![]() |
|
|||
|
Sigara
1-) Waşigton dünyaya bakış enstitusü (Worldwatch Istituts in Washington) tarafından yapılan arştırmada dünyada 1990 yılında 21 milyon insanın sigaradan öldüğü tesbit edilmiştir. (Na.6.94.16) 2-) Alman kanser kurumu (Deutsche Krebshilfe) Mart 1994?de Frankfurtta yaptığı açıklamada her yıl Almanyada 140.000. kişinin sigaranın sebep olduğu çeşitli hastalıklardan öldüğünü tesbietmişlerdir. Başta akçiğerkanseri olmak üzere dudak,- ağız- ve gırtlakkanserine %95-98 oranında sigaranın sebep olduğu tesbit edilmiştir. (Na.6.94.16) 3-) Sigaranın hücreleri tahripetiği ve kişinin daha kolay kansere yakalanmasına sebep olduğu tesbitedilmiştir. Almanyada 1996?da 212.888 kişi kanserden ölmüştür. (Nhk.1.99.18) 4-) Sigaranın birleşimindeki nitrosaminler, poli aromatik karbonhidrojenli bileşikler vede polonium 210'un kanserojen etkiye sebep olduğu tesbitedilmiştir. 5-) Sigara içerken karbonmonoksit (CO) gazı akçiger tarafından absorbe edilir ve kana karışan gaz oksijenden 300 defa daha büyük bir çekim güçü ile hemoglobine yapışır. Böylece karbonmonoksit oksijenin kanda dolaşmasını önler. Neticede beslenemeyen kalp ve beyin hücreleri ölmeye başlar vede önce hafızayafiyeti, kalpyafiyeti ve damarsertlikleri sonra ise beyinkanaması vede kalpenfaktürüsüne sebep olur. 6-) Sigaranın serbest radikalleri artırdığı bununda C-ve E- Vitaminlerinin aşırı harcanmasına sebep olduğu ve vitaminsizlik (avitaminoz) ortaya cıkar ve deri buruşarak kişı çirkileşir. E-Vitaminizetersizliği testosterol hormon yetersizliğine sebep olur ve kişide cinselgüçsüzlük (ikdidarsızlık) ortaya çıkar. 7-) Sigara dumanı ile birlikte siyanürasit (purikasit, siyanhidrikasit, hidrosiyanikasit =HCN) kana gecer, kandan böbreklere ve karaçiğere gecen purikasit burada kükürtle reaksiyona girerek tiosiyanat?a (Thiocyanat) dönüşür. Tiosiyanat (NCSH) tiroidbezindeki iyot oranını düşürür vede burada iyotun birikmesini önlüyerek guatra sebep olabilir. (Na.7.97.44) 8-) Sigaranın birleşimindeki benzol kan yapan organları (Omurilik, Dalak ve Karaci?er) tahrip ederek kankanserine (lösemi) sebep olur. 9-) Tütüne kadmiyum toplayan bitkide denebilir, çünkü yapraklarında aşırı miktarda kadmiyum depolar. Tiryakilerde 4-5kat daha fazla kadmiyum bulunur ve bu made çinkonun zıdı bir element olup, çinkoyu dışlar.Çinko 300 enzimin oluşmasında anahtar rol oynar, yani çinkoyetersizliği enzim yetersiyliğine, enzim yetersizliği ise sindirim boyukluğuna sebep olur. Pankreasın yeterince lipazenzimi salgılıyamaması yağhazımsızlığına yani et ve et mamüler, peynir ve mamüleri ve yumurta ve mamüleri yiyemezsiniz. Bu sadece bir enzimyetersizliği olduğunda olan durumdur. Çinko yetersizliği sonucu deriçatlaması, kanaması ve kuruması, saçların dökülmesi ve cinselgüçsüzlük (İkdidarsızlık) en belirgin semptomlardır. Bilindiği gibi sindirim organlari binlerce enzim salgılar. 10-) Polonıum 210; Sigara kurşun içerir, akçiğere ulaşan kurşun parcacıkları, bulunduğu yerden çevresine Polonium 210 radioaktif işınlar yayar. (Na.6.94.20) 11-) Sigara akçiğeri büzer, sertleştirir, siyahlaştırır vede nefes darlığına sebep olur. Kalp sertleşir, büyür, yağlanır, aritmi bozuklukları, tansiyon anormalikleri vede kronaryetmezliğı ortaya çıkar. Geniş bilgi için Alternatif-TIP.Net - Ana Sayfa bak Konu igokcek tarafından (09-09-2008 Saat 06:55 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Sigara mide hastalıklarını tetikliyor
