![]() |
|
|||
|
Sindirim sistemi hastalıkları arttı
SAMSUN (İHA) - Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteloji Bilim Dali Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Bektaş, sindirim sistemi hastalıklarının toplumda çok sık görüldüğünü ve erken tanı için mutlaka tetkik yaptırılması gerektiğini söyledi. OMÜ Şehir Polikliniği'nde halkın bilinçlendirilmesi amacıyla düzenlenen bilgilendirme seminerine konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Ahmet Bektaş, sindirim sistemi hastalıkları ve endoskopi konusuna değindi. Sindirim sistemi hastalıklarının toplumda çok sık görüldüğünü, 1970'li yıllarda endoskopinin kullanıma girmesinden sonra bu hastalıkların tanı, tedavi ve takibinde çağ atladığını dile getiren Bektaş, son yıllarda ince bağırsakların daha iyi tetkik edilmesi amacıyla kapsül endoskopi, çift balon endoskopi gibi önemli gelişmelerin olduğunu kaydetti. Koruyucu hekimliğin önemine değinen Bektaş, gelişmiş ülkelerde artık 50 yaşından sonra genel olarak özellikle alt sindirim sistemi kanserleri konusunda taramalara başlandığını, bu taramaların ailesinde sindirim sistemi kanseri veya kanser riski olan kişilerde daha erken başlaması gerektiğini vurguladı. Sindirim sistemi hastalıkların genellikle geç dönemde şikayetlere yol açtığını belirten Bektaş, "Bir kişide 45-50 yaşından sonra yeni başlayan hazımsızlık, istemsiz kilo kaybı, sindirim sistemi kanaması, ilerleyici yutma güçlüğü, yutma sırasında ağrı, nedeni açıklanamayan demir eksikliği anemisi, devamlı kusma, kitle veya büyümüş lenf bezi, sarılık, kronik ishale dikkat edilmeli. Nedeni açıklanamayan kronik karın ağrısı varsa, altta önemli bir hastalık olabileceği akla geliyorsa doktora başvurulması gerekmektedir" dedi. Bektaş, sindirim sistemi kanamalarında kanser gelişme riski olan polip gibi lezyonların tedavisinde endoskopinin başarıyla kullanıldığını, safra yolu hastalıklarının tedavisinde OMÜ Tıp Fakültesi'nde ERCP yönteminin 6 yıldır başarıyla uygulandığını da sözlerine keldi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 16:08 ) değiştirilmiştir.. |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|