Dogal Tedavi
Geri git   Dogal Tedavi > Alternatif Tıp > SORULAR: A-B

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 07-01-2006, 20:37
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart Bagisiklik Zafiyeti

Alıntı:
kazanak´isimli üyeden Alıntı
Sayın İbrahim bey,
Bende sizin gibi birçok hastalıklarla boğuştum.Daha 7,8 yaşlarında tifo geçirdim,çoook zayıftım, 1963 te almanyaya işçi olarak geldim, Almanyada hepatite yakalandım 2 ay hastanede yattım,daha sora ağır bir bademcik iltihabı oldum sonunda bademciğimi aldılar arkasından sünizite akalandım,sünizit beni çook yıprattı çok doktor gezdim,kafamı duvarlara vurmaya başladım,biraz hafifledi derken nezle olarak devam etti burnum hep tıkanırdı,birçok antibiotikler ilaçlar yazdılar,bunların hiçbiri bana tesir etmedi,sonunda dr.genizde et var diye burnumu hastanede demir aletlerle vede çekiçle bunun içinden genize doğru kırdılar,çok ağrılar çektim. Sonunda oda hiçbir işe yaramadı.dr.

Bu doktor. Fachart für hals nazen ohren hastalıklarının doktoruidi,sonra birçok ilaçlar merhemler,daha sonra alerji testleri yaptılar,her şeye alerjimin olduğu anlaşıdı.Başka doktorlarada gittim, habire ilaç yazdılar,hiçbirifayda vermedi. Ozamanlar ben çok cahildim Dr.lar nekadar ilaç yazdılarsa hepsini fazlasıyla kullandım,yani ben şifayı allhtan değilde, alman tıbbından aradım,bunlar herşeyi daha iyi bilir şeklinde birde Rhno sıpreyi ben çoook uzun zaman kullandım,çükü burnum çok tıkanıyor ve ben sipreyla açıyorum. Bu böyle devam ederken 3 sene sonra tekrar hepatite yayakalandım. Yine hastanede yattım. Şikayetlerim böye devam ederken 6 sene sonra yine hepatite yakalandım busefer yine 2 ay hestanede yattım.Bu arada burun tıkanıklığı devam ediyor,birde çok sinirsel oldum bu arada bana Valium 2 mg. verdiler,vucut alışkanlık yaptıkça dozajını artırdılar, 10 mg.ma çıkardılar daha sonra ikişer ikişer almaya başladım,buarada burun sipreyinide kullanıyordum.

Buarada magen schilayimhaut yani mide zarının iltihabına yakalandım. daha sonre ben haddinden cook fazla antibiotik ve berzeri ilaçlar kullandım.Sonunda Dr.larında tavsiyesi ile 1975 nisanın da ben temelli türkiyeye geldim (coook iyide almanca öğrenmiştim.Bu arada ben bir arkadaşın vasıtası ile Dini bilgiler ve kitaplar okuyarak karanlıktan kurtuldum. ve kendikendime ben 15-20 gün hiç çalışmayıp şu sipreyden ve Valium kurtulurum diye düşündüm,ğece sabahlara kadar hiç uyumadım.20gün sora uyku durumum ve burun tıkanıklığım azaldı burnum hala tam normalleşmedi ama cook azaldı. Şimdi daha iyiyim ama burnumda biraz tıkanıklık var,oda önemli değil.15-20 senedirde bendeaşırı üşüme ve aşırı terleme her sene artarak devam ediyor, kışın ensoğuk günüde ben aşırı terlerim ve aşırı üşürüm,yazın dahi ayağımda kışlık ayakkabı, kışa göre daha hafif giyinirim. Bendeki soğuk terleyipte rüzğar değince hemen üşütüyorum.sırtıma havlu koyut 2 saatta bir değiştiriyorum.

Gece dahada kötü napalım,bütün kabahat benim allaha değilde, ilaçlara bel bağlarsam olacağı bu idi bukadar ilaç. Allah kısmetetti ben hacca gittim oranın havası bana çoook iyi geldi hiç terlemedim ve oranın sıcaklığı bana güneşte gezdiğim halde hiç tesir etmedi ama burada şicaktada soğuktada ter içerisindeyim. Birde Kanımda Soğuk aglutinasyon ve Cdyo glabolin testi yapıldı
Soğuk aglutinasyon negatif ve Cdyo globolin postif olarak çıktı soğukta kan çöküntü yapıyormuş. Asıl mesele bu hastalığı allahın izniyle nasıl yenebilirim!sizden bukonuyu araştırarak Bana yanıt vermenizi rica ederim. allahın selamı tüm.inananların üzerine olsun. mehmet kazanak 0212- 247.15,88 istanbul
EVET SİZİN PROBLEMİNİZ KULANDIĞINIZ KİMYASAL İLAÇLAR NEDENİYLE BAĞIRSAK FLORASININ BOZULMASI İLE BAŞLAMIŞTIR. TEDAVİSİDE BAĞIRSAK FLORASINI YENİDEN DÜZENLEMEKLE MÜMKÜNDÜR.

