudundaki etkileri üzerinde tartışmak tabii ki doğru değil. Fakat vitamin alalımda nasıl olursa olsun, diye düşünmekte yanlıştır. Neden çünkü sentetik olarak alınan vitamin hapları bağırsakların tembelşmesine sebep olmakta ve besinlerdeki vitaminleri değerlendirme işlemini yavaşlatmaktadır. Bu sebeple uzun süre vitamin hapı almak fayda yerine zararlı olur. Finlandiyada Prostat rahatsızlıkları olan hastalara uzun süre E-Vitamini verilmiş ve hastaların rahatsızlığını daha da kötü olduğu görülmüş ve hatta kanser vakaları görülmüştür.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 03-01-2007, 13:02
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.436
igokcek is on a distinguished road
Standart A, E VE C vitamin hapları

A, E VE C vitamin hapları ömrü uzatmaya yaramıyor
Chicago (AA) - Kopenhag Üniversitesi'ndeki Cochrane Hepato-Biliary Grubu tarafından yapılan araştırmaya göre, antioksidan olarak bilinen A, E ve C vitamin hapları, ömrü uzatmaya yaramıyor.

Daha önce yapılan, 232 bin 606 kişinin katıldığı 68 araştırmayı inceleyen araştırmacılar A, E, C vitamin haplarıyla beta karotin ve selenyum maddelerinin yaşam süresini olumlu ya da olumsuz yönde etkilediğine dair bulguya rastlamadı.

180 bin 938 kişinin katıldığı 47 araştırmayı inceleyen araştırmacılar, bu vitamin haplarının kullanımının az da olsa insan yaşamına olumsuz etkisi olabileceğini gördü.

Kimi uzmanlar, vitamin haplarının çöpe atılması gerektiğini ya da bunların sağlığa yararlı olduğunu söylemek için erken olduğunu belirtirlerken, kimileri antioksidanların hap olarak alınmaktansa yiyeceklerden alınmasının yararlı olduğunu savunuyor.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

''Journal of the American Medical Association'' dergisinde yayımlanan araştırma, aslında ''vitaminleri yiyeceklerden alın'' mesajı veriyor.

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 16:00 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 03-04-2007, 23:14
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 596
maturidi is on a distinguished road
Standart Vİtamİn Haplari ÖmrÜ Uzatmiyor

VİTAMİN HAPLARI ÖMRÜ UZATMIYOR


Saygın tıp dergisi JAMA?nın son sayısında yayımlanan bir araştırma, daha uzun bir yaşam sürmek için antioksidan olarak bilinen A, E ve C gibi vitamin haplarını kullanmanın anlamı olmadığını bir kez daha bilimsel olarak ortaya koydu.

Kopenhag Üniversitesi?nden Dr Bjelakovic ve arkadaşları 2005 yılına kadar vitaminlerle ilgili yapılan araştırmaların hepsini incelediler. 230 binden fazla kişinin katıldığı toplam 68 araştırmayı inceleyen araştırmacılar vitamin haplarıyla beta karoten ve selenyum gibi başka antioksidan maddelerinin yaşam süresini olumlu ya da olumsuz yönde etkilediğine dair bulguya rastlamadı. Güvenilirliği biraz daha düşük olan araştırmaları eledikten sonra, 180 bin 938 kişinin katıldığı 47 araştırmayı inceleyen araştırmacılar, bu vitamin haplarının kullanımının az da olsa insan yaşamına olumsuz etkisi olabileceğini gördü.

Editörün notu; 1990?lı yıllarda başlayan ve hızla dünyada büyük bir pazar haline gelen vitamin tüketimi, sağlıklı beslenen ve zararlı alışkanlıkları olmayan tüm insanlar için gereksiz bir davranıştır. Çocuklar, yaşlılar, uzun süreli hastalık halleri ile belirli tip vitaminlerin besinlerle alınamadığı durumlar hariç ek olarak vitamin almanın hiçbir geçerli nedeni yoktur.

Vitaminler büyük oranda vücutta üretemediğimiz ancak canlılığımızın devamı için olmazsa olmaz maddelerdir. Ancak bu maddelerin büyük kısmı özellikle meyve, sebze, baharat, kuruyemiş, tam taneler (hem hububat, hem de baklagiller) gibi yiyeceklerde bolca bulunur. Çoğunun tahmin ettiğinin aksine et bir vitamin deposu değildir; oysa yumurta mükemmel bir vitamin deposudur çünkü içinde bir canlının oluşması için gerektiği kadar vitaminlerin tümü vardır. Dikkat edildiğinde gerekli olan vitaminlerin kaynağının hem doğal hem de ucuz olduğu görülür. Doğru olan da vitamin ihtiyacını buralardan karşılamaktır.

Pekçok vitamin (A, E ve C) ve diğer bazı maddeler (çinko, selenyum, lipoik asit vb.) çoğunlukla antioksidan özelliklerinden dolayı tercih edilirler. Oysa bu maddelerin vücuttan temizlediği ?oksidan?lar tamamı ile kötü maddeler olmadığı gibi vücut hücrelerinin içsel haberleşmelerinde çok önemli görevleri vardır. Yani antioksidanlar her zaman doğru iş yapmazlar bu nedenle daha çok antioksidan daha iyi değil, kesinlikle kötüdür.

Bununla birlikte halen bilemediğimiz ve açıklayamadığımız mekanizmalar çoğunluktadır ve etken maddeler bildiklerimizle sınırlı değildir. Domatesin içindeki en önemli antioksidan likopen, havucun içindeki ise beta-karoten?dir. Ancak unutulmaması gereken nokta şudur; ilaç olarak likopen almak asla domates yemekle eş değildir. Aynı durum tüm diğer ?etken madde? ?besin? ilişkilerinde geçerlidir. Ne sarımsak hapı almak ciddi anlamda işe yarar ne de sadece ?etken madde? olduğu sanılan maddenin kendisini (sarımsağın içindeki allisin).

Önemli olan etken madde almak değil, doğru gıdaları doğru zamanda ve doğru miktarda tüketmektir. Sözün özü; ?önemli olan likopen tüketmek değil domates yemektir?. Ayrıca bu zamana kadar ömrü uzattığı tespit edilen tek bilimsel gerçek ?KALORİ KISITLAMASI?dır; yani daha az yemek yemektir. Afiyet olsun?

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 16:00 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:29 .


Powered by vBulletin Version 3.7.1
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut
Mersin Üniv | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir | BiRkan | Eğitim | Mersin Üniversitesi | BiRkan