Dogal Tedavi
Geri git   Dogal Tedavi > Alternatif Tıp > SORULAR: İ-N

Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 08-04-2007, 18:20
Administrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 50
Mesajlar: 2.008
igokcek is on a distinguished road
Standart Karaciğer yağlanması

Alıntı:
Von: Mine Demir
An: gokcekaktar@hotmail.com
Gesendet: 04 Ağustos 2007 Cumartesi 16:10
Betreff: MERHABA

Merhaba,
Ben 32 yaşında yeni anne oldum. Hamileliğimde Karaciğer değerlerim yükseldi bundan dolayı bir ilaç kullandım Doktorumun kontrolunda Ursafalk diyebir ilaç kullandım. Şu an kullanmıyorum.Doktorum karaciğer değerlerimin hamilelikden yükseldiğini söyledi. Fakat şuan 7 aylık bir kızım var ve karaciğer değerlerim hala yüksek çıkıyor. Doktorum karaciğer biyopsisi yapılması gerektiğini söylüyor. Bende biyopsi yaptırmaya korkuyorum. Ben doğal tedavi yöntemlerine inanıyorum. Sizden ricam eğer benim sorunumla ilgili bir doğal tedaviniz varmı?Bana bu konuda yardımcı olabilirmisiniz? Ayrıca doğal tedavi sayfasında sizin gökçek iksirini duydum. Şu anda faranjit geçiriyorum ve antibiyotik kullanıyorum, öksürüğümde var. Gökçek iksirini nasıl temin edebilirim.
Teşekkürler
İyi çalışmalar
Mine hanım

Gökçek İksir artı karaciğer ve safra çayı ile kısa sürede tedavi olmanız mümkündür. Tabii doğru beslenmekte şarttır. Asla peynir yememelisiniz. Siyah çay, kahve , kola ve fantayı azaltmalısınız.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 08-04-2007, 18:33
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 565
maturidi is on a distinguished road
Standart Karaciğer yağlanması tehlikeli boyutta

Karaciğer yağlanması tehlikeli boyutta

Alkole bağlı ya da bağlı olmayan karaciğer yağlanması, son yıllarda en çok teşhis konulan bir sağlık sorunu. Bunun temel nedeni ?refah toplumu?nun yaygınlaşması nedeniyle insanların aşırı kilo almaları, hareketsiz bir yaşam biçimi seçmeleri, karaciğer yağlanmasını doğurur.

Karaciğer yağlanmasının önüne geçilecek yöntemleri, Prof. Osman Müftüoğlu Hürriyet'te yazdı.

Sağlık kontrollerinizi her yıl düzenli olarak yaptırıyorsunuz. Sağlık riski analizlerinizi bu yıl da yaptırdınız. Sonuçlarınızla birlikte doktorunuzdan bir randevu ayarladınız. Laboratuvar bulgularınızı dikkatle inceleyen doktorunuzun size yönelttiği şu üç soruyu dikkatle yanıtladınız:

Alkol kullanımınızı arttırdınız mı?

Karaciğerinize zarar verebilecek bir ilaç veya kimyasal kullandınız mı?

Kilonuzda hızlı bir artma ve/veya kan yağlarınızda, kan şekerinizde ani bir yükselme oldu mu?

İlk iki soruyu ?Hayır?, son soruyu ?Evet? diye yanıtladıysanız, ?Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması? sorunu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Doktorunuz, tetkiklerinizde ?ALT ve AST enzimlerinizin yüksek?, karaciğer ultrasonografinizde ?diffüz yağlanma? uyarısı saptadı. Muayenenizdeki ?karaciğerde büyüme? notu ile birlikte değerlendiği bu bulgular karşısında biraz telaşlandı.