Konu admin tarafından (09-16-2007 Saat 09:28 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 07-01-2006, 20:46
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Settar´isimli üyeden Alıntı
Enfeksion kaptim diye hemen Antibiotiklere sarilmayin!!!!!. Basit bir Angine yakalandim, ve Doktora gittim, hemen bana Penicilin verdi bende kullandim. Daha 10 tane aldim ancak fayda görmedim, aksine cok zarar gördüm. Ancak basit bir zarar degil. Hersey o günden sonra basladi....Bir sabah kalkdigimda dilimde mantar olmus , dilim yanarak agrilar basladi. Sonra kendi kendime Penicilin aklima geldi ve hemen cöpe attim.

Ancak nafile, artik o kücük bombalari almis ve Bagirsak florasini iyi ce bozmustum. Sonra Sirasiyla ikinic enfeksiona yakalndim; neden cünkü aldigim penicilin Immun sistemin cökermisti de ondan. Bugün Peniciline karsi enfeksiona neden olan mikroorganizmalar bagisiklik kazanmistir, ve bana göre Penicilin devri coktan bitmistir. hatta hic etkisi kalmamistir. Cünkü zaman gectikce Cesitli Antibiotiklere karsi mikroorganizmalar Resistenz kazanmaktadir. Ancak Allahin verdigi bitkiler herzaman kullanilabilir.

Aradan zaman gecemdi ki; Gastrit, Mantar Allerjisi (Penicilum) , Besin Allerjisi, Sinüzit, Sag sinusda polyp, Bagirsak tikanikligi, Bas Agrilari ,Depression, Kas kasilmalari ortaya cikti. Oysaki Penicilin dene o mantardan olusan ilaci almazdan önce hic bir seyim yoktu. . Doktor Doktor diye dolasmaya basladim. Ancak neticeye ulasamadim. Nafile....bu isi kendi elime aldim. Ve ibrahim beyle tel görüstükden sonra Gökcek iksirini tavsiye etti ,aldim kullandim. tam 6 ay zahmet cektim, ve bugün ocak 2007 . Sagligim Yerine gelmistir, memnun kaldigim icin tedaviye devam etmekteyim.
Evet Settar bey böyle diyor

Mehmet bey

sizin yaşadıklarınızın benzerini bende yaşadım, bunun sebebi Kimyasal ilaçlar, aşı ve yanlış beslenme nedeniyle bağırsakalrdaki faydalı bakteriler azalır ve yerine çok tehlikeli olan bağırsak mantarları yerleşir ve çoğalır. Bağırsak mantarları zehirli gazlar (etan, matan, propan, heksan), zehirli alkoller (etanol, metanoli heksol...) ve hormona benzer biyojen aminlar salğılarlar ve bunlar vücudun bütün hormon denğelerini alt üst eder. Bu hastalıklardan kurtulmanın yolu: Öncelikle bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekir. Buda Gökçek İksiri ile olur.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksirivücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (05-05-2008 Saat 08:47 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 07-22-2006, 13:13
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart İmmun zafiyeti:


Bağırsak florası:

Bağırsaklar alan olarak 300-400 m² büyüklüğünde, yani bir top sahasının yarısından biraz daha büyüktür. Bağırsak florasında bilinen 500 tür bakteri mevcuttur ve bunlar 100 katrilyon arasında yekün tutar ve bunlar genelikle kalınbağırsaktadır. Sağlıklı bir insanda bağırsak florasındaki bakterilerin % 98?i faydali olup yediğimiz besinlerdeki proteinleri aminoasitlere, karbonhidratları disakkaritlere ve yağları yağasitlrine dönüştürürler. Örneğin proteinlar 30 000-300 000 molekülden oluşur ve bunu amino asitlere (tek moleküle) enzimler veya bakteriler araciliği ile dönüşürler. Faydalı bakteriler bir taraftan besinleri parçalıyarak moleküllere ayırırken diğer taraftandan BC (Folikasit), B2, B6, B12 ve K-Vitamini üretirler. Aşırı et, peynir, yumurt ve mamüleri yiyen kişilerin sindirim organları zamanla yeterince ve kaliteli enzim salgılıyamazlar ve bakterileride görevlerini yapamayınca sindirim problemleri başlar. Faydalı bakterilerin oranının azalmasi ile onların yerine patojen (hastalik yapan) bakteriler, viruslar, mantarlar ve parazitler yerleşir ve dengeler bozulur. Kişide immunzafiyeti (bağışık sistemi), allerji, enfeksiyona karşı dayanıksızlık, iltihapli hastalıklar vb. rahatsızlıklar ortaya çıkar.

Kalın bağırsaklarda 500 tür ve miktar olarak 1-10 katirilyon civarında vede ağırlık olarak takriben 1-1,5 kg bakteri bulunur. Bakterilerin bir kısmı fecesle (dışkı ile dışarı atılır ve bu yolla dışarı atılan bakteri oranı bir yılda 70 kg'ı bulur. Bakteriler protein artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bakteroides, proteus, E. coli, ve clostrium gibi) ve karbonhidrat artıklarını parçalayarak moleküllere ayıran bakteriler (bifidobakterium, laktobacillus ve streptokokku faecalis gibi) arasında bir denge vardır. Atibiyotik ilaçlar, konserveli besinler, hazır yiyecekler (hamburger , cheesburger vb.,) asitli içecekler (kola, fanta vb.,), aşırı hayvansal besin, siyah çay ve kahve faydalı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olur.

