![]() |
|
|||
|
Şişmanlık erken ölümde risk faktörü
SAMSUN (İHA) - Bir sağlık sorunu haline gelen şişmanlığın, birçok hastalığın kaynağı olduğu gibi yaşam süresini de kısalttığı bildirildi. OMÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldız Pekşen, şişmanlığın çağdaş insanın en önemli sağlık sorunları arasında yer aldığını ve büyük şehirlerde yaşayanların yüzde 40'nın orta şişman, yüzde 20'sinin çok şişman grubunda bulunduğunu söyledi. Pekşen, şişmanlığın yaşam süresini kısalttığını da ifade ederek, 40-44 yaş arasında normal ağırlıktan yüzde 20 daha şişman olanların ölüm oranının normal kiloda olanlardan yüzde 40 daha fazla olduğunun, aynı yaşta şişmanlık oranı yüzde 40'a çıktığında ise ölüm oranlarının yüzde 100 arttığının araştırmalarla ortaya çıktığını kaydetti. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 16:02 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Fazla Kilo Zekayı Düşürüyor
Bilim adamları uyarıyor. Fazla kilolar kalp ve damarlarınızın yanısıra beyniniz için de iyi değil. Fransız bilimadamlarının yaptığı 5 yıl süren araştırmasının sonuçlarına göre fazla kilo zeka düzeyinin düşmesine de neden oluyor.Fazla kilolu olmak, kalp ve damarların yanısıra beyni de olumsuz etkiliyor.Fransız bilimadamlarının yaptığı araştırma, kilo almanın zekayı seviyesini de düşürdüğünü ortaya koydu. Araştırmada yaşları 32 ila 62 arasında değişen 2 bin 200 kişiye 4 zeka testi uygulandı Araştırma sonucunda obez yani aşırı kilolu olanların normal kilolulara göre sözcük testlerinde daha başarısız oldukları belirlendi. Normal kiloda olanlar sözcük testlerinde kelimelerin yüzde 56?sını hatırlarken obez olanlar sadece yüzde 44?ünü hatırlayabildi. Bilimadamları 5 yıl sonra aynı testleri aynı kişiler üzerinde tekrar uyguladı. 5 yıl sonra obez yani aşırı kilolu olanların hatırlama kabileyetlerinin yüzde 44?den yüzde 37.5?e düştüğü tespit edildi. Normal kiloda olanların hatırlama kabiliyetleriyse aynı kaldı. KİLO IQ?YU DÜŞÜRÜYOR Fransız bilimadamları araştırmanın sonuçlarına bakarak kilo aldıkça insanların IQ düzeylerinin düştüğünü söylüyor. Araştırmaya önderlik eden doktor Maxime Cournot, yağların beyin hücrelerini olumsuz etkiliyor olabileceğine dikkat çekti. Cournot, fazla kilolu olmanın damarların sertleşmesine yol açtığını hatırlattı ve beyindeki atardamarların da sertleşerek zeka düzeyini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 16:02 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Uzmanlardan obez uyarısı
VAN (İHA) - Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sait Uçar, obezite hastalığının çağın önemli ve ciddi bir hastalığı olduğunu belirterek çocukların düzenli beslenmesine daha dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Van Özel Hayat Divan Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sait Uçar, obezitenin çocukluk çağında en önemli sebebinin yanlış beslenmeden kaynaklandığını söyledi. Uçar, yanlış beslenmede ağırlıklı olarak yağlı ve şekerli besinlerle beslenen çocuklarda sık göründüğü, özellikle fast-food türü beslenme çeşidinden dolayı obeziteye sık sık rastlandığını belirtti. Diğer küçük hastalık guruplarında hormonel bozukluklar ile ilgili obeziteye rastladıklarını ifade eden Uçar, şöyle konuştu: "Bir yaşında çocuğun ortalama kilosunun 8 ile 12 kilogram arasında olması gerekiyor. Bu tür hastaların