 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Alternatif Tıp
> SORULAR: İ-N
|
Kolit
|
|
|

02-10-2007, 00:48
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Kolit
Alıntı:
Von: Mustafa .............
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: Donnerstag, 18. Januar 2007 17:38
Betreff: bağırsak koliti hastalığı
s.a.
ibrahim bey internet te dolaşırken rahatsızlıım hakkında biraz araştırma yapıp nasıl bir hastalığım olduğunu öğrenip ona göre tedavi olayım istedim ve sizin sitenizi inceledim.
benim rahatsızlığım bağırsak koliti gittiğim iç hastalıkları uzmanı bu teşhisi koydu iki kez muayene sine gittim ilk seferinde sadece SALOFALK 250 isimli ilacı kullandım ne olumlu ne olumsuz bir faydası olmadı (görünürde) ikince sefer gittğiimde DUSPATALİN ve CIPRAM (cipram ı baş ağrılarım için verdi. bu baş ağrısı kolitten 5, 6 ay sonra çıktı ) bunlardanda olum veya olumsuz bir fayda görmedim. yalnız şunu belirteyim
hastalığın belirtisi ve özellikleri
benim yaşım: 28
boy:1:78
kilo:80
bu rahatsızlık bende 2005 kışında ilk defa görünmeye başladı belirtileri şöyle idi özellikle hamur işi tatlı yiyip üzerine su içiğim zamanlar karnımda sesler gelmeye başlıyordu sesler ince den (cıvv, viivvv gibi) aç kaldığınız zaman çıkarya öyle işte ama biraz uzun ve sesli oluyordu. sonra çok aşırı gaz yapıyordu ve helaya gittiğim zaman önce uzun müddet sadece gaz geliyor sonra dışkı geliyor ama tabiatı yumşak oluyordu ishal deyil di ama sert te deyil bazen de sadece sümüksü madde geliyordu. rahatlama hissi olmuyordu ihtiyaç gideriyorum çıkıyorum bir daha geliyordu ama bu ayda bir kaç gün veya iki haftada bir kaç gün olup geçiyordu.
hastalığın kronikleşmesi 2005 ağustos unda oldu sanırım içtiği buzlu sudan oldu (öyle tahin ediyorum) o gün bayağı bi buzlu su içmiştim. ağustos ayından sonra bir daha hiç düzelmedi yukarıdada dediğim gibi doktora da gittim ama bir faydası olmadı
bu sefer karnımın içindeki gurultular daha da arttı öyle ki artık guruldama olduğunda karnım bile hareket ediyordu ve ağrı yapmaya başlamıştı sık sık helaya gidi yordum yarım saatte bir bir saatte bir, bir de aşırı gaz geliyordu sonra sünük sü bir madde, bekle bekle bir şey gelmiyor bazen 15, 20, 30 dakika oturuyordum çıktığımda rahatlamada olmuyordu. bu belirtiler aralık, ocak, şubat aylarında böyle idi.
şimdi ise eski kadar karnımdan gurultular gelmiyor.akşamları otururken genellikle aç olduğum zamanalar hafif hafif yanımdakiler duyacak kadar ses yapıyor. ihtiyaç giderdiğim zaman yeni tabiatı yumşak ama ishal deyil 2005 ağustosundan beri böyle. yalnız bir ilaç daha kullandım LOPERMİD bu hemen dışkının tabiatını sertleştiriyor ve küçük abdestim daha çok oluyordu bazen sadece küçük abdest bozmak için helaya gidiyorum.ama ilacı bırakınca hemen eski haline geliyor bunuda belirtmek istedim. çok düzensiz ihtiyaç gideriyorum bazen 1, 2, 3, 4 saatte bir ihtiyaç gideriyorum. tahmin edersiniz artık helaya gitmekten bıkmış durumdayım. en zor olanlarında biride yemek yedikten sonra hemen karnım sıkışıyor helaya gitme hissi geliyor. birde banyo yaparken lif kullanırsam banyodan sonra sanki yüzler ce iğne batıyormuş gibi oluyor, yaklaşık yarım saat sonra geçiyor.