Böylece zamanla E. coli, enterokokken ve clostridin gibi bakterilerin oranı aşırı artar. Buda başata allerji olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Manchester mikrobiyolojik araştımalar merkezinden Dr. M. Moradi 10 allerjik rahatsızlıkları olan ve 10 allerjik rahatsızlıkları olmaya bir yaşındaki bebekler üzerinde araştırma yapmıştır. Bu araştırmalarda allerjik rahatsızlıkları olanlarının kalınbağırsaklarında yüksek oranda clostridium difficile tesbitedilmiş ve bu bakterininde igG oranını yükseltiği görülmüştür.

Berlin Postam?dan Dr. Habil Jurgen Schulz bağırsak florasının bebeklerin doğduktan sonra annesütü, ineksütü veya mama ile beslenmelerine göre şekillendiğini tesbitetmiştir. Buna göre anne sütü ile beslenen çocukların bağırsak içeriğinin pH-Değeri 3,5-5 arasında ve mama ile beslenelerde ise pH-Değerinin 7 veya hafif üzerinde olduğunu tesbitetmistir. Sindirim organları günde ortalama 7-8 litre salğı (enzimler, hormonlar, vitaminler, asitler ve alkalik maddeler) üretir. En ideal enzim pH-Değerinin 4,5-6,5 arasında olması halinde salğılanır.

PH-Değerinin nötüre, yani 7?ye yakın olması halinde enzimin kalitesi %70?lere vara oranda düşer. Buda kişinin yediklerini sindirmeden çıkarması demekttir, yani besinlerdeki vitaminler, mineraller, aminoasitler, yağasitleri ve glukozlardan yeterince istifade edemez. Bağırsaklardaki pH-Değerini nötürlü bir ortamda seyri halinde proteiler aminoasit yerine biyojen aminlere dönüşürler ve bunlardan özeliklede histamin allerjiye sebep olur. İkinci olarak Amonyum (NH4+) yerine Amonyak (NH3) oluşur. Amonyak nötür olduğundan kolayca kana karışır, bu ise hücreler icin bir zehirdir.

Ücüncü olarak faydalı bakterilerin yeterince B-Vitaminleri üretememesi nedeniyle Homocystein elimine edilemez, bu ise oldukca tehlikeli maddedir. Homocystein LDL-Kolesterolunu oksitler ve yabancılaşan kolesterolu makrofaj yiyerek süngersi artık maddele oluşur ve buda damarların icyüzeyine yığılarak damarsertliğine sebep olur. Buda ilerleyen sürec içinde başta beyinkanamasi ve kalpenfaktürüsüne sebep olur (OMZ 3.03.4). dördüncü olarak bağırsaklarda faydalı bakterilerin antibiyotik ilaçlar nedeniyle azalmasından dolayı onun yerine tehlikeli mantarlar çoğalır ve artan mantarlar zehirli gazlar ve zehirli alkoller üretirler ve bunların karaciğer tarafindan arıtılması sindirim organlarını yorar ve asli görevini yapamayan sindirim organları yıpranır.

Besinci olarak bağırsak florasının bozulması zamanla pankreas, karaciğer, mide ve bağırsakların ürettiği enzimin kalitesinin düşmesi nedeniye kişide yağ-, protein- ve karbonhazimsizliği nedeniyelle kişide yağlanma , şişmanlık, damarsertliği ve allerji gibi hastalıklar ortaya çıkar. Ayrıca bağırsak florasının bozulmasına dişeti iltihaplanması, lefbezelerinin iltihaplanması, alkol, sigara, aşırı kahve ve aşırı siyah çay içmede sebep olur.

Akut pankreatitte bağırsaklar 30.000 Daltona varan orandaki büyük mokekülerin dehi geçmesi için kanallarını büyütür. Enzimlerin kalitesi düştüğünden besinleri tam sindirilmez ve bu nedenle bağısaklar geçişleri kolaylaştırmak için kanalları (vilüsler) genişletir. Böylece tam sindirilmemiş besinmaddeleri absorbeedilir ve bu allerjiye sebep olur. Şayet kana sadece besin maddeleri geçmez aynı zamanda candida albicans isimli maya mantarıda kana geçerse ve bu kandolaşımının iflası ve yani ölüm demektir.

Altıncı olarak Bir diğer önemli faktör ise Midenin aşırı katkı maddesi içeren besinler (konserveler, çikolata, keks vb.) ve soft içecekler (kola, fanta vb.) nedeniyle tahrip olur. Böylece zamanla çok kolay gastrit (mideiltihaplanması, midemukazasıiltihaplanması oluşur. Bunedenle Mide yeterince intrinsic fakrorü (sialinasitli glukoprotein) salğılızamaz. Intrinsic faktorü B12-Vitamini, Folikasit, Methionin ve minerallerin bağırsaklar tarafından absorbe (emilme) edilmesini sağlar. Yani nasılki diabet hastaları için insulin nekadar önemli ise besinlerin sindirilmesi içinde İntrinsic faktorüde o kadar önemlidir. İntrinsic faktorünün yetersizliği vitamin ve mineralyetersizliğine sebep olur. Neticede bir çok hastalık ortaya çıkar ve bunlardan bazıları: Allerji, derihastalıkları, sindirim organlarindaki rahatsızlıklar, vb hastalıklar ortaya çıkar. (Nhp 12.03.1722) Bağırsak florasının ideal şekilde olabilmesi için Gökçek İksiri, Gökçek Tonik veya ZYE iyi gelir ve birazda keten-, çörek-, elma- ve limon preparatlarının faydası vardır.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksirivücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Gökçek Diyet




Resimdeki mavi renkli hücre makrofaj, sarı olan T-Hücresi ve gri yuvarlak ve milyonlarca formda olabilen B-Hücreleri


İmmun zafiyeti:

Çevremizdeki milyonlarca bakteri, virüs, mantar ve parazitlerle temas halindeyiz ve bunların büyük kısmı hayati tehlikeye sebep olabilecek enfeksiyona sebep olabilir. Enfeksiyona karşı vücudumuz kendini korumak ve enfeksiyonu durdurmak için bir savunma sistemi vardır. İmmün sistemi kendini korumak için özel hücrelere sahiptir.