TELAŞA GEREK YOK

Ama siz sakın telaşlanmayın. Alkol kullanımında artma (alkolik hepatit), siroza doğru ilerleyen A, B veya C tipi viral hepatitler, karaciğer kanserleri (Hepatoma), karaciğerde demir (hemakromatot) veya bakır depolanması (Wilson Sirozu) hastalıkları, şeker hastalığı, kanda trigliserid artışı ve daha pek çok neden ?yağlı karaciğer? sorunu ile birliktedir. Sayılan bu sorunların çoğunda karaciğerde ciddi bir hasar olmadan işi kontrol altına almak mümkündür. Karaciğer yağlanması sık görülür ve doktorları pek ürkütmez. Bunun nedeni karaciğer yağlanmalarının önemli bir kısmının uzunca bir süre gereğinden fazla alkol kullanımı ile ilişkili olmasındandır. Aslında ?alkole bağlı karaciğer yağlanması? sirozla sonuçlanabilen ciddi bir sağlık sorununun ilk devresidir. Bu nedenle de çok önemsenmelidir.

Son yıllarda ?karaciğer yağlanması? teşhisini çok daha sık koyuyoruz. Bunun pek çok sebebi var. En önemlisi kilo fazlalığı ve obezite sorununun yaygınlaşması. Basit, sıradan kilo almaların yanında metabolik sendromun (insülin direnci senromu, polikistik over sendromu), şeker hastalığının, kanda ?trigliserid? olarak bilinen yağların artışının (hipertrigliseridemi) da ?alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması? tanısındaki artışda önemli payı var. Biz, özellikle metabolik sendrom tanısı koyduğumuz hemen her hastada ?yağlı karaciğer? sorunu ile de karşılaşıyoruz. İyi kontrol edilememiş bir erişkin tipi şeker hastasında, orta derecede kilo almış bir fazla kiloluda özellikle de şişman hastalarda karaciğer yağlanması sorunu ile karşılaşmamak pek olası değil!

Alkole bağlı olamayan karaciğer yağlanmasındaki patlamanın nedeni, refah toplumlarının yanlış yaşam biçimi seçimleri: Aşırı kalori tüketimi, yanlış ve dengesiz beslenme, şeker tüketimindeki korkunç artış, yağ ve karbonhidrat tüketimi çılgınlığı, rafine atıştırma ürünleri ve tabii ki hareketsiz bir yaşam sürdürmekteki kararlılık!

TEŞHİSİ KOLAY

Ultrasonografi yağlanmanın belirlenmesinde duyarlı bir yöntemdir. Tomografi ve MR gibi ileri görüntüleme araçlarına pek az ihtiyaç duyulur. Kesin tanı için kusursuz test karaciğer biyopsisidir.

Alkolle ilişkisiz karaciğer yağlanması, sonuçları pek tehlikeli olmayan bir sağlık sorunudur. Siroz, karaciğer kanseri, karaciğerin depo ve immün hastalıkları gibi ciddi nedenler ekarte edilmelidir. Tedavide kilo vermek, kan şekerini düzenlemek, trigliserid seviyelerini indirmek çok etkilidir. Kan yağlarını azaltan Clofibratdan, Gemfibrozisden, bir reçine olan Ursodeoksikolik asid?den insülin direnci saptananlarda Metformin ve Thiazolidinedine?lerden yararlanıyoruz. Karaciğer yağlanmasını azaltmanın yeni bir yolu da ?antioksidan? tedavisi, E vitamini, betaine ve N-acetyl cystein en sık kullanılan antioksidanlar...
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 08-04-2007, 18:34
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 565
maturidi is on a distinguished road
Standart

Karaciger yaglanmasi (hepatosteatoz) ;
karaciger hücrelerinde aşırı yağ birikmesidir. Yetişkin her dört kişiden birinde görülür. Karacigerin zedelenmeye karsi göstermiş oldugu bir tepkidir. Çesitli nedenlerle oluşabilir: Şişmanlık, sürekli alkol (içki) kullanimi, diabet (şeker hastaligi), geçirilmis hepatit (sarılık , Reye sendromu, Wilson hastalığı, Refsum hastalığı, hemakromatoz, abetalipoproteinemi , proteinden fakir beslenme, kortikosteroid (kortizon) kullanımı, tetrasiklin (bir tür antibiyotik) ve diger bazı ilaçların kullanımı vs..