ELAZIĞ (İHA) - Sigara tüketiminin ve tiryakiliğinin her geçen gün arttığı Türkiye'de, uzmanlar sigara tiryakilerini özellikle aç karna sigara tüketmemeleri noktasında uyarıyor. Düzenli olarak sigara tüketen insanlarda ülser görülme olasılığının arttığına dikkat çeken Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroentroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Halil Bahçecioğlu, sigara içen kişilerin midelerinde kanama, delinme gibi komplikasyonların oluştuğunu söyledi. Bahçecioğlu, "Son yıllarda yapılan toplum taramaları sonucunda düzenli olarak sigara tüketen insanlarda ülser sıklıkla görülmekte ve sigara ülserin iyileşmesini oldukça geciktirmektedir. Özellikle aç karnına sigara kullanımlarında midede kanama, delinme gibi komplikasyonlar daha sık görülmektedir" dedi. Prof. Dr. İbrahim Halil Bahçecioğlu ayrıca, insanların sağlıklarını tehlikeye atmamaları için sigara, alkol gibi içeceklerden uzak durmaları gerektiğini kaydetti. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:49 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Sigaralı ortam 9 kat daha kirli
Washington (AA)- Sigara içilen bar, lokanta ve taşıt araçları gibi yerlerin havasının, sigara içilmeyen yerlerden 9 kat daha kirli olduğu anlaşıldı. 24 ülkede yapılan bir araştırma, sigara içilen ortamlarda havada çok fazla parçacık olduğunu gösterdi. Özellikle akciğer alveollerine girebilen 2,5 mikrondan daha küçük parçacıkların araştırıldığı çalışma, sigara içilmeyen ortamlarda bir metreküp havada ortalama 36 mikrogram parçacık varken sigara içilen ortamlarda ortalama 317 mikrogram parçacık bulunduğunu gösterdi. Araştırmaya göre, kirlilik oranı ülkeden ülkeye fazlasıyla değişse de, sigara içilen ve içilmeyen yerler arasındaki fark, bütün ülkelerde devasa boyutlarda kalıyor ve bu ortamlarda ne kadar fazla kalınırsa sağlığın bozulma riski o kadar artıyor. |
|
|||
|
Sigara bebeğin bağışıklığını zayıflatıyor
Londra (AA)- Hamilelikte sigara içmenin bebeğin bağışıklık sistemini zayıflattığı bildirildi. Sigara içenlerin çocuklarının solunum yolu enfeksiyonlarına daha çok yakalandığı biliniyordu ancak bunun nedeni bilinmiyordu. Avustralyalı bilim adamları, anneleri hamilelikte sigara içen 60 bebekle anneleri sigara içmeyen veya bırakmış olan 62 bebeği karşılaştırdılar. Bilim adamları, sigaranın, bebeğin bağışıklık sistemindeki, bakterileri tanıyan ve bunlarla mücadele eden alıcı sinirlerde değişiklik meydana getirdiğini saptadılar. Bulguları "Europian Respiratory Journal"da yayınlayan bilim adamları, ceninin sigaraya maruz kalmasının doğuştan gelen bağışıklık sistemini zayıflattığını ve sonradan kazanılan bağışıklık sisteminin gelişmesini yavaşlattığını saptadıklarını bildirdiler. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:49 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Yüksek tansiyonda 'inme' riski