1-) B- Lökositler: Bu savunma hücresi diğer savunma hücreleri gibi omurilikte üretilir.

2-) T-Lenfositler: Bu savunma hücreleri timus, dalak, damak ve yutak bademcikleri ve kör bağırsak tarafından üretilirler. T-Öldürücü hücreleri (Makrofajlar) ve T-Yardımcı hücreler (Konturol hücreleri) Savunma sistemi kan nakli veya organ nakli sırasındada vücuda sızan yabancı hücrelere karşıda saldırıya geçebilir, şayet vücut tarafından antijen olarak alğılanırsa vücut bunu kabuletmez. Nakledilen organ vücut hücrelerine ne kadar benzerse o kadar kolay kabul görür.

Antijen nedir?
Antijen: Vücuda girişi, kendisine karşı antikor oluşmasını uyaran madde, bu bakteri, virüs, parazit, mantar veya yabancı protein olabilir, yani antikor üretilmesine neden olan her yabancı maddedir. Yabancı madde olarak alğılanan bakteri, virüs, mantar ve parazitleri tehlike olarak alğılar ve onlara karşı antikor salğılar. Anne karnındaiken alıştığı kendi dokusuna ve bağırsak florasına karşı ise tepki göstermez.

Antikor nedir?
Antikora immuglobulins?de denir, bunlar immün sistemi tarafından üretilen proteinlardır. Bunlar kısaca İg A, İg D, İg E, İg G ve İg M isimleri ile anılırlar.Antikorlar yabancı madde olarak alğıladıkları madderleri kendilerine çekerler ve yokederler. Bu aşağıdaki şekilde olur.

1-) Bir Antijen yabancı olarak alğılandığı zaman, immmün hücreleri bu antijene uygun olan antikorları üretir.
2-) Bu antikor antijene giderek ona yerleşir ve antijen-antikor kompleksi ortaya çıkar.
3-) Antijen-Antikor kompleksi daha fazla protein maddesinin aktif hale gelmesini sağlar. Böylece yabancı madde daha kısa zamanda tahrip olur.
4-) Şayet Antikorlar Antijenleri yokedemiyorsa, o zaman özel signaller gönderir ve bu signallere göre uygun olarak özel hücreler üretir ve bunlar antijenleri zararsız hale getirir.

Kan irsi olup bu alyuvarların üzerinden beli olur. Kan grubuna göre antijenlerde farklı olur. Kan nakli sırasında alyuvarlar (eritrositler), vücudun kendi alyuvarlarına uyum göstermez ise, immün sistemi tarafından kan yabancı madde olarak alğılanır ve alınan kanı antikorlar tahrip eder. Bu nedenle kan verenle kan alanın kanları laboratuarlarda incelenir ve uygunsa kan nakli yapılır.

Çaresi: Gökçek İksiri hücreleri korur, yeniler ve immün sistemini güçlendirir. Bağırsaklardaki xeronin isimli alkaloid 220 enzimi harekete geçirerek immün sistemini güclendirir ve harekete geçirir. Mide mukozasını güçlendirir ve yeniden yeterli intrinsic-faktörü salğılanmasını sağlar. Böylece bağırsaklar yeterince B6, B12-Vitaminleri, folikasit ve çinkoyu absorbe ederek immün sistemini güçlendirir.

Ayrıca C, E ve D-Vitaminleride immmün sistemini güçlendirirler, çünkü bu vitaminler antioxidantları, yani serbest radikalleri yakalıyarak zararsız hale getirirler ve böylece hücreleri korurlar. Bilindiği gibi C-Vitamini en çok kuşburnunda bulunur, fakat en etkili doğal ilaç Gökçek İksiri'dır.

Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksirivücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Gökçek Diyet


Konu igokcek tarafından (05-05-2008 Saat 08:48 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 12-03-2006, 15:33
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Kuzenim emir 7 yaşında. doğduğundan beri bağışıklık zaafiyeti(IgA eksikliği) var 14 değeriinde şuanda. sürekli antibiyotik kullanmak zorunda. kronik sinizüt, bronşit, bademcik iltihabı sürekli mevcut. lökositi yüksek.

Bu konuda Gökçek İksirinin faydası olur mu?
Tamamen iyileşmesi ne kadar zaman alır?
Antibiyotiklerle beraber kullanılabilirmi?
Yan etkisi olurmu?

