 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Alternatif Tıp
> SORULAR: İ-N
|
Kronik Ürtiker, Kurdeşen Hastası
|
|
|

03-06-2007, 00:08
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Kronik Ürtiker, Kurdeşen Hastası
Alıntı:
lale68´isimli üyeden Alıntı
Ben Lale İzmir'den 7-8 yıldır kurdeşen den çok acı çektim.Antihistaminik ve kortizonlu ilaçlar kullandım, önceleri etkili oluyorlardı, zamala bunlarda etki etmez oldu.Oğlum internette arştırken gökçek iksir ve gökçek tonik diye iki ürün varmış iyi geliyormuş.Oğlum benim için sipariş verir.Anne birde bunları dene dedi.Aldım dendim fakat kurdeşen çok yoğunlaştı.İbrahim beyi aradım Lale hanım bağırsaklarınızdaki mantar söküldükce daha yoğun gaz üretirler ve kurdeşeniniz azar, bu normal dedi.Doğrusu 7-8 gün kurdeşen azdı, sonra yavaş yavaş azaldı ve şimdi 6 hafta oluyor çok çok rahatladım.İnşallah bu kurdeşeni atlattım diye düşünüyorum.Bende basurda vardı, özeliklede çiğ köfte yiyince azardı.Şimdi bu basurdan kurtuldum, artık çiğköfte yiyebilirmiyim.
|
Lale Hanım sizdeki bu iyileşme güzel, fakat sabırlı olup tedaviye devam
Alıntı:
|
cevriye´isimli üyeden Alıntı
Kaşıntı sebebini doktorlarının anlıyamadığı bir kaşıntı vardı, vücudumun her tarafında, denemediğim tedavi kalmadı son yedi yılda. Doktorlar sürekli antihistaminiker yazıyor vebunlarında kalıcı bir etkisi olmadığından problem bir türlü iyileşmiyor ve sürekli kötüleşiyordu. Bizim ailece görüştüğümüz ali amca da bu tür rahatszılıklar vardı. Ve onun durumu daha kötü idi. İnternetten oğlu Gökçek İksir diye bir iksir bulmuş ve denmedsi için babasına lamış. Ali amaca alış denmiş ve tedavi olomuş. Hanımı Mahbule teyze beni aradı ve seninde allerji var beyim aldı kurtuldu sizde deneyin dedi. Bende Gökçek İksir ve tonik aldım ve kulanmaya başladım. Bu iki ürünü kulanmaya başladıktan 2 hafta sonra raahrtszılıklarım azaldı. Şimdi 4. aydayım ve bir rahatszılığım kalamdı. Toniki 4 hafta kulandım ve iksiri 4 aydır kulanıyorum. Çok şükür bir raharszılığım kalamdı ama bana doping alıyormuşum gibi bir enerji veriyor çok ilginç bu iksir vücudu arıtıyor, dinçleşitiriyor ve güçlendiriyor.
|
Alıntı:
From: ali bıçakçı ali bıçakçı <ali.bicakci@hotmail.com>
To: gokcekaktar@hotmail.com
Sent: 07 Ekim 2007 Pazar 14:29
Subject: kronik ürtiker
mart 2005 tarihinden itibaren kronik ürtikeri çekmekteyim bu rahatsızlığı yaşadığım süre içinde sosyal yaşantım ve yaşam kalitem düştü geçen zaman içinde çeşitli tedaviler denendi bunların çoğu ayakta tedavi şeklindeydi 2 sene evvel 20 gün yatarak tedavide gördüm 3 eylül 2007 tarihinde tekrar yatarak tedaviye karar vermiştim. çevremdeki dostlarım bu kararımı duyunca bir kerede bitkisel ilaçlar ile tedaviyi denememi söylediler.1 eylül 2007 cumartesi günü internette bu konuyu araştırmaya başladım ilk karşıma çıkan gökçek aktar oldu.2 eylül 2007 pazar günü telefon ederek sayın ibrahim gökçek beye eşimle görüşmeye gittik sayın ibrahim bey bana benim hastalığımı inanılmaz bir netlikte anlattı eşim ile ben çok şaşırmıştık.o anda tedaviye bitkisel ilaç ile devam etmeye karar verdim. tedavime gökçek iksir ve gökçek tonik ile başladım bu arada sabah akşam ilaçlarımada devam ettim.son bir haftadır kullandığım ilaçlarıda bıraktım.ayrıca ibrahim beyin tavsiye ettiği mantar çayıda vardı onuda ilave olarak kullanıyorum.tabiki bu tedavide yeme içme konusunda ibrahim beyin tavsiyelerine uymakda şart.ben bu hastalığı yıllardır çektiğim için söylediklerine aynen uydum.şükürler olsunki şu anda çok iyiyim .gökçek iksir ve gökçek toniki bir süre daha kullanacağım. mesajımı niye bukadar uzun yazdığıma gelince duygularımın iyi anlaşılması için.en azından bu hastalığı çeken insanların ümitlerini kesmemeleri için bir mesaj verdim.sayın ibrahim gökçek beye de saygılarımı ve sosuz teşekkürlerimi sunuyorum. daima sağlıkla kalın alican.
|
Binlerce insan tedavi oluyor sadece bir kaçı yazı yazıyor, Ali abiye teşekkür eMailini saklamadığı için
Bazıları soruyor Kurdeşen nednen kışın dah çok görülüyor, bu kış hastalığımı diye. Ürtiker soğuktan olsaydı o zaman yaz aylarında çıkmaması gerkirdi. Ürtikerin kış ayalrında fazla görülmesinin sebebi nedir diyecek olursanız. Yaz ayalrında terleme nedeniyle derideki toksik madde dışarı atılabilmektedir. Kış ayalrında toksik maddeler deride kaldığından yoğunlaşmakta ve problem azamktadır. Ürtiker halikobakter pylori veya bağırsak mantarlarının üretmiş olduğuı toksik maddelerin nedneiyle olur. Bu toksik maddeelr kana geçer ve oradan da karaciğer tarafından zararsız hale getirilir, fakat karaciğer bu mantar ve bakterilerin üretmiş olduğu toksik maddeleri zararsız hale geritmek için aşırı B2, B3, B6 ve B12 vitamini harca vekişide vitamin yetersizliği nedneniyle metionin oranı azalır ve homostein ornanı yükselir. Bu hücrelerin ve damarların sertleşmesine nedne olur. Ayrıca bakteri ve mantarların üretmiş olduğu biyojen aminlerden histamin bitamin yetersizliği ndenniyle karaciğer tarafından elimine edilemz ve histamin oranı yükselir vede alerji oluşur.
Kurdeşene karşı Gökçek İksir artı Gökçek Tonik gereklidir, iksir bağışıklık sistemini güçlendirir ve Tonik mide ve bağırsakaları temizler.
hastalığı tetikler.Gökçek Diyet Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek DiyetMantarlar, mycosis, mikozis, mikoz, iki büyük resim maya mantarı candida albicansa ve iki küğçük resim resim küf mantarına aittir
Mantar ormanda yetişen zehirli veya zehirsiz, yenen veya yenmeyen mantarlar alka gelmemelidir. Bizim burada anlatmaya çalıştığımız mantar virüsler, bakteriler ve parazitler kadar tehlikeli ve hatta bazen dahada tehlikeli olan deri, nefesyolları, ve bağırsak mantarlarından bahsedeceğiz.