Karaciger yaglanmasına ek olarak karacigerde büyüme veya kişide bazı şikayetler de varsa (karın sağ üst tarafinda ağrı, sarılık) veya karaciğer enzimleri (SGOT, SGPT vs) degerleri yükselmişse önemli olabilir.
Tek başına çok fazla bir klinik degeri yoktur. Genellikle batın ultrasonu yapılırken farkedilir. Tanısı için de zaten ultrasonografi?den yararlanılmaktadır.
Başka bir hastalığın sonucu oluşmadıkça tek başına kişiye bir zararı yoktur. Çok çabuk düzelebilir. Ancak ayni zamanda baska hastalıklarla beraber görülebileceginden, karaciger yaglanmasi olan kisilerde bu hastaliklar mutlaka arastirilmalidir ve sonuca göre tedaviye baslanmalidir.
Karaciger yaglanmasinin herhangi bir özgül tedavisi yoktur. Lakin diyete dikkat etmek gerekir :

Içki içilmemesi gerekir. Kolesterol içeren yiyecekler ( tereyag, kuyrukyagi gibi hayvani yaglar, kuruyemişler, sakatat, yagli et ve kiyma, tavuk derisi, yumurta ) kullanilmazsa iyi olur. Mümkün oldugunca yagsiz yenmelidir.
Bal karaciger için çok faydalidir (Şeker hastaligi varsa yenmemelidir).
Paracetamol, kortizon, tetrasiklin gibi karacigere zararli ilaçlar sürekli kullanilmamalidir. Doktora gidince (verilecek ilaçlarin seçimi açisindan) karacigerde yaglanma oldugu söylenmelidir.

Hazırlayan: Dr Şahi Kuray
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 08-04-2007, 18:36
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 565
maturidi is on a distinguished road
Standart Karaciğer yağlanması, obeziteyle önem kazandı

Karaciğer yağlanması, obeziteyle önem kazandı

Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Nurdan Tözün, ?son zamanların moda hastalığı olan karaciğer yağlanmasının, gelişmiş ülkelerde obezitenin artmasıyla birlikte giderek önem kazandığını? söyledi.

İSTANBUL - Prof. Dr. Nurdan Tözün, yaptığı yazılı açıklamada, 750 katılımcının beklendiği ve karaciğer hastalıkları, kök hücre, Hepatit B, Hepatit C, bitkisel ilaç kullanımı ve alkol tüketiminin özellikle gençlerde ortaya çıkardığı sorunlar gibi pek çok konunun ele alınacağı 6. Ulusal Hepatoloji Kongresi?nin, 7-10 Haziranda İstanbul?da gerçekleştirileceğini kaydetti.

Karaciğer hastalıklarının, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ölüm nedenleri arasında yer aldığına işaret eden Tözün, bu hastalıkların en önemli özelliklerinin, ?sinsi seyretme ve geç dönemde komplikasyonlarıyla ortaya çıkma? olduğunu belirtti.

Dünyada hastalık ve ölüme en fazla neden olan karaciğer rahatsızlıklarını; Hepatit B ve C, karaciğer sirozu, karaciğer kanseri ve alkole bağlı karaciğer hastalıkları olarak sıralayan Tözün, ?Bunun yanı sıra son zamanların moda hastalığı karaciğer yağlanması, gelişmiş ülkelerde obezitenin artmasıyla birlikte giderek önem kazanmıştır? dedi.

Karaciğer naklinin, günümüzde kaliteli yaşam sağlamanın başlıca çıkış kapısı olduğunu, ancak bu konudaki sorunların hala aşılamadığını belirten Tözün, ?Milyon kişi başına kadavradan karaciğer sağlama oranı ülkemizde 1.7 iken, bu oran İspanya?da 33.7?dir. Nakil konusunda son yıllarda bakanlık düzeyinde gösterilen yoğun çabalara rağmen, kadavra bulma meselesi ülkemizde halen lokal çözümlerle yürümektedir? diye konuştu.
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 08-04-2007, 18:39
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 565
maturidi is on a distinguished road
Standart

KARACİĞER YAĞLANMASI TEDAVİ EDİLEBİLİYORTarih: 08.07.2005 Saat: 09:41 Konu: Sağlık
Karaciğer hastalığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu kaydeden Uzman Dr Bilal, alkole bağlı olmayan yağlanmaların % 20 ile % 30 olduğunu kaydetti Karaciğer yağlanması ile ilgili olarak bilgi aktarımında bulunan Denizli Devlet Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nevzat Bilal, bu hastalığın tedavi edilebilir olduğunu, kilo kaybı ile de tedavisinin kolaylıkla sağlanabileceğini söyledi.

?Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde yağların birikmesidir. Alkol kullanılmasına ve kullanılmamasına bağlı karaciğer yağlanması vardır? diyen Denizli Devlet Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nevzat Bilal, ?Alkol kullanımı karaciğere en çok zarar veren etkenlerden biridir. Alkol kullanımı sonucunda vücutta biriken toksinler, karaciğer hücrelerine zarar verirler ve karaciğer yağlanmasına neden olur. Alkol kullanan kişiler, fazla alkol tüketmemelidirler. Alkol kullanan kişiler de ise günlük erkeklerde 40 gr, bayanlarda 30 gr dan fazla olmamalıdır? sözlerini kaydetti. Alkol alınmasıyla oluşması haricinde de karaciğerde yağlanma oluşabileceğini açıklayan Uz. Dr. Bilal ?Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmalarının sıklığı % 20 ile % 30 dur. 40 yaşından sonra kadın ve erkekte eşit oranda, insülin direnci olanlarda, obezlerde, tip 2 diyabetlilerde, kolesterolü yüksek olanlarda, ailesinde karaciğer yağlanması olanlarda, bel çevresi kadınlarda 88, erkeklerde 102 cm den fazla olanlarda, yüksek tansiyon (130/85 mm/hg) olanlarda, trigliserid 150 mg/dl?den fazla olanlarda, HDL kolesterol kadınlarda 50mg?ın altında erkeklerde 40mg?ın altında olanlar da görülme oranı yüksektir. Bazı ilaçlarda karaciğerde yağlanmaya neden olur. Bunlar kalp ilaçlarından amiodaron, diltiazem, nifedipin, östrojen hormonu, kortizon, kinin, tetrasirkin, warfarin?dir. Ayrıca obez olan kişilerin alkol kullanması karaciğerlerinde yağlanma risklerini 3?5 katı artıracaktır? dedi. Karaciğer yağlanmasının genellikle bulgu ve belirti vermediğini belirten Uz. Dr. Bilal ?Belirti verirse de sağ üst kadranda, ağrı, halsizlik, karaciğer büyümesi görülür. Karaciğer fonksiyon testleri bozuk olur. Kesin tanısı karaciğerden biyopsi ile olur? diye kaydetti. Uz. Dr. Bilal ?tedavi edilmediği takdirde vücutta biriken yağlar ve toksinler, karaciğer hücrelerine zarar verirler ve karaciğer yağlanmasının yanı sıra karaciğer büyümesi veya siroz hastalığı gibi tedavisi daha zor ve ölümcül sonuçlar doğurabilecek hastalıklara neden olabilir? dedi. Karaciğerde yağlanma oluştuğu takdirde tedavisinin kilo kaybı ile olacağını açıklayan Uz. Dr. Bilal ?Haftada bir kilo verilmelidir, haftada bir kilodan fazla verilmesi de zararlıdır. İlaçlar, trigliserid düşürücü ilaçlar ve en son çare olarak karaciğer nakli yapılmalıdır. Bu kişilerin günde en az bir saat içinde 5 km yürümesi ve kesinlikle yağlı gıda ve alkol tüketmemesi gereklidir. Belirtilen bulgular anlaşıldığı takdirde mutlaka bir endokrinoloji uzmanına gözükülmelidir. Hastanemizde de bu konuda gerekli tedavi ve tetkikler yapılmaktadır? diye belirtti.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:56 .


Powered by vBulletin Version 3.6.10
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0
Turk Siteler 100
Bu site vücut sitesini desteklemektedir Vücut