Cevabınızı sabırsızlıla bekliyoruz.
Şimdiden teşekkür ederiz.
İyi akşamlar
Antibiyotik ilaçlarla birlikte alına bilir, fakat atibiyotikler 3-4 hafta sonra gerek kalmaz. A. Itırı damlası artı Gökçek İksir. Gökçek Iksiri ile Tedavi olması mümkündür. Fakat peynir yememeniz gerekir çünkü iltihaplanmaya sebep olur, siyah çay içmemesi, çünkü bağırsakaları kurutur ve vitaminler, minerller ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler, et ve et mamülerine azaltması gerekir, çünkü asidoza sebep olur buda birçok hastalığın sebebidir.

Gökçek İksiri vücudu curuflar dan artır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik bağırsak, idrar yolları, solunum yolları ve ağız florasını düzenler patalojik bakteri, virüs ve mantarları yokeder ve bağışıklık sistemini güçlendirir. slm

Konu admin tarafından (02-20-2007 Saat 02:00 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 12-03-2006, 15:37
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
kazanak´isimli üyeden Alıntı
Sayın İbrahim bey
önceki mesaja eklentiyazıyorum,
Sayın ibrahim bey. bende birde birkonuya odaklanamama yani kontrasyon bozukluğu ve unutkanlık hat safada, birşey yazarken bir harfi veya bir rakamı olmazı lazım gelenden önce diğerini yazıyorum, bu yazıları yazarkende kaç defa yazboz yaptım.fotoğrafcılık,müşteri bana para veriyor ben bazan parayı alıp üstünü verdiği verdiği para ile birlikte geri veriyorum. bende birde omuzlarım üşürken koltuk altlarım öylebir yanıyorki anlatamam,hatta kızarıyor yara oluyor,her türlü krem,pudra,zeytinyagı denedim birtürllü iyileşmiyor. mecburen deyılar gibi koltuklarımı kabartarak geziyorum. Birde,Karnım şişiyor acaip coook çıkartıyorum. Bu konolarda gitmedik doktor kalmadı,İstanbulda üniversite kıliniklerinde Kulak B.B. iç hastalıkları,hemetoloji. Sinir hastalıkları zaten derasyonla ilgili hiçbir ilaç kullanamıyorum.daha kötü oluyorum.guatır normal seviyede tam hudutta duruyor. iyi huylu prostat biraz büyük pek okadar önemsemiyorum geceleri 2,3,defa kalkıyorum.uzun zamandır hiç ilaç almıyorum.emar çektirdim, çekap yaptırdım hiçbirşey çıkmadı. Hepatit için sizin otlarla tedavi yönteminizi kullanıyorum ve bayaği iyi düzeldim. ayrıca ben gökçek iksirinin çoook faydasını gördüm. emekliyim ama hala çalışmak mecburiyetindeyim. aldığım maaş 15 gün ancak yetiyor okullu 5 çouğum var.

Sayın ibrahim bey,
Bende sizin gibi birçok hastalıklarla boğuştum.Daha 7,8 yaşlarında tifo geçirdim,çoook zayıftım, 1963 te almanyaya işçi olarak geldim, Almanyada hepatite yakalandım 2 ay hastanede yattım,daha sora ağır bir bademcik iltihabı oldum sonunda bademciğimi aldılar arkasından sünizite akalandım, sünizit beni çook yıprattı çok doktor gezdim, kafamı duvarlara vurmaya başladım, biraz hafifledi derken nezle olarak devam etti burnum hep tıkanırdı,birçok antibiotikler ilaçlar yazdılar,bunların hiçbiri bana tesir etmedi,sonunda dr.genizde et var diye burnumu hastanede demir aletlerle vede çekiçle bunun içinden genize doğru kırdılar,çok ağrılar çektim. Sonunda oda hiçbir işe yaramadı.dr. Bu doktor.

Fachart für hals nazen ohren hastalık- larının doktoruidi,sonra birçok ilaçlar merhemler,daha sonra alerji testleri yaptılar,her şeye alerjimin olduğu anlaşıdı.Başka doktorlarada gittim,habire ilaç yazdılar,hiçbirifayda vermedi. Ozamanlar ben çok cahildim Dr.lar nekadar ilaç yazdılarsa hepsini fazlasıyla kullandım,yani ben şifayı allahtan değilde, alman tıbbından aradım,bunlar herşeyi daha iyi bilir şeklinde birde Rhno sıpreyi ben çoook uzun zaman kullandım,çükü burnum çok tıkanıyor ve ben sipreyla açıyorum. Bu böyle devam ederken 3 sene sonra tekrar hepatite yayakalandım. yine hastanede yattım. Şikayetlerim böye devam ederken 6 sene sonra yine hepatite yakalandım busefer yine 2 ay hestanede yattım.Bu arada burun tıkanıklığı devam ediyor,birde çok sinirsel oldum bu arada bana Valium 2 mg. verdiler,vucut alışkanlık yaptıkça dozajını artırdılar, 10 mg.ma çıkardılar daha sonra ikişer ikişer almaya başladım,buarada burun sipreyinide kullanıyordum.