birde baş ağrım var 2005 eylül lünde kendini göstermeye başladı iki haftada bir 2, 3 gün ağrır geçerdi. 2006 ocak veya şubat ayından sonra kronikleşti o günden beri başımın arısı geçmedi uyuduğum zaman rahatlıyorum. unutkanlık başladı bir konu üzerinde yoğunlaşa mıyorum, hiç bir şey yapasım gelmiyor isteksizlik oluyor. iç hastalıkları uzmanına baş ağrımdan da bahsetmiştim CIPRAM isimli ilacı vermişti. ama hala devam ediyor baş ağrılarım.
umarım sorunlarımı açıkça anlata bilmişimdir.
iyi çalışmalar diliyorum şimdiden teşekkür ederim.
|
Mustafa bey
Antibiyotik ilaçlar veya herhangi bir enfeksiyon bağırsak florasını bozar.
Bağırsaklarınızdaki rahatsızlıkların sebebi bağırsak mantarlarıdır. Gökçek Tonikle tedavi olursunuz, fakat bu 5 litre size yetmeye bilir günde 500 ml yani 3 defa bir su bardağı yemekten 20-30 dakika önce alcaksınız. Artı vücudunuzdaki bakteri ve virüslere karşı Gökçek İksiri kulanmanız gerekir. Artı Tarçın çayı içmeniz gerekir, fakat bu tarçın toz tarçın değil kabuk tarçın olmalıdır.
Ülseratif Kolit
Ülseratif kolit kronik ve peryodik olarak ağırlaşan kalın bağırsak iltihapalanmasıdır. Kalın bağırsak mukazasının genelikle yüzeyi iltihapalanır ve ülsere (yara) dönüşür ve hafif kanamalı şekilde kendini beli eder. Hastalığın tipik belirtisi kanlı feces, ishal ve karın ağrısıdır.
Ülseratif kolit Morbus krohn hastalığına çok benzer ve bir birinden ayrımak oldukca zordur. Morbus Krohn hastalığı genellikle bağırsakaların tamamında görülsede daha çok ince bağırsakta ve tabii kalın bağırsaktada görüldüğünden bu iki hastalığı bir birinden ayrımak zor olmaktadır.
Ülseratif kolie genelikle 20-40 yaşı arasındaki yetişkin insanalar yakalanmaktadır ve bayanlarda erkeklere oranla daha çok görülmektedir. Almanyada takriben 700-800.000 kişide Ülseratif Kolit görülmektedir.
Ülseratif kolit ağır bir hastalıktır ve hastalık beli aralıklarla ağırlaşmaktadır ve ağırlaştığı zaman kişinin dinlenmesi ve hatta hastanede gözetim altında olması gerekebilir. Ülseratif kolit zamanında tedavi edilmediğinde bağırsak kanserine bile sebep olabilir.
Ülseratif Kolitin Sebebi:
Bağırsak mukazasındaki bu iltihaplı değişimin sebebi yıllardır süren araştırmalara rağmen neden olduğu ve nasıl tedavi edilebilceği bilinmemektedir. Uzmanlar bu konuda farklı görüşteler. Bu görüşlerden bazıları: Enfeksiyon, genetik kalıtım, pisikolojik faktörler olabileceği yönündedir. Bana göre bağırsakalardaki bu iltihapalı hastalıkların asıl sebebi bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle mikroplarla başedememesidir.
Ülseratif Kolit hastalarında hastalık % 50 oranında kalın bağırsağın son kısmında (rektum) görülmekte ve % 30 ornında kalın bağırsağın sol iniş kısmıda ve sadece % 20 oranında kalın bağırsağın tamamında görülmektedir. Hastalık % 85 oranında kronik olarak yıllarca devam eder ve peryodik aralıklarla hafif ağırlaşır ama pek problem yaratmazlar. Hastalık sadece hastalatın %10?unda çok ağır ve tehlikeli görülebilir.
Hastalığın Belirtileri:
Hastalık ne kadar çok yayılmışsa o kadar çok ağır geçer ve aşağıdaki belirtileri görülür.
Kanlı İshaller, feces cerahatli, sümüksü olur ve kişide günde 10-20 defa ishal olabilir. Bu aşırı kanlı ishaller kansızlığa sebep olabilir ve bu kansızlık hayati tehlikeye sebep olabilir.
Zayıflamna
Karında kramplı ağrılar
Hafif ateşlenme
Nadiren Ülseratif kolitle birlikte deride ve gözde iltihapalnmada olabilir.
Çok nadirende toksik zehirlenme görülebilir.
Ülseratif Kolitin Teşhisi:
Kan testi ile hastalığın ağırlığı ve kanamanın yoğunluğu anlaşılır, bu nedenle kan testi yapılması şartır. Kolonoskopi ile kalın bağırsak muhazasından alınan doku ve iltihap incelenir ve hastalığa sebep olan bakterilerin özelikleri tesbitedilir. Buna ilavetten ultrason muayenesi yapılır. Tabii bağırsak florasının iyiyce incelenmesi gerekir vede patolojik bakterilerin olma ihtimalinin olmaması gerekir.
Ülseratif Kolitin Tedavisi:
Ülseratif Kolit günüzmüzde kortizonla tedavi edilmeye çalışılmaktadır. Fakat kortizonun o kadar çok yantesiri vardırki bu ilaçın tedavide kulanılmaması daha uygundur. Kortizon yerine keten, çörekotu ve Gökçek İksiri kulanılmalıdır. Bağırsaklarda bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle iltihapalanmaya sebep olan bakteri ve mantarları yokedemez. Antibiyotik ilaçlar kulanınca sadece zararlı bakteriler yok olumaz, aynı zamanda faydalı bakterilerde azalır. Bozulan bağırsak florası nedeniyle faydalı bakteriler azalır ve onun yerine çok tehlikeli mantarlar yerleşir.
Doğru ilaç kulanmak gibi doğru beslenmekte çok önemlidir. Peynir, et ve mamülleri vücuttaki asit oranını artırır. Asidi nötürleştirmek için aşırı oksijen ve kalsiyum kulanılır. Aşırı oksijen harcanması demek bağışıklık sistemindeki T-Hücreleri, B-Hücreleri, Lenfositler, Makrofajlar vb enerji düştüğünden mikroplarla mücadelle edemezler. Siyah çayda mahsuzludur, çünkü siyah çayın birleşimindeki tanin bağırsakaları kurutur ve bağırsakalarda 2.000.000.000 pompa vardır. Pompalar vitaminleri, mineralleri ve aminositleri absorbe ederler, şayet kuruma olursa fonksiyonları azalır.
Bağırsak mantarlarının üretiği zehirli maddelere mikotosinler denir ve Mikotoksinler (mantar zehirleri): Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besin allerjisi, kronik bağırsak ilt. (morbus krohn hastalığı ), kalın bağırsakiltihaplanması (kolit), kalın bağırsak ülseri (ülseratif kolit), psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (05-31-2008 Saat 12:20 ) değiştirilmiştir..
|

03-02-2007, 00:45
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
Von: Semiha Gülü
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: Montag, 26. Februar 2007 17:46
gökçek iksiri kolit hastalığı için kesin tedavimidir. 3 yıldır kolit hastasıyım aldıktan sonra ne kadar zamanda düzelirim. daha önce çok şifalı otlar kullandım hem maliyet olarak hem de manevi olarak bir yararını görmedim. eğer alırsam kesin tedavi eder diyormusunuz. ve fiyatını öğrenebilirmiyim. kullandıktan sonra kesin iyileşme görürsem fiyatını ödemek isterim. şimdiden teşekkürler
|
Gökçek İksiri artı Gökçek Basur çayı iyi gelir
|

03-02-2007, 01:02
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
Von: ali yetis
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: Mittwoch, 21. Februar 2007 22:56
Betreff: kolit
sayın ibrahim bey,ben kocaelinden yazıyorum babam kolit ilaç kullanıyor bugün doktara gittik doktor ameliyata doğru gidildiğini söyledi bende internette kolit yazdım szi çıktınız buna ilişkin tonikin bu işi çözeceğinizi belirtmişsiniz bu konuda bize nasıl yardımcı olursunuz ameliaytmı tonikmi acaba sizin tedavi nekadar sürecek iyişeştirmi nasıl temin ederiz saygılarımla
|
Ali bey
Gökçek Tonik ve Gökçek Bağırsak çayı tedavi mümkündür, 4-6 haftada inşallah bir problemi kalmaz.
|
| Seçenekler |
Arama |
|
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:21 .
|