Mantarlar önce eksojenik (harici) ve endojenik (dahili) mantarlar olmak üzere iki gruba ayırılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları diye üç grupta incelenir. Endojenik mantarlar iki grupta incelenir ve bunlar küf mantarları (aspergillus, ?) vede maya mantarı candida albicans, ?) Küf mantarı olmadan maya mantarı yaşıyamaz. Küf mantarı ve maya mantarlarının vücuda yerlaşmesi bağırsak florasının tahribatına nedeniyledir.
Son yıllarda Almanyada sürekli candida albicansın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediliyor, fakat bu mantarın neden bu kadar çok yayılabildiği ve nasıl olupta bir çok hastalığa sebep olduğu konusunda pek birşey yazılmıyor. İşte burada bu konu matarların yayılmasına antibiyotitik ilaçlar (bakterileri öldürürcü) ve antimikozit (mantarları yokedici) ilaçlar ve kortizonlu ilaçlar en önemli etkenler olduğunu göreceğiz.
Küf mantarı hem faydalı hende zararlıdır.
a-) Faydaları:
1-) Tabiattaki artık maddeleri çürütür ve toprağa dönüştürür.
2-) Hayvan ve bitli artıkları ve ölüsünü vede insanın artılkarını toprağa dönüştürtür.
3-) İmalat sanayinde üretim aracı olarak kulanılır.
4-) Vitamiler, enzimler ve antibiyotikler üretümünde kulanılır.
b-) Zararları:
1-) Odun, tekstil, kağıt ve besinleri tahripederek milyarlarca zarara sebep olur.
2-) Bitki hastalıklarının baş sorumlusu olup, meyve ve sebzeleri tahripeder ve milyarlarca zarara sebep olur.
3-) İnsan ve hayvanlarda enfeksiyon ve allerji başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olur.
4-) Küf mantarlarının üretikleri zehirler (mikotoksinler) kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar.
Mantar türleri:
Mantarlar likenlerle birlikte yaşarlar. Likenler fotosentezle karbonhidratları üretirler ve mantarlarda su ve mineralleri likenlere sunarlar. Böylece problemsiz birlikte yaşarlar. Antibiyotik ilaçların %25?inin küf mantarından eldeedilir. Bunedenle antibiyotik ilaçlar küf mantarlarının gelişmesi ve yayılması için ideal ortam oluştururlar.
a-) Maya mantarları: Candida albicans ve kryptokokken en önemlileridir.
b-) Küf mantarları: Aspergillus türleri, penicillum, mucor, botrytis, fusarium, alternaria ve cladosporium türleri en önemlileridir.
Mantarların yayılışı:
1-) Besinlerle küf mantarları yayılır.
2-) Kimyasal ilaçlar küf mantarlarının yayılmasına sebep olurlar, örneğin penisillin küf mantarından eldeedilmiştir.
3-) Ağır metaller: Bakır ve civa gibi küf mantarlarının yayılmasına sebep olur örneğin eskiden bakır kaplarla yenen yemeklerden dolatı sıksık zehirlenmeler olmuştur.
4-) Küf mantarını tenefüs ederek zehirlenme
Küf mantarı nerede bulunur?
Ahırları, hayvan bulunan evler, hyvan yemleri, tahıl ambarları, nemli veya yaş odalar, ev tozu, eski koltuklar, eski döşeme, tam olarak kurumamış yeni binalar, ağaç mobilya ve lamimnat gibi tahta döşemelerde kulanılan kimyasal ilaçlar, mutfak, besin depolanan kelerler, klimalar, nemli havanınaolduğu mekenlar, süsbitkileri, bitki artıkları, sabunlar ve kozmetik maddeler, diş macunları, kimyasal ilaçlardan: antibiyotikler, antialarjikler, antihistaminikler, kortizon ve mide-bağırsak ilaçları küf mantarları içerirler. Ayrıca kimyasal meteotlarla hazırlanan ilaçlar örneğin B12-Vitamini, penisilin vb. Küf mantarlarından eldeedilir. Buda fayda yerine zarar verir. Bu nedenle doğal yollarla vitaminalınması ve antibiyotikler yerine Gökçek İksiri alınması daha uygundur.
Mantar hastalıkları:
Deri, tırnak ve ayakta görülen mantar türleri genelikle mukozada mantar olduğuna işarettir. Küf mantarları nefesyolları ve sindirim sistemine, özeliklede mide-bağısak mukozasına yerleşirler. Nefesyollarına yerleşmişse allerji, astım, allerjik bronşit ve mide-bağırsak mukozasına yerleşmişse besinallerjisi, migren, depresyon, hormon anormalikleri vede mide-bağırsak rahatsızlıklarına sebep olurlar.
Mikotoksinler (mantar zehirleri):
Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besinallerjisi, kronik bağırsak ilt. (enterit), kalın bağırsakilt. (kolit), kalın bağırsak ülseri, psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.
Mikotoksinler, mantar zehirleri:
Küf mantarının zehirlerini yani mikotoksinleri üretmesi besin maddeleri ve hayvan yemleri ile mümkündür. Nemli ekmek hemen küflenirken , kuru ekmek asla küflenmez. Küf mantarı 0-40 derece arasında her zaman mikotoksin salgılıyabilir. Küf mantarının mikotoksin üretimi durdurulamaz, fakat besinler hazırlanırken dikat edilirse küf mantarının yayılması önlenir. En tehlikeli çavdar mahmuzu mantarıdır. Bu mantar ishal, kusma, bulantı, başağrısı, organların ölmesi, sinirlerin tahrip olması, kaslaerda karıncalanma, kramplar, sara vb. Rahatsızlıklara sebep olur.
Küf mantarının en önemlileri:
1-) Aspergillus flavus
2-) Aspergillus fumigatus
3-) Aspergitus niger
Bunlar çok tehlikeli mikotoksik maddeler olan: Aflotoksin B1, G1, M1, Patulin, Ocratoksin A, Kojiasidi (Cojiasidi) ve Penisilinasidi üretürler. Bu mikotoksinler: Tansiyon düşürücü, mutajen, teratojen, kanserojen, ce nefrotoksik etkiye sahiptirler. Küf mantarlarının üretiği bazı zehirler ise östrojen (dişilik hormonu) gibi etkiye sahiptirler.
Mikotoksikozlar (Mikotoksinlerin sebep olabileceği hastalıklar):
İshal, kusma, mide ağrısı, ağız ve yutakta yanma, kas krampları, nefes alış-verişlerini felçe uğratma, nabız zafiyeti, titreme, üşüme, eklem ağrıları, bazı uzuvlarda uyuşukluk, nefes darlığı, sara, hafıza kayıbı, koma, romatizma, MS (multiple skleroz), Parkinson hastalığı, Lupuserythematodes (kılcal damarlardaki patalojik değişiklikler, kronik yorğunluk, hormon anormalikleri vb hastalıklar
Mikotoksikoz türleri:
a-) Eksojenik (harici) nedenlerle ortaya çıkan mikotoksikozlar:
1-) Küf mantarının yayılması, örneğin: Orman, tahıltarlaları ve binalar
2-) Kimyasal ilaçlar ve ağır metaller, örneğin haşerelere karşı kulanılan ilaçlar.
b-) Endojenik (dahili) mikotoksikozlar:
1-) Mikotoksin içeren ilaçlar
2-) Antimikozitikalar (mantarlara karşı kulanılan ilçlar)
3-) Küf mantarlarının üretiği besinler
Bunlardan eksojenik mikotoksikozları tedavi etmek kolaydır. , fakat endojenik mikotoksikozlar çok problem yaratabilir. Endojenik mikotoksikozlar primeri (birinci) ve sekodori (ikinci) olmak üzere iki gruba ayrılır. Primer mikotoksikozlar direkt olarak küf mantarları tarafından sebep olunan rahatsızlıklar olurken sekondori mikotoksikozlar ayrıca bağırsakların, özeliklede ince bağırsağın tashrip olması nedeniyle daha kompleks bir durum ortaya çıkar.
Mantarların semptomu (belitileri)
1-) Maya mantarları şeker ve karbonhidratlarla beslenir ve bunlarda ürettiği zehirli gazlar şişkinlik yapar.
2-) Nefes darlığı ve kalprahatsızlıkları: Karındaki gaz diyaframı yukarı doğru kalrdırır. Sıkışan akciğer nedeniyle defes darlığı ve sıkışan kalp nedeniylede kalp rahatsızlıkları görülür.
3-) Dişeti ve dilde beyaz tabakalar oluşur fırcalamave yıkama ile gecsede yenide oluşur.
4-) Deride kaşıntıya sebep olur.
5-) Bağırsak mantarlarının aşırı şeker tüketmesi nedeniyle kişinin kanında şeker yetersizliği görülür. Vücudun şeker ihtiyacı giderilemediğinden kişi sürekli şekerli maddeler yer.
6-) Bağısaklardaki mantarlar faydalı bakterileri yavaş yavaş yokederek yerini alır. Bu nedenlede kişide kabızlık, ishal vb. Rahatsızlıklar ortaya çıkar.Bu mantarlar sonra idrar yollarına geçer.
7-) Kişi alkol içmediği halde ağzı alkol kokuyorsa buna bağırsak mantarlarınaın sebep olduğu alkol üretimindendir.
8-) Kronik mesane ve vajina iltihaplanması: Antibiyotik ilaçlar bakterileri öldürürken mantarların yayılmasına neden olur. Böylece daha tehlikeli ve sıksık iltiplanmalar görülür.
9-) Eklem ve kas ağrıları: Mantarların salğıladığı mikotoksinler eklem ve kaslarda yoğunkaşarak ağrılara sebep olur. Bu ağrıların romatizmadanmı mikotoksinlerdenmi olduğu analşılamaz.
10-) Yorğun dermansız ve konsentre olamama: Vücut sürekli mantarlar ve zehirleri (mikotoksiler) ile uğraşmaktan kendini regenerasyon (yenilem) yapamaz ve kişi genelikle yorğu olur ve konsentre olamaz.
11-) Cinsel isteksizlik: Kişide enerji yetersizliği olduğundan, buda cinsel isteksizliğe sebep olur. Ayrıca mantarların salgıladığı mikotoksinler hormon benzeri etkiye sebep olduğundan kadınlarda kısırlığa dahi sebep olabilir.
Mantarlar doğum konturol hapları ile daha da çok yayılırlar ,çünkü bu onların besinin oluşturur.
Mantarlar her insanda başka rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu nedenle bu rantszılıkların sebebi şu değil denemez.
Kendini teşhisetme:
1-) Şişkinlik, kabızlık, ishal
2-) Makatta kaşıntı ve kızarıklık
3-) Mide ağrısı ve ağız kokusu
4-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsentre olamama
5-) Unutkanlık, isterksizlik
6-) Aşırı tatlı yeme isteği
7-) Kaskarın titremsi ve aşırı aclık duygusu
8-) Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması
9-) Ense ağrısı
10-) Eklem ağrısı ve şişmesi
11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma,
12-) Küf gibi pis bir koku
13-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle
14-) Mesane iltihaplanması
15-) Prostat iltihaplanması
16-) Cinsel isteksizlik
Bunlar dan birkaçı görülürse mantar olbilir.
Bağırsaklar da ki mantarlar çoğalırsa kaşıntı alerji ve kurdeşen gibi bir çok rahatsızlık ortaya çıkar.Şayet dilinizin üzerinde ve ortasında veya gerisinde beyazımsı veya sarımsı bir tabaka varsa bağırsaklarınızda mantar var demektir.Bağırsaklarda ki mantarlar ve de midede ki halikobakter pylori toksik maddeler üretir. Zehirli gazlar, zehirli alkoller ve biyojen aminler gibi. Biyojen aminlerden histamin alerjinin sebebidir. Histamin ve kortizon her zaman dengeli üretilir.Mantarlar ve bakteriler tarafından üretilen histamin alerjiye sebep olur.Alerjiyi önlmek için antihistamikler veya kortizonlu ilaçlar kulanılır ki, bu sivri sinekleri tek tek öldürmek gibidir.Bağırsak mantarları ve gastrite sebep olan halikobakter pylori yokedilirse o zaman bataklık kurutulmuş olur.Gökçek Tonik ve Gökçek İksir bataklığı kurutacak tek üründür.
Küf mantarı nasıl teşhis edilir?
Defi-hacet testi: Defi-hacetinin (dışkı ) değişik noktalarından alınan numuneler laboratuara gönderilir ve inceleme sonucunda mantar bulunursa tedaviye başlanır. Çoğu zaman defi-hacet testi yeterli olmamakta ve kişideki mantarlar teşhis edilememektedir. Bu nedenle şüpheli durumlarda kan testi yapılmalıdır. Hemagglutinasion test, yani kanda İmmünglobulin Tip M (İgM) kanda bir hafta gibi kısa süreli devriye görevi yapar, şayet İgM kanda varsa mantarda var demektir. İmmünfloreszenz testi: Burada kanda İmmünglobulin Tip G (İgG) olup olmadığına bakılır, şayet varsa vücutta bir aydır mantarlara karşı mücadele olduğunu gösterir.Fakat genelkile bağırsak mantarları bağırsak mukazasına yapıştığından çoğu zaman teşhisi çok zordur.Bu nedenle belirtileri ile mantar olup olmadığı daha kolay anlaşılır.
Küf mantarının tedavisi:
1-) Besinlerin bozulmadan atrılması gerekir, bozulunca tehlikelidir.
2-) Evin temiz tutulması ve küf mantarından korunması
3-) Kimyasal ilaçlar, özeliklede küf mantarının yayılmasın sebep olabilecek penisili ve kortizonlu ilaçlardan uzak durlmalıdır.
4-) Spor yapılmalı
5-) Hijyene dikkatedilmeli
Mantarların besin maddesi glikoz, ayni şekerdir. Ne kadar şekerli besin yerseniz o kadar mantarlar azar. Nişasta bağırsaklarda glikoza dönüşür. Bu nednele nişasta içeren tahıl ve bakliyatlı besinler tavsiye edilmez. Aynı zmanda saf şeker içeren talılar ve içecekler (kola, fanta vs) mantarlar için ana besin maddesidir. Gökçek İksir, tonik ve mantar çayı ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenmek şartı ile.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek DiyetAllerji ve şişkinliğin sebei bağırsak mantarlarıdır: Sibel hanım tam 10 yıl yakalandığı amansız hastalıklar ki bunların başında özeliklede meyve, fındık, fıstık vb yiyeceklere karışı allerji, iltihaplı hastalıklar ağrılar vb,. Frankfurt ve çevresindeki kliniklerde gitmediği uzman doktor kalmaz. Fakat doktorlar hastalığına teşhis koyamazlar, kız kardeşi bana bunun ne olabileceğini sordu. Bende şayet yemekten sonra şişkinlik oluyorsa, allerjisi varsa ve kalbinde sıkışma gibi haller oluyorsa mutlaka bağırsak mantarı vardır vebunu teşhis etmek çok zordur dedim. Sibel hanım doktoruna bağırsak mantarı olup olmadığının teşhis edilmesini istemiş, doktorları buna biz karar veririz derelersede bayanın diretmesi karşısında bir düzine araştırmadan sonra bağırsakalarında 45 cm lik bir kısmın tamamen tahrip olduğunu ve hemen amaliyat olması gerektiğini söylemişler ve amaliyat etmişlerdir.
Konu igokcek tarafından (05-31-2008 Saat 11:10 ) değiştirilmiştir..
|

05-10-2007, 21:38
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
Von: zeliha
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: Mittwoch, 9. Mai 2007 14:32
Betreff: bilgi alabilirmiyim.
Merhaba İbrahim Bey
Sitenizi okudum. Bende 5 aydır kurdeşen hastalığı ile uğraşıyorum. Hatalığıma kronilk teşhisi kondu Ama sebebi bulunamadı...Ayda bir dudaklarım şişiyor gözüm şişiyor ve bende çalıştığım için işe bile gidemediğim çok oluyor. Sizin bu iksirlerden kurdeşeni geçireni varmıdır acaba? İnanın bir sürü tedavi yöntemi denedim Ama olmadı. Şu an antihistamin ilaçlar kullanıyorum. Ama içtiğim halde bile gene şişiyorum. Eğer sizin bu ilaçlarınız bu derdime çare olacaksa size çok dua edeceğim inanın. İlaçları nasıl alabilirim. birde fiyatları nedir Bilgi verirseniz çok sevinirim. Sağlıkla kalın....
Zeliha
|
Zuhal Hanım evet kurdeşen hastsaların çok iyi geliyor. Gökçek Tonik den 2-3 hafta ve iksiri ise 3-4 ay kulanmaanız gerekir.
|

08-03-2007, 21:15
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2007
Yaş: 30
Mesajlar: 1
|
|
kronik ürtiger
şimdiden herkese sağlıklı günler dilerim.Ben 6 senedir kronik ürtüger hastasıydım(kurdeşen)Ama İbrahim bey ile tanışalı 1 ay oldu ve gökçek iksik kullanıyorum.ALLAH ıma çok şükür ilaç almıyorum ve çok iyiyim.Bende sizler gibi olumsuz bakıyor ve hayattan bezmiştim.Ama şimdi gayet sağlıklı ve zihdeyim.Ben şimdiden benim gibi rahatsızlığı olan arkadaşlarıma sesleniyorum elinizi çabuk tutun ve ibrahim bey ile irt kurun.Hoşçakalın.
|

08-11-2007, 12:11
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
Von: f k
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: 03 Ağustos 2007 Cuma 18:46
Betreff: Kurdeşen sorunum
İyi günler.Sitenizi epeydir inceliyorum.Bende sanrım kurdeşen var , sanırım diyorum çünkü gittiğim her doktor farklı söylüyor.Ben belirtilerini kurdeşene benzettiğim için kurdeşen diyorum.Bir iki doktorda anjioödem dedi.Valla açıkçası ne yapacam şaşırdım.İlaçlar etki etmiyor.Tavagely ve Xyzal adlı ilaçları kullanıyorum.Genellikle ayaklarımda kızarıklıklar ve kaşıntı ardından hafif şilikler oluyor.Kolumdada tam kas bölgesinde yaklaşık 5 cm e 5 cm çapında aynı belirtileri ayda 1 kez görüyorum ama en fazla ayaklarımdan şikayetçiyim.Ayakkabı giyemez oldum.Tababnlarım ve parmak altlarım ve parmak aralarım kızarıp şişiyor.Acaba diyorum sizin bu tonik ve iksiriniz etkili olabilirmi?Daha önce hiç tedavi olan hastanız varmı?
|
Gökçek İksir artı Gökçek Tonik kulanın
Kurdeşen, Ürtiker:
ÜRTİKER (Urticaria) deride oluşan, etrafı kızarıklıkla ile çevrili, ortası beyazımsı, büyüklüğü birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişen, çeşitli şekillerde olabilen, kaşıntılı ve ödemli (şiş ) plaklardır. Halk arasında ?kurdeşen? veya ?dabaz? olarak adlandırılır. Dabaz denmesinin sebebi ısırgan otu dalamış gibi derinin kızarıp kabarmasındandır. Kurdeşen aynı ısırgan dalamış gibi kaşıntı yapar. Dudaklarda, göz kapaklarında, genital bölgede ya da vücudun herhangi bir yerinde ödem (şişlik) şeklinde ortaya çıkan şekline ise ANJİOÖDEM adı verilir. Vücudun bazen şurasında bazen burasında önce kaşıntı sonra kabarcıklar oluşur ve 5-20 dakika sonra yok olur. Ve sonra başka yerde yeniden ortaya çıkar. Bazen de kabarcıklar toplu halde bir arada kümeler oluşturur.
Kurdeşen ve Soğuklar:
Kurdeşen nöbetleri değişik şekilde ortaya çıkar. Bazen günlerce sürdüğü gibi birkaç gün sonra aniden de kaybolabilir. Şayet kurdeşen 6 haftadan fazla sürerse kronik bir rahatsızlıktan basedebiliriz. Rahatsızlık 6 haftadan uzun sürerse çok detaylı teşhisler yapılmalıdır. Öncelikle hastanın neden, niçin, ne zaman ve nasıl rahatsızlandığı araştırılmalıdır. Ne soğuk, nede sıcak gibi sebebi bilinemeyen etkenler kurdeşeni azdırabilir. Bazıları bu nedenle bu hastalığa kış hastalığı ve bazıları da soğuk hastalığı derler. Aslında rahatsızlığın soğukla sıcakla ilgisi yoktur.
Kurdeşenin Sebepleri:
Kurdeşeni alerjenler (alerjiye sebep olan etkenler) ve psödoalerjenler (sahte alerjenler) ana faktörlerdir. Alerjenler besin maddeleri, ilaçlar, çiçek tozları (polen), un vs yi sayabiliriz. Besin maddelerinden: Kereviz, ince kabuklu meyveler, fındık, ceviz vs. İlaçlar özeliklede penisilin, çiçek tosu (polen) ve unla temas alerjiyi tetikler. Psödoalerjenlere örnek olarak besin maddelerinden çilek, yemek yağları ve ilaçlardan röntgen de kulanılan maddeleri sayabiliriz.
Alerjenler:
Alerjenler direkt olarak immunglobulin E (İgE) oranını etkiler bu nedenle teşhisi kolaydır. Psödoalerjenler ise İgE oranını etkilemez. Bu nedenle de anlaşılması sordu. Rahatsızlığın sebebi farklı olsa da ortaya çıkışı aynıdır. Sigara, stres ve her türlü enfeksiyon tetikleyicidir. Sarılık, bağırsaklarda tenya, bağırsak bakteri ve mantarları, midede ki halikobakter pylori kurdeşene sebep olabilir. Bağırsak bakteri ve mantarlarının veya halikobakter pylorinin üretmiş olduğu toksik maddeler bağırsaklar tarafından absorbe edilir. Kana geçen toksik maddeler deride kurdeşene sebep olur. Yaz aylarında terleme nedeniyle derideki toksik maddeler dışarı atılır. Sonbahar ve kış aylarında ise terleme olmadığından toksik maddeler deri içinde kalır ve kurdeşen tekrar ortaya çıkar. Bazı uzmanlar bunun kış veya soğuk hastalığı demelerinin sebebi budur.
Hastalığın teşhisi:
Hastalığın nedeninin teşhis edilememesinin sebebi bağırsaklardaki bakteri ve mantarların çok yavaş ama sürekli olarak üretmiş oldukları toksik maddelerin kana karıştıktan sonra yavaş yavaş deride yoğunlaşmasıdır. Böbreküstü beseleri kortizon sağlılar ve mastcellein olarak adlandırdığımız an hücrelerde histamin sağlılar. Yani vücudun üretmiş olduğu kortizon ve histamin de oran olarak her zaman bir denge vardır. Bağırsaklardaki bakteri ve mantarların veya midede ki halikobakter pylorinin üretmiş olduğu toksik maddelerden biride histamindir. Bakteri ve mantarların üretmiş olduğu fazladan histamin vücutta fazladan histamin fazlalığı demektir. Vücuttaki fazla histamin damar, broş ve hücreleri sıkar ve sertleştirir. Sertleşen hücre mebranı nedeniyle hücrelere yeterince besleyici madde gitmez. Hücrelerin beyne açız diye sinyal göndermeleri üzerine hücrelere büyümeleri emredilir. Hücreler büyür, fakat hücre membranı çok sert olduğundan içeri geçmemesi gereken maddelerin içeri geçmesine engel olamadığından hücreler bu sefer alerjenlere karşı aşırı tepki gösterir ve alerji ortaya çıkar.
Hastalığın Tedavi:
Vücuttaki histamin oranının yükselmesi alerjiye sebep olur. Histaminin dengelenmesi için ya antihistaminik ilçalar verilir veya kortizonlu ilaçlar verilir. Antihistaminik vede kortizonlu (kortikoidler) ilaçların yantesirleri o kadar çoktur ki bunu saymakla bitiremeyiz. Antihistaminik ve kortikoid ilaçlarla tedavi tek tek sivri sinek öldürmek gibidir. Gökçek Tonik ve Gökçek İksirle ise vücuttaki her türlü mikrobun yayılmasında rol oynayan merkez bağırsaklardır. Bağırsaklarda normal olarak 100 trilyon bakteri vardır ve bunların % 98-99?u faydalıdır. Antibiyotikler veya bağırsak enfeksiyonu nedeniyle faydalı bakteriler azalır, zararlı bakteriler ve mantarlar çoğalır. Zararlı bakteri ve mantarların üretiği toksik maddeler kana geçer ve karaciğer bu toksik maddeleri yok etmek için aşırı oranda B-Vitaminleri harcar. Vitamin ve mineral yetersizliği enzim ve protein yetersizliğine sebep olur. Vücut kendini yeniliyemediğinden bağışıklık sitemi zayıflarken bakteri, virüs ve mantarlar azar. Bakteri, mantar ve virüsler karşı en etkili ürün Gökçek İksir ve Gökçek Toniktir.
Konu admin tarafından (11-23-2007 Saat 19:35 ) değiştirilmiştir..
|

08-23-2007, 15:55
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
From: umki
To: gokcekaktar@hotmail.com
Sent: 23 Ağustos 2007 Perşembe 09:28
Subject: kronik ürtiker
Eşim kronik ürtiker (Anjioödem) rahatsızlığı çekmektedir.Bir çok ilaç kullandı ancak geçmedi.Yapılan tüm tahlil ve patolojiler de temiz çıktı.Net te ise size ulaştım. Acaba sizin ürününüz fayda sağlarmı? Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.İyi günler diliyorum.
Mehmet Yilmaz
|
Mehmet bey kurdeşenin sebi mide ve bağırsaklrdaki problemdir. Mide halicobakter pylori ismli bakteri veya bağırsaklarda mantar varsa bunlar toksik madde üretirler ve bu toksik maddeler kana geçerek deride problem yaratırlar. Mide ve bağırsakalr tedavi edildiğinde problem yok olur. Gökçek İksir Gökçek Tonik kulanmanız gerekir.
|

08-23-2007, 15:59
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
From: salih dağlı
To: gokcekaktar@hotmail.com
Sent: 21 Ağustos 2007 Salı 22:35
Subject: ürtiker (kurdeşen) hastalığı
Sayın hocam benim ismim salih 24 yaşındayım ankarada ikamet etmekteyim kurdeşen hastalığına yakalandım doktora gittim ve bana fexofen 120 ve atarax 25 ilaç verdi.bu ilaçları kullandığımda sadece rahatlatıyor fakat sabah uyandığımda kollarımda bacaklarımda ve sırtımda çok sayıda kızarıklık oluşuyor.internetten araştırdığımda kurdeşen hastalığının çok uzun sürdüğünü okudum.bu olay beni çok rahatsız ediyor.bunun için sizin önerdiğiniz gökçek tonik ve gökçek iksir ilacının tedavisi ile fiyatı ve nasıl kullanıldığını bana mail yoluyla anlatırsanız çok sevinirim .şimdiden ilgilendiğiniz için teşekür ederim.
|
Ne kadar kimyasal ilaç kulanırsanız bağırsak florası o kadar tahrip olur. Kimyasal ilaçlar geçici olarak rahatlatıyor gibi gözüksede bağırsak florasını tahrip ettiğinden ileride rahatszıklarını çoğalşır ve azar.
Konu igokcek tarafından (08-28-2007 Saat 19:18 ) değiştirilmiştir..
|

09-25-2007, 16:23
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
|
hellfire´isimli üyeden Alıntı
merhaba ben ilhan lise 3 öğrencisiyim ve 2-3 yıldır halk arasında "kurdeşen" denilen hastalık ile deyim yerinde ise savaşıyorum 2 yıldır "atarax" isimli ilacı kullanıyorum ama sadece sakinleştiriyor kalıcı bi tedavisi yok gökçek iksir ve tonik'i duydum kullanmak istiyorum antalyada yaşıyorum burada bulabilirmiyim yoksa siparişmi vermem gerekiyor birde günlük dozaj hakkında bilgi werrebilirmisiniz mail atabilirsiniz şimdiden teşekkür ederim....herkese acil şifalar
|
Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kurdeşene kesin çözümdür. 15 yıldır kudeşenden muzdarip olan ali bey 1. haftada raahtladı. Ali bey her tarafını kaşıyor ve kaşınan yerler kabarıyordu.
|

10-11-2007, 19:38
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
|
alibıçakcı´isimli üyeden Alıntı
mart 2005 tarihinden itibaren kronik ürtikeri çekmekteyim bu rahatsızlığı yaşadığım süre içinde sosyal yaşantım ve yaşam kalitem düştü geçen zaman içinde çeşitli tedaviler denendi bunların çoğu ayakta tedavi şeklindeydi 2 sene evvel 20 gün yatarak tedavide gördüm 3 eylül 2007 tarihinde tekrar yatarak tedaviye karar vermiştim. çevremdeki dostlarım bu kararımı duyunca bir kerede bitkisel ilaçlar ile tedaviyi denememi söylediler.1 eylül 2007 cumartesi günü internette bu konuyu araştırmaya başladım ilk karşıma çıkan gökçek aktar oldu.2 eylül 2007 pazar günü telefon ederek sayın ibrahim gökçek beye eşimle görüşmeye gittik sayın ibrahim bey bana benim hastalığımı inanılmaz bir netlikte anlattı eşim ile ben çok şaşırmıştık.o anda tedaviye bitkisel ilaç ile devam etmeye karar verdim. tedavime gökçek iksir ve gökçek tonik ile başladım bu arada sabah akşam ilaçlarımada devam ettim.son bir haftadır kullandığım ilaçlarıda bıraktım.ayrıca ibrahim beyin tavsiye ettiği mantar çayıda vardı onuda ilave olarak kullanıyorum.tabiki bu tedavide yeme içme konusunda ibrahim beyin tavsiyelerine uymakda şart.ben bu hastalığı yıllardır çektiğim için söylediklerine aynen uydum.şükürler olsunki şu anda çok iyiyim .gökçek iksir ve gökçek toniki bir süre daha kullanacağım. mesajımı niye bukadar uzun yazdığıma gelince duygularımın iyi anlaşılması için.en azından bu hastalığı çeken insanların ümitlerini kesmemeleri için bir mesaj verdim.sayın ibrahim gökçek beye de saygılarımı ve sosuz teşekkürlerimi sunuyorum. daima sağlıkla kalın alican.
|
Ali abinin durumu çok şükür çok iyi 2 yıldır çektiği rahatsızlıklardan hemen hemen % 95 oranında 40 gün içinde kurtuldu. Takriben 3 ay kadar iksire devam ettiğinde bu rahatsızlık inşallah tamemn geçecek. Gökçek Toniki kulanmasına artık gerek kalmadı.
|

10-20-2007, 10:39
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
|
oguz erdem´isimli üyeden Alıntı
İbrahım Bey merhabalar ,ben yaklasık 10 yıldır urtıker hastasıyım.benım urtıkerlerım kıs aylarında cıkıyor.mart-nısan aylarında urtıkerler kendılıgınden gecıyor,yalnız antıhıstımakları devamlı alıyorum.bu hastalıkta gıtmedıgım yer ve yaptırmadıgım tahlıl kalmadı. troıd bezlerımın az calıstıgı ve bunun ıcın tefor ılacı ıcıyorum.tefor ılacına ılk basladıgımda 3 yıl hıc urtıker cıkmadı.cıldıye doktorları troıd bezlerımın az calısmasından dolayı urtıkerlerın cıktıgını soyluyorlar.en son gittigim cılt doktoru da ıctıgım tefor ılacının mıktarının artırılması veya azaltmam gerekmesını soyledı.sıze uzun yazmamın sebebı benım yıl boyunca urtıker olmadıgım ve sızın bana tam olarak neler kulanmam gerektıgını yapmamı bıldırmenız ıcındır.acele cevap verırsenız sevınırım.
|
Özdür bey problem değil ilk 10 günde iyileşme olmazsa paranızı iade edeceğim. Tmm. Bakın midede haliko bakter pylori ismili bakteri varsa veya bağırsaklarda mantar ve zaralı bakteri varsa bunlar yoksik madde üretir bu toksik maddeler kana geçer ve allerjiye sebep olur. Mikropların üretmiş olduğu toksik maddelerden biride histamindir bu histamin damrları, bronşları ve hücreleri sıkara büzer ve hücreler beslenemdiğinde büyümek zorunda kalır ve büyürken sert olan hücre memebranından içeri geçmemesi gerekn maddeler geçtiğinden alerji ortaya çıkar. Bakteri ve mantarlardan kurtulmadıkca alerjiden kurtulaamzsınız. Artı doğru beslenmek gerek, hamurlu ve tatlı mantarların ana besinidir.
Konu igokcek tarafından (10-20-2007 Saat 11:33 ) değiştirilmiştir..
|

11-20-2007, 08:54
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
|
aftor´isimli üyeden Alıntı
2007 dinin ocak ayında bi polar hastalığına yakalandım,seraqual ve lityum kullanmaya başladım,aradan 2ay geçtikten sonra kaşıntım başladı,doktora gittim lityumu bıraktırdı.kaşıntım yine geçmedi..vücudum yanarak kaşınıyordu ama iz falan yoktu.doktora gittim bazı ilaçlar verdi,derken yazın kaşıntım kayboldu..eylül ayında tekrar başladı eskisi gibi ağır değildi,son bir aydır vücudum kabarmaya başladı,yanma hissi ve hertarafım kızarıyor, 20 saniye falan sonra izler kayboluyor.heyecanlanınca,sıcakta,daralınca hemen yanmaya ve kızarmaya başlıyor,hayatım felç durumda ne yapacağımı bilmiyorum.. gitmediğim doktor kalmadı,toplum içine çıkamıyorum..yardımınızı bekliyorum..
|
Kurdeşenin sebebi midedeki hlikobakter veya bağırsaklardaki mantarlar toksik maddeler üretirler.Bu toksik maddeleri karaciğer yok etmek için aşırı oranda B2, B3, B6, B12-Vitaminleri harçar. Kişide vitamin ve minerla yetersizliği görülür. Zamanla toksik maddeler yok edilemez ve vücudun zayıf noktalrında yoğunlaşır.Bu toksik maddelerden biride histamindir.Histamin alerjiye sebep olur.Modern Tıp Histamini dengelemek için ya antihistaminiker yazar veya kortizonlu ilaçlar. Her ikiside sivri sinekle uğraşmak gibidir.Kalıcı tedavi ancak ve ancak bağırsak florasını normal dengesine kavuşturmakla, yani zarlı bakteri ve mantarları yoketmekle mümkündür.Buda Gökçek İksir ve Gökçek Tonikle mümkündür.
Konu igokcek tarafından (11-20-2007 Saat 09:11 ) değiştirilmiştir..
|

05-20-2008, 16:49
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
From: name bulgurcu
To: gokcekaktar@hotmail.com
Sent: 19 Mayıs 2008 Pazartesi 23:57
merhabalar hocam ..ilk önce boyle bir şifalı bitkilerden iksir buldugunuz için sizi kutlarım.benim sorunum3-4 seneden beri bende kurdeşen hastalıgı var .sıcakta veya hareket yaptıgımda vucudumda kabarıklar çıkıyor 30 dk sonra hiç birşey yok.doktora gittim antisistimik ilaçlardan verdi ama faya etmedi.acaba bana yardımcı olurmusunz gökçek iksir alsam faydası olurmu?ve ne kadar kullanmam lazım bu iksiri?ve alsam ne kadar almam lazım? bana yardımcı olursanız sevinirim
|
Gökçek iksir ve Gökçek Tonik kullanmazın gerekir.Artı doğru beslenmek gerekir. Gkek Diyet - Ana Sayfa
|

05-20-2008, 16:56
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
From: TEKNOS
To: gokcekaktar@hotmail.com
Sent: 19 Mayıs 2008 Pazartesi 11:13
Subject: kronik ürtiker...
İbrahim bey merhaba.Kronik ürtikerim ile ilgili sorunumu forumunuza sipariş bölümüne yazdım.Sizden lütfen en kısa zamanda cevap bekliyorum.Ve şu an aşıru derecede kaşıntılar arttı.Alakanız için şimdiden teşekkürler.....
|
Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kullanmanız gerekirArtı doğru beslenmek gerekir. Gkek Diyet - Ana Sayfa
|

05-23-2008, 23:14
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
From: sefer demir
To: gokcekaktar@hotmail.com
Sent: 06 Mayıs 2008 Salı 20:45
Subject: KRONİK ÜRTİKER
İbrahim bey yaklaşık 5 senedir bende kronik üritker var kullanmadığım alaerji ilacı kalmadı antihistaminler sadece kısa süreli geçiriyor hergün kullanmak zorunda kalıyorum aşırıda haslizilik yapıyor sizin yazılarınıızı okudum ve sitenizi inceledim bana tavisye edebileceğiniz bir tedavi yöntemi var mı varsa bu hastalık dan tamamen kurtulabilirmiyim yardımcı olurmusunuz.
Saygılarımla...
|
Kullandığınız ilaçlar tedavi edici değil sadece baskı altına alıcıdır.Gökçek İksir ve Tonikle iyileşirisiniz
|

06-02-2008, 18:51
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 2
|
|
BeN 20 YaŞıNDaYıM.8 aYDıR VuCuDuMuN ıSıNaN BöLGeLeRiNDe KaŞıNTı Ve BaZeN KıZaRıKLıK GöRüYoRuM BiR ÇoK DoKTaRa GiTMeMe RaGMeN BiR SoNuÇ ELDe EDeMeDiM SaDeCe KuRDeŞeN oLDuGuNu SöYLeDiLeR O KaDaR aCaBa BuRaDaKi iKSiRLeR FaLaN eTKi EDeR Mi TeŞEKKüRLeR...
|

06-09-2008, 10:44
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
| |