Buarada magen schilayimhaut yani mide zarının iltihabına yakalandım. daha sonre ben haddinden cook fazla antibiotik ve berzeri ilaçlar kullandım. Sonunda Dr.larında tavsiyesi ile 1975 nisanın da ben temelli türkiyeye geldim (coook iyide almanca öğrenmiştim.Bu arada ben bir arkadaşın vasıtası ile Dini bilgiler ve kitaplar okuyarak karanlıktan kurtuldum. ve kendikendime ben 15-20 gün hiç çalışmayıp şu sipreyden ve Valium dan kurtulurum diye düşündüm,ğece sabahlara kadar hiç uyumadım.20gün sora uyku durumum ve burun tıkanıklığım azaldı burnum hala tam normalleşmedi ama cook azaldı. Şimdi daha iyiyim ama burnumda biraz tıkanıklık var,oda önemli değil.15-20 senedirde bendeaşırı üşüme ve aşırı terleme her sene artarak devam ediyor, kışın ensoğuk günüde ben aşırı terlerim ve aşırı üşürüm,yazın dahi ayağımda kışlık ayakkabı, kışa göre daha hafif giyinirim. Bendeki soğuk ter,terleyipte rüzğar değince hemen üşütüyorum.sırtıma havlu koyut 2 saatta bir değiştiriyorum.

Gece dahada kötü napalım,bütün kabahat benim allaha değilde, ilaçlara bel-bağlarsam olacağı bu idi bukadar ilaç. Allah kısmetetti ben hacca gittim oranın havası bana çoook iyi geldi hiç terlemedim ve oranın sıcaklığı bana güneşte ğezdiğim halde hiç tesir etmedi ama burada şicaktada soğuktada ter içerisindeyim.Birde Kanımda Soğuk aglutinasyon ve Cdyo- glabolin testi yapıldı Soğuk aglutinasyon negatif ve Cdyo- globolin postif olarak çıktı soğukta kan çöküntü yapıyormuş. Asıl mesele bu hastalığı allahın izniyle nasıl yenebilirim!sizden bukonuyu araştırarak Bana yanıt vermenizi rica ederim. allahın selamı tüm.inananların üzerine olsun. mehmet kazanak 0212- 247.15,88 istanbul - Lütfen Bir açıklama yazınız...
Mehmet bey

sizin yaşadıklarınızın benzerini bende yaşadım, bunun sebebi Kimyasal ilaçlar, aşı ve yanlış beslenme nedeniyle bağırsakalrdaki faydalı bakteriler azalır ve yerine çok tehlikeli olan bağırsak mantarları yerleşir ve çoğalır. Bağırsak mantarları zehirli gazlar (etan, matan, propan, heksan), zehirli alkoller (etanol, metanol, heksol,..) ve hormona benzer biyojen aminlar salğılarlar ve bunlar vücudun bütün hormon denğelerini alt üst eder.

Bu hastalıklardan kurtulmanın yolu: Öncelikle bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekir. Buda Gökçek İksiri ile olur. Bunun yanında hepatite karşı etkili olan devedikenitohumu, şahtereotu, civanperçemi, şebboy, kara hindibakökü gibi bitlerden üretilen Doğal ilaçlar mevcuttur. Bunlarıda kulanmanız gerekir. Ben sizi arar size bilgi veririm

Alıntı:
daha öncede yazmiştim kan tahlilinde SOĞUK AGLUTİNASYON negatif ve CDYO GLOBOLİN postif çıktı. soğuk ta kan çökme yapıyormuş. ve benim aşiri üşümeme neden oluyormuş,çareside yokmuş. Siz ne dersiniz?

Acıbiberin Karaciğere zararı varmı?
Sizin rahatszılığınıza belki Gökçek Tonik etkili olabilir, çünkü Gökçek Tonik bağırsakalrı temizler. Böylece vücudunuzda yeniden vitamin ve mineral eksikliği önlenir ve normale dönebilir.Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir’i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksirivücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Gökçek Diyet

Konu igokcek tarafından (05-05-2008 Saat 08:48 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 12-23-2006, 10:47
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Merheba.Ben Rasim.
Sizi Göttingen den ariyorum .Bende 3 yildir garin agrilari,iltihab(dürchfal),zaiflik(tez terleme,immun düsüklügü,kilo verme(12 kl)var.Pek cok doktor deyisdim de ,bir sonuca ulasamadig. .Doktorlar kan,mide,bagirsag arasdirdilar,hec bir sey yok dediler.Yalniz stresden olabilir dediler.Amma ben inanmiyorum.Simdi artig 3 aydir kekik cayi sayesinde bir az iyilesme olusmusdur.Terleyib soyukladikda,yine ishal oluyor.Amma kekigi bir az asiri dozda aliyorum bence,cünkü belimde agrilar olusuyor.lutfen.Siz bana nasil yardim ede bilirsiniz?Lütfen cevap yazin.Tesekkürler.
Rasim bey

Sizin problem immün zafiyeti nedeniyledir, tadavisi Gökçek İksiri artı Gökçek Tonik ile mümkündür.