Türkiye'de yaklaşık 15 milyon hipertansiyon hastası bulunuyor Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Çetin Erol, yüksek tansiyonlu hastaların yüzde 83'ünün, ilk 10 yıllık süreç için yüzde 5'ten fazla inme riski taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Erol, 20'nci yüzyıl başlarında kalp ve damar hastalıklarından ölümün yüzde 10'un altında olduğunu, 21'inci yüzyılın başında bu oranın gelişmiş ülkelerde üçte bire, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 25'e çıktığını söyledi. Kalp ve damar hastalıklarının tüm dünya genelinde sakatlık ve ölümlerin en önemli nedeni olduğunun kabul edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Erol, 1990 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye'de 1 milyon 640 bin kalp hastası bulunduğunu açıkladı. Prof. Dr. Erol, 1990 yılından bu yana geçen süre içinde koroner kalp hastası sayısının 2.8 milyona yükseldiğini, kalp hastalığına bağlı ölümlerin 45-74 yaş grubundaki erkeklerde binde 8.2, kadınlarda binde 4.3 olduğunu dile getirdi. Yüksek tansiyonun, kalp-damar hastalıkları risk faktörleri arasında en yaygını olduğunu belirten Prof. Dr. Erol, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından 2003 yılında ülke çapında 26 ilin kent ve kırsal bölgelerinde yapılan araştırmaya göre, 18 yaş üzeri erişkin nüfusta yüksek tansiyon görülme sıklığının yüzde 31.8 olduğunu söyledi. Kadınlarda daha yüksek Prof. Dr. Erol, bu oranın kadınlarda yüzde 36.1, erkeklerde ise yüzde 27.5 olduğuna dikkat çekti: ''Yüksek tansiyon, yaşla birlikte artış gösteriyor ve 40-79 yaş arasındaki her yaş grubunda kadınlarda, hipertansiyon erkeklere oranla daha sık görülüyor. Çalışmanın sonunda Türkiye'de yaklaşık 15 milyon hipertansiyon hastası bulunduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca 30 yaşını aşkın her 10 sağlıklı yetişkinin birinde, yüksek kolesterol tespit edilmiştir.'' Prof. Dr. Erol, Türk Kardiyoloji Derneği 'Hipertansiyon Çalışma Grubu' tarafından ise 'Türk Hipertansif Hastalarda İnme Riski' araştırması yapıldığını, araştırmaya göre yüksek tansiyonla hastaların yüzde 83'nün, ilk 10 yıllık süre içinde inme riskinin yüzde 5'ten yüksek olduğunu, 10 yıllık inme olasılığı gruplarının dağılımının ise cinsiyete göre incelendiğinde, inme oranının kadınların yüzde 50'de, erkeklerin ise yüzde 76'nda yüzde 10'dan daha yüksek olduğunu söyledi. Her yıl en az 4.9 milyon kişi Prof. Dr. Erol, dünyada her yıl en az 4.9 milyon kişinin sigara kullanımı nedeniyle hayatını kaybettiğine de dikkat çekti: ''Sigara kullanımı, koroner arter hastalığı için düzeltilebilen en önemli risk faktörüdür. Sigarayla ilişkili ölümlerin yüzde 35-40'nı, koroner kalp hastalıkları oluşturmaktadır. Günde 1-4 adet sigara içenlerde dahi koroner kalp hastalığı riski artmaktadır. Sigarayı bırakan bireylerde, bırakmayanlara göre kalp ve damar hastalığına bağlı ölümler yüzde 36 oranında azalmaktadır. Sigara dumanına pasif olarak maruz kalmak bile koroner damar dolaşımında bozukluğa yol açmaktadır. Türkiye'de 17 milyon kişinin sigara içtiği, yılda 100 bine yakın insanımızın sigaraya bağlı nedenlerden öldüğü biliniyor. 30 yaşın üzerindeki her iki erkekten ve her iki kadından biri sigara içiyor. Hem koroner olay riskini hem de tüm nedenlere bağlı ölüm riskini 2 kat yükselten sigara tiryakiliği, erkeklerde azalma, kadınlarda ise artma eğilimi göstermektedir. Ülkemizde TÜMAR çalışmasında kalp krizi geçiren erkeklerin yüzde 55'nin sigara içtiği saptanmıştır.'' Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:49 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Tütün, kalp krizi riskini artırıyor
ŞANLIURFA (İHA) (İHA) - Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Recep Demirbağ, tüm tütün çeşitlerini kullanmanın ya da kullanılan ortamda bulunmanın kalp krizi riskini arttırdığını bildirdi. Bölge halkında son yıllarda kalp krizi oranının her geçen gün yükseldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Demirbağ, "Günde 8-10 taneden fazla sigara içmek kalp krizi geçirme riskini 3 kat arttırıyor. Az sigara içenlerdeyse sigarayı bıraktıktan sonraki 3-5 yıl sonunda risk katsayısı kalmıyor. Daha fazla içenlerdeyse sigarayı bıraktıktan 20 yıl sonra bile risk yüzde 22 daha fazla. Sigarayı bırakmış yada hiç sigara içmemiş fakat sigara içilen ortamlarda bulunan kişilerin de kalp krizi geçirme risklerinin arttığı araştırmalar sonucu ortaya çıktı. Yine tütün çiğnemekte kalp krizi riskini 2 kat arttırıyor" dedi. Bölgede ilgi gören kaçak tütünlerin de tehlikeli olduğunu kaydeden Demirbağ, "Genelde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde vatandaşların kaçak tütün olarak bilinen sarma tütünleri filtresiz kullanmaları onların sağlığını daha çok tehlikeye atıyor. Bir de bu sarma sigaraların iftardan sonra gündüzün payını geceden çıkartmak için üst üste içilmesi kişinin hayatını daha çok riske atıyor" diye konuştu. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:50 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Sigara Ağzın da Düşmanı
Sigara, akciğer, kalp gibi vücut için büyük önem taşıyan organların yanı sıra ağız sağlığının da düşmanı...Sigaranın, vücuda giriş yeri olan ağız boşluğunda yaptığı zararlı etkilerin azımsanmayacak ölçüde olduğunu dile getiren Bursa Sağlık Müdürlüğü Ağız ve Diş Sağlığı Şube Müdürü Nagihan Bedir, ?Sigara içenlerde diş eti problemleri, tat duyusunda azalma ve bağışıklığın azalmasıyla da ağızda iltihabi oluşumlar görülür? dedi.Nagihan Bedir, dünyada 1.1 milyar kişinin, Türkiye'de de yetişkin nüfusun yaklaşık yarısının sigara içtiğini, ülkede her yıl 100 bin kişinin sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Kullananların yarısında akciğer, yemek borusu gibi pek çok kanser türüne neden olan sigaranın, kalp krizi, bronşit gibi hastalıkların nedenleri arasında da ilk sırada yer aldığını kaydeden Bedir, şöyle konuştu: ?Sigaranın, vücuda giriş yeri olan ağız boşluğunda yaptığı zararlı etkiler de azımsanmayacak ölçüdedir. Öncelikle sigara tiryakileri her zaman kötü ağız kokusuyla yaşamak zorundalar. Sigaranın diş ve diş etlerinde yaptığı renklenme de estetik açıdan iç açıcı değildir. Diş hekiminin yaptığı polisaj işlemiyle temizlenen dişler, sigara içilmeye devam edildiği sürece lekelerle kaplanmaya mahkumdur. Sigara kullanan bireyler hiçbir zaman ışıl ışıl, temiz dişlerle gülümseyemezler. Sigara içenlerde diş eti problemleri, tat duyusunda azalma ve bağışıklığın azalmasıyla da ağızda iltihabi oluşumlar görülür.? Bedir, sigaranın ağız kanserleri açısından da önemli bir risk faktörü olduğuna dikkati çekerek, bu kanserlerin en önemli belirtilerinin ağızda ağrısız şişlik oluşumu, ilerlemiş durumlarda geçmeyen ağrılar, uyuşukluk, ağız içinde beyaz ve kırmızı odaklar, yutkunma ve konuşma zorluğu, ağız içinde kanama, çeneyi açmada güçlük olduğunu vurguladı. Ağız ve yüz bölgesinde alışılmışın dışında gelişmeler fark eden sigara tiryakilerinin, mutlaka bir diş hekimine muayene olmaları gerektiğini anlatan Bedir, ?Merakla başlanıp, sonradan kişiyi kendisine esir alan sigaranın, genel sağlığa ve ağız diş sağlığına verdiği zararların yanında kişiye verdiği ekonomik zarar da yadsınamaz. Sigarayı bıraktığımızda sağlıklı bir vücut ve ferah bir nefese kavuşacağımızı bilmeliyiz? dedi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:50 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Sigara kanser tedavisini de vuruyor
Antalya - ABD Karmanos Kanser Enstitüsünden Prof. Dr. Ömer Küçük, bazı yeni kanser tedavilerine sigara içmeyenlerin içenlerden 10 kat fazla yanıt verdiğini bildirdi. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesinde düzenlenen ''Onkolojide Yeni Gelişmeler'' konulu sempozyuma katılan Karmanos Kanser Enstitüsünden Medikal Onkolojist Prof. Dr. Ömer Küçük, yaptığı açıklamada, araştırmalara göre tüm kanser türlerinin üçte birinin sigaraya bağlı olarak ortaya çıktığını kaydetti. Akciğer kanserinin yanı sıra ağız, gırtlak, yemek borusu, mesane kanserlerinde de sigara kullanımının etkili olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Küçük, ''Ancak bunlar içinde akciğer kanseri en önemlisi. Erkeklerde ve kadınlarda en çok görülen kanser tipi. Prostat kanseri de erkeklerde çok görülen bir kanser türü ama prostat kanseri bir kişiyi öldürüyorsa, akciğer kanseri bundan 10 kat fazla kişiyi öldürüyor'' diye konuştu. Prof. Dr. Ömer Küçük, kanser tedavisinde sigara içenlerde tedaviye yanıtın bile daha az olduğuna dikkati çekti. Özellikle yeni denenen tedavilerde sigara içmeyenlerde çok daha iyi sonuçlar alındığını vurgulayan Küçük, ''Bazı yeni kanser tedavi yöntemlerine sigara içmeyenlerin içenlerden 10 kat fazla yanıt verdiği görüldü'' diye konuştu. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:50 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Yaş yükseldikçe sigara bırakma eğilimi artıyor
ADANA (İHA) - I Quit Smoking (IQS) Sigarayı Bırakma Merkezi'nin yaptığı araştırmaya göre, yaş ve eğitim seviyesi yükseldikçe sigara bırakma eğiliminin arttığı belirlendi. IQS Sigarayı Bırakma Merkezi Bölge Müdürü Güner Serintürk, yaptığı açıklamada, bugüne kadar merkezlerinin yüzde 90'a ulaşan bir başarı oranıyla dünyada 350 bin kişiye, Türkiye'de 3 bin 500 kişiye ve Adana'da 7 ayda 200 kişiye garantili, doğal, acısız ve hızlı bir şekilde sigara bıraktırdığını ifade etti. Sigara bırakanlar üzerinde yaptıkları araştırmada "Sigarayı Bırakanların Profili"ni ortaya çıkardıklarını belirten Serintürk, "Sigaraya başlayanların büyük bir çoğunluğu yüksek öğrenim sırasında sigarayla tanışıyorlar. Bu çerçevede sigarayı bırakanlar içinde, kadınların oranı yüzde 38 iken erkeklerin oranı yüzde 62'ye ulaşıyor. Yaş ve eğitim seviyesi yükseldikçe, sigarayı bırakma eğilimi de artıyor" dedi. IQS Sigara Bırakma Merkezleri'nde, yeni bir hayata adım atanların yüzde 80'den fazlasının 30 yaş ve üzeri grupta bulunduğuna dikkat çeken Serintürk, günde bir paketten fazla sigara içen ve "kolay bırakamaz" diye yorumlanan kişilerin, sigarayı bırakmakta daha başarılı olduklarını kaydetti. Yüz binlerce insana sigarayı bıraktırarak kaliteli yaşamın kapılarını açan IQS programında, nikotinin yol açtığı fizyolojik bağımlılığı ortadan kaldırmak için, patenti IQS'e ait olan bilgisayarlı R.I.S.E. (Reflection Instrument Scanning Electro-Pulse) cihazı kullandıklarını belirten Serintürk, şunları söyledi: "İçicinin nikotin bağımlılığı parametreleri bilgisayara giriliyor ve bu parametreler No Smoke yazılım programı tarafından işlenerek kişiye özel bir terapi programı oluşturuluyor. Bu programlamanın ardından, içicinin kulağındaki bilgisayar tarafından belirlenen 'refleks' noktalarına P.O.D. adı verilen bir el cihazı yardımıyla mikro masaj uygulanarak, vücudun doğal acı dindiricisi olan beta-endorfinlerin salgılanması sağlanıyor. R.I.S.E. cihazı sayesinde fizyolojik bağımlılıktan kurtulan ve nikotin yoksunluğu sıkıntılarını yaşamayan kişinin motivasyonu yükseliyor, iradesi güçleniyor ve kendine güveni artıyor. IQS programının ikinci aşaması olan 6 ay süreli 'tersine öğrenme' sürecinde, sigarayı bırakan kişi tetikleyici olaylarla karşılaştığında sigara yakmamayı öğrenerek, psikolojik bağımlılıktan kurtuluyor." Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:51 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Kanser değil sigara öldürüyor
ANTALYA - Türk Akciğer Kanseri Derneği Başkanı Prof. Dr. Fadıl Akyol, sigara içilmemesi durumunda yüzde 85-90 oranında engellenebilen akciğer kanserinin tedavi maliyetinin önümüzdeki yıllarda devletler tarafından karşılanamayabileceğini bildirdi. Kanserin ölüm nedenleri arasında kalp hastalıklarından sonra ikinci sırada olduğunu belirten Akyol, en ölümcül kanser türünün de akciğer kanseri olduğuna dikkati çekti. Akyol, erkeklerin yüzde 8'i, kadınların da yüzde 6'sının yaşamlarının herhangi bir döneminde akciğer kanserine yakalanacağına işaret etti. Akciğer kanserinin Türkiye'de erkeklerde en sık, kadınlarda da 5'inci sırada görülen kanser türü olduğunu belirten Akyol, tıptaki tüm gelişmelere karşın bu hastalıktan ölüm oranında düşüş sağlanamadığını ifade etti. Akyol, ''Türkiye'deki kanser ölümlerine baktığımızda akciğer kanseri erkeklerde yüzde 40 ile birinci kadınlarda ise yüzde 8'le 4'üncü sıradadır'' dedi. Akciğer kanserinin yüzde 85-90 oranında tütün kullanma alışkanlığından kaynaklandığını belirten Akyol, ABD'de 1960'larda başlayan etkili propaganda ve yaptırımlar sayesinde sigara kullanımının azaldığını ve buna bağlı olarak hastalığın görülme sıklığının düştüğünü bildirdi. Türkiye'de ise erkeklerin yarısının kadınların da yüzde 18'inin sigara kullandığını ifade eden Akyol, bu oranın erişkin olmayan erkeklerde yüzde 11, kızlarda ise yüzde 4 olmasına dikkati çekti. Sağlık çalışanlarının yüzde 42'sinin de sigara içtiğini belirten Akyol, ''Öncelikle ele alınması gereken bu oranların yüksekliğidir. Öldürücülüğünün yanı sıra pahalı olması nedeniyle önümüzdeki yıllarda devletler bu tedaviyi karşılamayabilir. Çünkü sigara içimi insanların kendi tercihleridir ve sigara içilmemesi gibi basit ve maliyeti olmayan bir önlemle yüzde 85-90 oranında hastalık önlenebilir'' dedi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:52 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Sigara içen her 5 kişiden biri KOAH'lı
KIRIKKALE (İHA) - Sigara içen her 5 kişiden 1'inin, yaşamı esnasında Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) riskiyle de karşı karşıya olduğu bildirildi. Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi kütüphane salonunda hastanede tedavi görmekte olan KOAH hastalarına bu konuda bir seminer verildi. Seminerde konuşan Prof. Dr. Mehmet Ekeci, KOAH'ın en sık görülen özelliğinin, akciğerlere giren ve akciğerlerden çıkan havayı nefes darlığına neden olacak derecede kısıtlayabilmesi olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Füsun Kalpaklıoğlu da KOAH'ın neden olduğu akciğer tahribatını hiçbir şeyin geri döndüremediğini anlattı. KOAH'ın ilk evrelerinde, sadece hafif bir nefes darlığı ve ara sıra öksürük krizleri görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Kalpaklıoğlu, "İlk başlarda, çoğu kişi KOAH hastalığına yakalandığının farkında olmaz. İlk belirtiler genel bir hastalık hissi, artan sıklıkta nefes darlığı, öksürük ve ötmedir. Ancak, hastalık ilerledikçe belirtiler ağırlaşır. Sigara, KOAH'ın en önde gelen nedenidir ve bildirilen tüm vakaların yüzde 90'ından sorumludur. Sigara içen her 5 kişiden biri, yaşamı esnasında KOAH geliştirme riskiyle karşı karşıyadır. Ancak, KOAH riski taşıyanlar yalnızca sigara içenler değildir. Daha önce sigara içmiş olanlar ve sürekli sigara dumanına maruz kalanlar da KOAH için potansiyel adaylardır. Gerek bronşit, gerekse amfizemin sigarayla yoğun ilişkisi vardır" dedi. "KOAH hakkındaki en iyi haber tamamen önlenebilir bir hastalık olmasıdır" diyen Prof. Dr. Kalpaklıoğlu, erken teşhis ile semptomların büyük ölçüde azaltılabildiğini söyledi. KOAH vakalarının yüzde 90'ının ana sebebinin sigara olduğunu ve sigara içen bir kişinin KOAH'tan ölme riskinin sigara içmeyen bir kişiye oranla 10 kat daha fazla olduğunu anlatan Kalpaklıoğlu şunları söyledi: "Şunu da unutmayın ki, her tür kronik bronşit KOAH'la ilgili değildir. Hastalığın ilerleyen evrelerinde, KOAH hastası bir kimse ciddi nefes darlığı, öksürük, aşırı miktarda balgam, ötme, tekrarlayan enfeksiyon, ayak bileklerinde şişlik ve derisinde morluk gibi semptomlar yaşayabilir. En son evrelerde, KOAH'lı hastalar sürekli bakım ve nefes alabilmek için ilave oksijene gereksinim duyabilirler. Erken teşhis edilmemiş ise ne yazık ki henüz KOAH'ın bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak, semptomları hafifletmek için çeşitli tedavi seçenekleri mevcuttur. Mevcut tedavi seçenekleri arasında ilaç ve inhaler terapisi, ev oksijen terapisi ve cerrahi terapi sayılabilir. Bu seçenekler, KOAH'la yaşayacağınız hayatın kalitesini artırabilir." Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:52 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
Sigarayı bırakarak kendinizi ödüllendirin
SAMSUN (İHA) - Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şennur Dabak, günde ortalama 3 YTL harcanan sigarayı bugün bırakacak tiryakilerin 88 gün sonra Antalya'da, 420 gün sonra ise Hawaii'de bir hafta tatil yaparak kendini ödüllendirebileceğini belirtti. Doç. Dr. Dabak, sigarayı bırakanların öncelikle sağlığına kavuşacağını belirterek, bunun yanı sıra tasarruf edeceği parayla bugüne kadar yapamadığı birçok hayaline kavuşabileceğini söyledi. Dabak, Türk insanının en çok tatil yapamamaktan şikayet ettiğini hatırlatarak, "İşte fırsat, bugün sigarayı bırakın 88 gün sonra Antalya'da, 420 gün sonra ise Hawaii'de tatil yapın. Üstelik bağımlılık, sırt ve bel ağrıları, prostat, göğüs, boğaz, karaciğer, yemek borusu, ağız, gırtlak, mide ve rahim kanseri, çocukluk solunum problemleri, şeker hastalığı, ilaca karşı bağışıklık, kulak enfeksiyonları, emphysema, kalp hastalıkları, kısırlık, kangren, erken doğum ve bebeğin hafif doğması, menopoz, erken yaşlanma, iyileşme zorluğu ve diş kaybı hastalıkları riskinden de kurtulun" dedi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre son 40 yılda yüzde 250 oranında artış gösteren akciğer kanserinden Türkiye'de her yıl 30-40 bin kişinin öldüğünü ve akciğer kanserine yüzde 85 oranında sigaranın yol açtığı gerçeğini vurgulayan Dabak, şöyle konuştu: "Sigarayı bırakarak en önemlisi sağlığımızı kazanacağız. Sigarayı bıraktığımız andan itibaren, 20 dakikada kan basıncı ve kalp hızı normale döner. Eller ve ayaklarımız ısınmaya başlar. 8 saat sonra kanda oksijen düzeyi normale döner. Kalp krizi riski düşmeye başlar. 24 saat geçince karbon monoksit (egzoz gazı) vücuttan atılır. Akciğerlerdeki balgam ve diğer birikimler temizlenmeye başlar. 48 saat sonra nikotin vücutta artık saptanamaz. Tat ve koku alma duyusu artmıştır. 72 saat geçtiğinde solunum yolları gevşediği için nefes almak kolaylaşır. Vücut enerjisi artar. 2-12 hafta arasında dolaşım bütün vücutta düzeldiği için yürümek kolaylaşır. 3-9 ay sonra öksürük, nefes darlığı düzelir. Akciğer işlevi yüzde 5-10 oranında artar. 5 yıl sonra kalp krizi riski sigara içenlerin riskinin yarısına iner. 10 yıl sonra akciğer kanseri riski sigara içenlerin riskinin yarısına iner. Kalp krizi riski hiç sigara içmemiş biri ile eşit olur." Dabak, sigarayı bırakmak için karar vermek ve bu karardan dönmemek gerektiğini, fiziksel ve psikolojik bağımlılığın sebep olduğu bırakamamak sendromunun sigaradan kurtulmaya engel olmamasının önemini dile getirerek, "Nikotin ihtiyacının neden olduğu depresyon, sinir bozukluğu, kızgınlık, hassasiyet, uyuma güçlüğü, konsantrasyon bozukluğu, baş ağrısı, yorgunluk hisleri sigara bırakıldığı andan itibaren 48-72 saat sonra bitecektir. En önemlisi sağlığımız için sigarayı bırakmalıyız" diye konuştu. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:52 ) değiştirilmiştir.. |
|
|||
|
3 dakika sabret, sigaradan kurtul
Mersin (AA)- Uzmanlar, sigara içme arzusunun en üst seviyeye geldiği zaman diliminde ''3 dakikalık sigara içme dürtüsü''nün yenilmesi durumunda bu arzudan kurtulunabileceğini belirtiyorlar. Mutluluk hormonu olan beta-endorfin salgılayan bir cihaz desteğiyle bu dürtülerin giderilebileceği, son sigara içiminden 20 dakika sonra yaşanan depresif durumun da önlenebildiği kaydedildi. Sigara Bırakma Merkezi (IQS) Mersin Temsilcisi Nelin Şenel, sigara bağımlılığının tek bir nefesle başladığını, nikotinin kişilerde uyandırdığı ve haz duygusu nedeniyle ise artarak sürekli hale geldiğini söyledi. İnsan yaşamında farklı sürelere sahip yemek yemek, su ve sigara içmek gibi çeşitli dürtülerin bulunduğunu, sigara içme dürtüsünün ise ortalama olarak 3 dakika sürdüğünün altını çizen Şenel, ''3 dakikalık dürtü''ye direnerek sigara içmemeyi başaran tiryakilerin sigarayı bırakmasının çok kolaylaştığını vurguladı. Tiryakilerin vücudunda toplanan nikotinin 3 günde, fizyolojik yapıya dahil olmuş nikotinin ise 15 günde atılabildiğine dikkati çeken Şenel, bu sürelerden sonra vücudun nikotin istediğini ve bu eksiklikten dolayı ise agresiflik, verim kaybı ve motivasyon eksikliği gibi bir takım sorunlar yaşayacağını, bir süre sonra sorunların azalmaya başlayacağını kaydetti. Sigara kullanma isteğinin kişi için psikolojik ve sosyal sorumluluk olduğunu ifade eden Şenel, ''Kişi ne kadar sinirli olunursa olsun veya ne kadar sevinçli olursa olunsun araba kullanırken motor devrini bulduğunda farkında dahi olmadan vites değiştirir. Sigara tiryakileri ise, kahve içerken sigara içmeye alışmış ise, araba kullanırken vites değiştirmek gibi farkında bile olmadan sigara içmeye başlar. Yani sigara içmek bir nevi şartlı reflekstir'' dedi. Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir. Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet Konu igokcek tarafından (06-07-2008 Saat 15:53 ) değiştirilmiştir.. |