teşhisini koyabilmemiz için herhangi hormonal bir bozukluğu var mı yok mu diye tetkikler gerekiyor. Obezitenin ileride açacağı problemler arasında damar hastalıkları, şeker hastalıkları ve ileride kanser çeşitlerinin de obez hastalarda daha fazla görüldüğü tesbit edilmiştir. Obezite çağımızın önemli ve ciddi bir hastalığıdır." Bu hastalık için yapabileceğimiz ve alabileceğimiz önlemler neler olabilir konusunun önemli olduğunu anlatan Dr. Uçar, şöyle konuştu: "Çocuklarımızı düzenli beslemeliyiz. Düzenli ana ve ara öğünlerle beslenmeli. Özellikle ara öğünlerde hazır yiyeceklerden unlu, şekerli ve yağlı gıdalardan uzak tutmalıyız. Örneğin okul beslenmesine hamburger koyacağımıza meyve, sebze koyarsak hem daha dengeli beslenmesine yardımcı oluruz hem de obezitenin önüne geçmiş oluruz. Bu yüzden anne ve babalara tavsiyemiz, bu tür bir hastalıktan kaçınmak için çocuklarının dengeli beslenmesine dikkat etsinler ve sebze ve meyve yemelerine dikkat etsinler" Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 16:02 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Şişmanlıkla Mücadele Zor
Araştırmalar şişmanlığın salgın bir hastalık gibi hızla arttığını gösteriyor. Ancak şişmanlıkla mücadele hiç de kolay değil...Dünya Sağlık Örgütü?nün mücadele edilmesi gereken en önemli sağlık sorunları arasında ilk sıraya koyduğu şişmanlık, kalp damar, diyabet, yüksek tansiyon gibi birçok sağlık sorunun da nedeni. Ancak şişmanlıkla mücadele için önerilen tedavi yöntemleri yeni, beklenmedik ve kalıcı sorunlara da yolaçabiliyor. Özellikle popüler diyetlerle kısa sürede fazla kilo vermeye çalışan kişiler verdikleri kiloları hızla geri alıyor, hatta önceki kilolarından daha fazlasına sahip oluyorlar. Aşırı yemek yiyerek kusma ya da yemeyi reddetme gibi yeme bozuklukları da şişmanlıkla mücadele sırasında ortaya çıkan yeni sorunlar.Dünyada her 6 kişiden biri, Türkiye?de ise her 3 kadından ve her 5 erkekten biri şişman. Araştırmalar son 10 yılda şişman insan sayısın hızla arttığını gösteriyor. Kalıtım, hormonal hastalıklar, yanlış beslenme alışkanlıkları, hareket azlığı ve psikolojik sorunlar şişmanlığın bilinen en önemli nedenleri. Uzmanlara göre hekime başvurup şişmanlığın nedeni saptanmadan popüler diyet reçeteleriyle zayıflamaya çalışılması genellikle başarısızlıkla sonuçlanıyor. Kısa sürede verilen kilolar, yine kısa sürede alınıyor. Bu da ?aşırı yemek yiyip ardından kusma? ya da ?yemek yemeyi reddetme? gibi yaşamı bile tehdit edebilen bozuklukların artmasına neden oluyor. Kilo problemi olan kişiler genellikle sorunlarının kalıtımdan kaynaklandığını düşünüyor. Şişman bir çocuk dönemi geçiren kişiler erişkinlik döneminde de aynı sorunu yaşamaya devam ediyor. Beslenme konusundaki ön yargılar da kilo kontrolünü zorlaştırıyor.Ancak bir hekime başvurup şişmanlığa yol açan problemin kaynağını öğrenen ve diyetisyen kontrolünde diyet yapan kişiler başarıyla kilo verebiliyor. Kontrollü ve kişinin özelliklerine göre uygulanan diyetlerden genellikle olumlu sonuçlar alınıyor. Kilo vermenin estetik değil sağlık sorunu olduğunu hatırlatan uzmanlar normal kilolarına inen kişilerin kalp damar, diyabet ve yüksek tansiyon gibi hastalık risklerinin de azaldığına dikkat çekiyor. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 16:02 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|