Konu admin tarafından (02-20-2007 Saat 02:01 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 03-25-2007, 15:07
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Von: Sezer Gencer
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: Montag, 12. März 2007 09:35
Betreff: Alerji ile ilgili

Merhaba İbrahim Bey,
İnternette araştırırken sizin sayfanıza tesadüfen ulaştım. Ben alerjik bir vücuda sahibim. Sık sık nezle olurum, geniz akıntısı da beraber. Ancak son 3 senedir alt solunum solu rahatsızlıkları çok olmaya başladı. Göğüs hastalıkları uzmanına gidiyorum. Hafif derecede astım da olmuşum. İlaç kullanıyorum. Sık sık boğazım enfeksiyon kapıp ikinci gün göğsüme indiği için Antibiyotik kullanıyorum. Bu sene aşırı derecede antibiyotik kullandım. Antibiyotiklerin bağışıklık sistemini zayıflattığını söylüyorlar. Bunun başka bir yolu yok mu bilemiyorum. Sizin iksiriniz bu enfeksiyonları antibiyotik kullanmadan geçirmeye yararlı olur mu? Önerileniz için şimdiden teşekkür ederim.
Sezer Gencer.
GÖKÇEK İKSİR
bağışıklık sistemini güçlendirir artı Gökçek bronşit çayı için iyi gelir, fakat ne kadar antibiyotik alırsanız bağışıklık sisteminiz okadar zayıflar.
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 05-05-2007, 19:18
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Von: YASEMİN AY
An: gokcekaktar@hotmail.com<mailto:gokce...@hotmail .com>
Gesendet: Freitag, 4. Mai 2007 16:15
Betreff: derman

merhaba oniki parmağımda 1mm ülser görüldü.helipak tedavisine başladım. ilaçlar çirkin ve sıkıntı veriyo.iksire başlasam ilacıda bıraksam,fikrime ne dersiniz? yasu. sağlıklı günler
Sizin için Gökçek Tonik artı bağırsak çayı idealdır. Onikiparmak bağırsağını tedavi ettikten sonra vücudu arıtmak için Gökçek İksir kulanabilirisniz.

Alıntı:
MERHABA
İLGİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM KISA ZAMANDA CEVAP VERMENİZDE AYRICA SEVİNDİRDİ BENİ.AMA HALA Bİ SORUM VAR TONİKLE ÇAYI TÜKETİRKEN İLAÇLARI BIRAKSAM MIDİYORUM YOKSA İLAÇLA BERABER BUNLARIDA ALSAMMI?
Birlikte kulanabilirsiniz problem olmaz, fakat ileride kimyasal ilaçları kulanmanıza gerek kalamaz
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 05-27-2007, 16:27
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Von: Sevgi Kezer
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: Sonntag, 27. Mai 2007 00:34

Merhaba sitenizi googleden buldum. Yiğenim şuanda 7 yaşında Ataksi telenjiektazi'si var ( İlerleyen denge kaybı,göz ve deride yüzeysel damarların belirginleşmesi,kronik sinüs ve akciğer enfeksiyonları,kanser ve değişken sıvısal ve hücresel bağışıklık yetersizliği ve genetik geçiş gösteren bir bozukluktur. Bilinen tedavisi yoktur). Ayrıca bu rahatsızlık bildiğim kadarı ile aynı genlerin çakışmasından oluyor yani akraba evliliğinden fakat bu bizde yok sadece 1 milyonda 1 rastlanırmış oda bizi buldu.Rahatsızlığını iki yaşında öğrendik fizik tarepi görüyor. Şuanda sadece yürümesinde ve konuşmasında bozukluk var. Benim öğrenmek istediğim bu rahatsızlığın alternatif tıpta bir çözümü bir şifası varmı? En kısa zamanda cevabınızı bekliyorum teşekkür ederim.. Saygılarımla.. Sevgi Kezer
Gökçek İksiri bağışıklık sistemini güçlendirir, sinüzit ve akçiğer enfesiyonunu iyileştirir. Fakat genetik ise buna etkisin ne kadar olur bilemem. Denemeniz gerek 3-4 ayda olumlu gelişmeler olursa devam edersiniz. Gökçek İksir bağışıklık sistemini güçlendirir. Bir çok hastalığı önler.
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 08-10-2007, 18:25
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
Von: oktayyıldız@.com.tr
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: 04 Ağustos 2007 Cumartesi 12:07
Betreff: istek -iksir

İbrahim bey merhaba

Daha önceleri tv deki progamlarınızdan yada anlış hatırlamıyorsam medyadan haberlerinizi okudum.Ben vermiş olduğunuz bilgilere ve samimiyetinize güveniyor ve bu işi faiş fiyatlarla inanlar üzerinden rant elde etmek için kullanmadığınıza inanıyorum.benim sizden isteğimi aşağıda belirteceğim bu konuda bana bir tavsiyeniz olursa o ürünü sizden almak ve daimi olarak kullanmak istiyorum.

İyi günler dilerim.

Şikayetlerim: çok çabuk kilo alıyor ve rahatlıkla verebiliyorum.Şu anda 1.76 boyunda ve 81 kg ağırlığındayım.Bu fazla değil fakat vücudumun hımbıllığı ve kiloyuda genellikle bacaklarımdan aldığımdan dolayı beni şekilsiz biri yapıyor.Vücudumda kaşıntılar söz konusu doktora gittim tüm testler yapıldı psikolojik dedi ve xzyzal diye bi ilaç verdi sabah kahvaltıdan sonra atıyorum kaşınma bitiyor.hergün düzenli olarak kullanacaksın dedi.kullanmadığım günün 1 gün sonrası kaşıntı tekrar aşlıyor ve vücudumda kan fazlamıdır nedir kaşıdığım yerde kırmızı çizgiler tırnak izleri neresinde olursa olsun görünüyor.Mide şikayetim var hızlı yediğimde aşırıya kaçtığımda hazımsızlık hissi veriyor gurul gurul ötüyor.cinsel gücümdede alma söz konusu erken boşalma gibi sıkıntılar yaşıyorum.bana vucudumu kaslarımı sertleştirecek hazımsızlığımı giderecek kilo vermemi sağlayacak bacaklarımın incelmesini hatta şişliklerin gitmesini ağlayacak bir iksir yapmanızı önermenizi ve iksiriniz deki gibi birçok hastalık riskinide ortadan kaldıracak bir öneri yapmanızı rica ediyorum.ilginiz için şimdiden teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Oktay Yıldız
Vücudunuzu arıtmak ve bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için Gökçek İksir zayıflamak, mide ve bağırsaklarınızı iyileştirmek için tonik gerekir
Alıntı ile Cevapla
  #11 (permalink)  
Alt 09-29-2007, 08:33
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart

Alıntı:
From: akbasvehbioglu
To: gokcekaktar@hotmail.com
Sent: 09 Eylül 2007 Pazar 02:59
Subject: lütfen sonuna kadar okuyun

Merhaba İbrahim Bey,

Lütfen yazımı sonuna kadar okuyun.

Ben 43 yaşında bir bay öğretmenim. Yaklaşık 15 yıldır mide ve barsak rahatsızlıkları çekmekteyim. Bu alanda bir çok doktora gittim. Değişik tetkikler yapıldı. Endeskopi, rektoskopi, kolonoskopi, sizin anlayacağınız, fotokopinin dışında hepsi yapıldı. Değişik ilaçlar verdiler. Kullandım, ama hiçbir faydasını göremedim. Daha doğrusu, kullandığım sürece iyiyim. Ama ilaçlar bitince rahatsızlıklarım tekrar başlıyor. Midemde helicobact-pylori, kalın barsakta iyi huylu polip, rektumda iç hemeroid falan çıktı. Bu arada, bende gittikçe sıklaşan ve her defasında da ağır atlattığım üst solunum yolları enfeksiyonları başladı. Şöyle ki bir ara astım dahi olmak üzereydim. Ventolin gibi iki ayrı puff kullandım. Ben her doktora gittiğimde, özellikle araştırma hastanelerinde, sindirimle üst solunum yollarının birbirleriyle bağlantılı olduğunu, yada "bendeki öyle bir rahatsızlık ki üst solunum yollarıyla da bağlantısı var. Çünkü biri başladığında hepsi birden bastırıyor ve ben hastalığımın nereden kaynaklandığını anlayamıyorum." diye söylediğimde özellikle gastroenteroglar benim yanıldığımı söylüyorlardı. Üstelik son yıllarda reflü de ortaya çıktı. Bu akşam tesadüfen google'da "mide rahatsızlıkları ve alternatif tıp" diye girdiğimde sizin sayfanız karşıma çıktı. Ve yine tesadüftür ki, Histamin Intoleranz, HIT başlıklı yazınızı okuma fırsatım oldu. Bu yazınızda %90 benim rahatsızlıklarımı anlattığınızı gördüm. Sahiden de bağışıklık sistemimde zayıflık var gibi. Bunun nedenlerinden birinin de 15 yıl önce basit gripten dolayı düzensiz ve sıkça aldığım antibiyotiklerdir diye düşünüyorum. Sonuçta, beni doğrulayan birisinin çıkması beni çok sevindirdi. Aslında ben rahatsızlıklarımın hem sindirim, hem de üst solunum yollarıyla birlikte hareket ettiğini biliyordum ama öncelikle tedaviye hangisinden başlamam gerektiğini bilmiyordum. Bu rahatsızlığım her ortaya çıktığında yeni bir rahatsızlık da kendini gösteriyor. Örneğin kulaklarım da çınlamaya başladı. Özellikle reflü olduğunda ve çok uykusuz kalığımda çınlamam daha çok artıyor. Sizden ricam, çok masraflı olmadan, beni bu sıkıntılardan kurtarabilecek ilacınızı önerebilir misiniz? Ben sadece gökçek toksininin yeterli olacağını anladım. Ama sizin de düşüncenizi ve tavsiyenizi öncelikle almak istedim. Eğer beni bu sıkıntıdan gerçekten kurtarırsanız, size çok minnettar kalır ve sizi bana benzer durumda olan, yada ileride olabilecek tanıdık kişilere seve seve tavsiye ederim. Bu konuda ikna kabiliyetim iyidir. Ama bu işe tabi ki öncelikle benim inanmam gerekiyor. E-mail adresime en kısa zamanda cevap yazarsanız sevinirim. Teşekkürler.
mrb

Evet tonik mide ve bağırsakalarınız için idealdir, fakat bağırska florası o kdar tahrip olmuşki, bağırsak florasını optimum seviyeye yükseltmek vede bağışıklık sitemini güçlendirmek ve vücudu arıtmak için Gökçek İksiride almanız gerekecek. Gökçek İksir artı tonik ikisini birlikte kulandığınızda en kısa sürede raahtszılıklarınız yavaş yavaş azalır ve 4-5 ayda iyileşirsiniz. Gökçek Toniki 4-5 hafta, fakat iksiri 4-5 ay kualnmanız gerekbilir. İksirin bir şisesi 2 litre ve tonikin bir şişesi 4,5 litre ve 9 günde bitmesi gerek.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:41 .


Powered by vBulletin Version 3.6.10
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut