 |
|
Şifalı Bitkiler, Doğal Tedavi, Alternatif Tıp, Bitkisel Tedavi, Hastalıklar, kanser, kurdeşen, genital siğil, lipom, allerji, saçkıran, saç dökülmesi, faranjit, epididimit, iktidarsızlık, gözaltı morlukları, kısırlık
> Alternatif Tıp
> SORULAR: İ-N
|
Kronik Yorgunluk Sendurumu
|
|
|

09-15-2007, 08:55
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Kronik Yorgunluk Sendurumu
Alıntı:
|
yusuf42´isimli üyeden Alıntı
ABD lerinde yasiyorum ve yakalandigim amansiz kronik yorgunluk sendromu nedeniyle calisamaz oldum. Doktor doktor gezdim ve caresi yok. internette arastirirken ibrahim beyin sitesini gördüm ve ve Türkiye den gelen bir arkdasima 2 sise iksir getirmesini ricaettim. Oda gelirken getirdi ve 1. sise den ihtibaren hamdolsun durumum iyilesti. Artik ayaga kalkabiliyordum ve gezebiliyordum. 2. siseden sonra yeniden calisabilecek güce ulastim ve calismaya basladim. Türkiyeden gelcek olan baska bir arkadasima 2 sise iksir getirmesini rica ettim simdi bu 2. pati iksiri dört gözle bekliyorum. ABD'de derdime kimse care bulamadi, fakat ibrahim bey benim hastaligim tedavi etti kendine ne kadar tesekkür etsem az.
|
Alıntı:
|
senay´isimli üyeden Alıntı
sevgili ibrahim gökçek teşekkürler benim 3 yıldan beri aşırı yorgunluk vardı artık yürüyemez ve iş yerinde çalışamaz hale gelmiştim kollarımda tenisçi dirseği var belimde fıtık romatizmam vardı iksir aldım ve şuan kullanıyorum eskisinden daha iyiyim medivenleri bile cıkamıyordum şuan dinlenmeden yavaş yavaş çıkabiliyorum kullanalı 1 hafta oldu kendimi iyi hissediyorum derdime birtürlü çare bulamamıştım şuan çok iyiyim çok sağolun ibrahim gökçek benim durumumda olanlara tavsiye ederim
kollarımı kaldıramıyordum ve zor yürüyordum tüm kaslarım ağrıyordu hafiflediğimi hissediyorum sanki agır bir yük kalktı üzerimden
|
Kronik Yorgunluk sendurumu olan bir çok hasata Gökçek iksiri ile iyileşti
Konu admin tarafından (11-17-2007 Saat 18:51 ) değiştirilmiştir..
|

09-15-2007, 08:57
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
|
Settar´isimli üyeden Alıntı
Tedavi Asmalari ve Tecrübelerim
1. Gökcek Iksiri
2. Gökcek Tonic
3. Gökcek Cay Kürleri
Hatirlatmak gerekirse hastaligim Antibiotik ilaclardan sonra Oldukca Agir Mantar Enfeksiyonu oldum Bagirsak ve Agiz florasi tamamen yok olmustu. Teshis Penicilium ve Candia albicans idi. Ve bunlarin Enfeksiyonlari.
Bunlarin sonucunda ;
Karaciger Yetersizligi, Dilde yanma ,Ince bagirsak ve kalin bagirsak krampf ve agrilar, Depression ve Uykusuzluk, Gece Terlemeleri, Sürekli idrar yapma, Idrarin renginde sürekli degisiklikler (koyu kahverengi ve yesil) , Allerji, Sacda sürekli kepeklenme, Besin Allerjisi.
Gaitada anormallikler . Daha nekadar hasta olabilirsinizki!!!!!
Organizma bir bütündür ve hic bir Organ tek basina calismasi mümkün degildir.
Biri hastalandigi zaman diger Organlar bundan nasibini alir. Bagirsak da baslayan hastalik bütün Organlari istila eder. Bu nedenle Ibrahim beyin Tabiriyle Sistematik Tedavi gereklidir.
Ancak Sistematik Tedavin yanisira SABIR da lazimdir. ?Hastanelerde hastalara ilac Tedavisi uygulanirken ,diger tarafdan kimyasal ilaclarin yan etkilerinden dolayi yeni hastaliklar meydana geldigini unutmamaliyiz?.
Bilmek gerekirki Bütün hastaliklar begirsakdan basladi ve tüm Vucuda yayildi.
Ibrahim beyin tavsiyesi üzerine kendisine ait olan Dogal Tedavi yöntemlerini tam bir sene uyguladim. Kimyasal ilaclar hemen etkisini gösterip beni üc hafta icerisinde komaya yatirdi, oysaki Dogal Tedavi asamalarindan sonra kalici iyilesmeler ortaya cikdigini icin gayet memnunum. Bunlardan bazi Örnekler:
Bagirsakdaki mantar istilasindan doalyi toxic maddeler ortaya cikarak Bagirsak ve böbrek yoluyla disariya atildi. Bu cok önemli cünkü Bagirsak direk Karacigere bagli oldugundan Disariya atilmayan toxic maddeler karacigerde birkmektedir. Ve bu Toxic Artiklari Karaciger disari atmak zorunda oldugundan böylece Karaciger Yetersizligi ortaya cikabilir ve hatta bende ortaya cikdi . Ancak bunun önlemini hemen aldik ve, Kraciger yetersizligini Gökcek Cay kurlariyla tedavi ettim ve suan sag kaburga bölgesinde agrilar yok denecek kadar az , ve en önemlisi karacigerde biriken Safra galebesi kalmadi. Yesil olan idrarin rengi artik normal.
Karacigerde Biriken Safranin rengi yesildir ,bu ise bagirsak yoluyla degil idrar yoluyla disari atilmalidir. Ancak Normal hali incebagirsaga direk gitmesi ve orada besinlerin safra ile beraber pisirilmesidir. Aksi takdirde vucudda birkip kandaki miktari yükselir ve rahatsizliklar meydana getirir.
Tedavi süreci icinde Testis lerde , koltuk alti yag bezlerinde yani (lenf bezlerinde ) degisik agrilar meydana geldi . Bur durmdan cok korktum ancak bir hafta sonra gecti . Cay lari . Icmenin yanisira Dilimdede Mantar var oldugunun bildigim icin Gargara yaptim ve dilimdeki agrilar azaldi. Gökcek Cay kurlari Bagirsakda baslayan ve tüm vucuda yayilan rahatsizliklari Gidermesinde Organlara büyük yardimlari oldu. Evet caylarin yan etkileri oldu ancak Yan etki olmadan tedavi olunmuyormus -bunu ögrendim.
Tonicden sonra midemde bir hafta süreyle agrilar meydana geldi , ibrahim bey bunun iyi bir isaret oldugunu söyledi , ve gercekden iki hafta sonra midemdeki agrilar azaldi.
Bütün bu olanlardan sonar Doktora gittim ve genel kan muayenesi yaptirdim Sonucdan gayet memnun kaldim.
Dahada iyisi alti senedir cocugumuz olmyordu . Muhterem Prof Dr. gittik (Heidelberg ) bize hersin kader oldugunu söyledi ve evlatlik almamizi tavsiye etti ancak ben kararsizdim. Taki Ibrahim beyin tavsiye ettigi bitki haplarini esim uzun süre kullandi ----Allaha sükür suan hamile----ve Bende Dogal Tedavi oldugumdan Bendeki Problemler ortadan kalkmisti.
Önemli bir konuda sudur:
Iyilestikden sonra Tedavi ye kendinizi iyide hissetseniz en üc ay kadar devam etmek gereklidir. Aksi halde Rezidiv olarak hastalik tekrar geriye dönme ihtimali olabilir. Nihayatinde ben Ibrahim beyin Tavsiyesi üzerine Tedaviye devam etmeye basladim .
Saygilarimla
|
Evet Settar bey ancak bir yılda normal sağlığına kavuşabildi, çok yoğun bir mücadele sonunda çok şükür baaşrdı.
|

09-15-2007, 08:58
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Yorgunluk:
Yorgunluğun akut ve kronik olmak üyere iki türü mevcuttur. Akut yorgunluk herkeste görülebilir ve bunun asıl sebebi uykusuzluk veya aşırı çalışma olabilir. Yorgunluğu tarifetmek oldukca zordur, çünkü her insanda başka türlü bu rahatısızlık ortaya çıkar. Şayet yorgunluğun sebebi bazı hastalıklarsa, bu rahatsızlıklar iyice araştırılıp doğru teşhis komak gerekir. Kronik yorgunluğa mantarlar, virüsler, bakteriler veya bazı kiyasal maddeler sebep olabileceğinden daha tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir.
A-) Akut Yorgunluk
a-) Ne kadar uyumalı?
Kişiden kişiye uykuya duyulan ihtiyaç farklılık gösterir ve kişi yaşlandıkca daha az uyur. Bebekler 16 saat uyuyabilirler ve ilkokul çağındaki çoçuklar 10-12 saat uyurlar. Yetişkinlerse 6-8 saat uyurlar. Vücudun dinlenmesi için kişinin iyi uyuması şarttır. Uyku rahatsızlıkları kişide sinirsel ve immün zafiyetine neden olur.
b-) Kişinin kendisi neler yapabilir?
1-) Öncelikle yorgunluğun sebebinin aşırı çalışmamı yoksa uzkusuzlukmu olduğu anlaşılmalıdır.
2-) Vücudunmuz kendi kendini ayarlar, yani vücut ısısı ve uykusu gibi
3-) Beslenmeye dikkat edlimeli bol sebze ve meyve yenmeli, hayvansal besinlerden az alınmalı özeliklede yatmadan önce hayvansal besin alınmamalıdır.
4-) Düzenli spor yapmak gerekir, böylece kan dolaşımı düzenli olur, tabiki aşırı spor yapmakta yorgunluğa sebep olur.
5-) Şayet kişi yapabiliyorsa soğuk su ile duş alabiliyorsa, soğuk su ile duş almalıdır.
6-) Bazı kimyasal ilaçların yantesiri yorgunluk ve sersemliğe sebep olur.
Hangi hastalıklar yorgunluğa neden olur?
1-) Kansızlık en yaygın olarak görülen yorgunluk sebebidir. Kadınların adet sırasında kan kaybetmeleri kansızlığa, kansızlıkta demir yetersizliğine neden olur.
2-) İnce bağırsak rahatsızlıkları nedeniylede besinlerdeki demir alınarak değerlendirilemezse buda kansızlığa sebep olur. Bu nedenle bağırsakların sağlıklı olması çok önemlidir.
3-) Enfeksiyon ve ateşte yorgunluğa sebep olur.
4-) Depresyon, kanser, metabolizma rahatsızlıkları, diabet (şeker hastalığı) ve troid bezinin yetersiz çalışmasıda yorgunluğa sebep olur. Bu nedenle hastalığın sebebi iyi bilinmelidir.
B-) Kronik Yorgunluk:
Kronik yorgunluk akut yani geçici yorgunluktan çok farklıdır, şayet yorgunluk hali 6 aydan uzun süre devam ediyorsa o zaman kronik yorgunluktan bahsedilir. Kronik yorgunluğun sebepleri çok ağır olabilir ve bunların başında mantarlar, bakteriler, virüsler ve kimyasal maddeler kronik yorgunluğa sebep olurlar.
Kronik yorgunluğun belirtiler (chronic fatigue syndrome):
Eklem ve kas ağrıları, kalp ritim bozukluğu (aritmi), lenf bezlerinin şişmesi, sürekli sıkca ortaya çıkan enfeksiyonlar, unutkanlık, yön tayininde problemler, hareketlerinde sınırlanma ve hatta felçe yakalanma söz konusu olabilir. Bunun yanında deride büzülme, kuruma, akne gibi rahatsızlıklar, saç dökülmesi, başağrısı, migren, hormon bozuklukları, görme bozuklukları, mide-bağırsak rahatsızlıkları, koma, baygınlık nöbeleri, kalp krizi nöbetler, MS-belirtileri ve parkinson hastalığının belirtileri görülür. Korku, panik ve sara nöbetleri vede intihara teşebüs gibi anormalikler ve rahatsızlıklar görülebilir.
Kronik yorgunluğun sebebi?
Kronik yorgunluğn sebebi olarak yıllarca virüsler tahmiedilmiş ve bu yönde fikirler beyan edilmiştir, fakat son yapılan araştırmalarda kronik yorgunluğa küf mantarlarının sebep olduğu tesbitedilmiştir. İmmün sistemi tanıdığı, bildiği ve konturol altında tuttuğu virüsleri küf mantarları tekrar aktifleştirir (reaktif). Buna reaktif virüsler denir ve reaktif virüsler birçok hastalıklara sebep olur, çünkü virüsler konturoldan çıkar. Hastalıklara yakalananlar antibiyotik ilaçlar genelikle küf mantarından (penisillin) üretildiğinden vücutta daha karmaşık enfeksiyonlar ortaya çıkar.
B1-) Küf mantarı:
Hastalığın bakteri, virüs, küf mantarı veya reaktif virüsünün mü sebep olduğu kan testi ile anlaşılır. Reaktif virüslerin sebep olduğu hastalıklarda kandaki IgG-Değerleri pek artmaz ve IgM?de aynı şekilde hemen hemen normal seviyede olur. Nu nedenle reaktif virüsler enfeksiyon?a (bulaşıcı) sebep olmazlar.
Reaktif virüsler aşağıdaki hastalıklara sebep olur.
1-) Kızamık, seskısıklığı, hırıltılı öksürük
2-) Dalak şişmesi
3-) Su çiçeği, zona hastalığı
4-) Siroz, endometrit, zatürre (akciğer iltihaplanması)
5-) Mononükleoz enfeksiyon (Epstein-Barr-Virüsünün sebep olduğu enfeksiyon)
6-) Miyokardit, HHV6-Virüsü, Herpes-Virüsü
7-) Sinir sisteminin tahribati
8-) Gripin kalp ve beyine etkisi
9-) Hepatit C
Küf mantarı hastalıkları:
Küf mantarı tedavi edilmezse aşağıdaki birçok hastalık ortaya çıkar.
1-) Artrit, poliartrit, artroz
2-) Aritmi, miyokard zafiyeti (kalp kası zafiyeti), kalp krizi, kalp zafiyeti
3-) Pankreatit
4-) Böbrek zafiyeti
5-) Nefes darlığı
6-) Bel fıtığı
7-) Kaslarda ve kemiklerde değişimler
8-) Göz hastalıkları
9-) Sinir sistemi hastalıkları
10-) Mukoza tahribatı, özeliklede bağırsak mukozasının tahribatı
11-) Karaciğer tahribatı
Ve benzeri rahatsızlıklara sebep olur. (Geniş bilgi için Mantara bak)
B2-) MCS (Çokyönlü kimyasal duyarlılık):
MCS ingilizce çokyönlü kimyasal duyarlılık anlamına gelen ?multiple chemical sensitity? kelimesinin kısaltılmış şeklidir. Sinir sisteminin havadaki zehirli gazlardan, besinlerdeki zehirli kimyasal maddeler ve küf mantarlarının ürettiği zehirli gazlar ve alkollere (mikotoksinler) karşı gösterdiği reaksiyon anlaşılır. MCS aslında bir hastalık değildir, aksine birçok kimyasal maddeye karşı gösterdiği reaksiyondur.
MCS ve Küf Mantarı
MCS-Hastalıkları aslında kimyasal maddelere veya ağır metallere karşı vücudumuz bir reaksiyon göstermez. Bu kimyasal maddeler ve ağır metallerin küf mantarı barındırmaları ve onlara yaşam ortamları hazırlamaları nedeniyle bu maddelerden küf mantarı insanlara geçer. Bu nedenle iş yeri, oturulan mekanlar, yiyecekler ve ilaçların küf mantarının yaşaması için en ideal ortamı oluştururlar. MCS üzerin henüz kitaplarda ve okullarda bahsedilmediğinden yeterince bilgi sahibi değiliz.
MCS?in belirtileri (semptomları)
MCS kişide halsizlik, dermansızlık ve enerjisizlik gibi rahatsızlıklara sebep olur. Bu rahatsızlığa yakalananların çoğunda depresyon, sinirlilik, stres ve iç huzursuzluk gibi haller görülür. Bunlara ilavetten sindirim anormalikleri görülür ve bazı besinler yenince kaşıntı, allerji, iltihaplanma gibi problemler ortaya çıkar. Doktorlar bu konuda henüz bilgi sahibi olmadıklarından rahatsızlıklar ortaya çıkınca sebebinin başka etkenler olduğunu zannetmektedirler.
MCS?in sebep olduğu rahatsızlıklar:
1-) Halsizlik, dermansızlık
2-) Yorgunluk, bıkınlık
3-) BBK-Hastalıkları
4-) Depresyon, düşünce karmaşası, başağrısı
5-) Mide-bağırsak rahatsızlıkları, sindirim anormalikleri
6-) Eklem ağrıları, romatizma, artrit, artroz, kas ağrıları
7-) Gripbenzeri rahatsızlıklar
8-) Besin allerjisi
MCS?in sebepleri:
1-) Oturulan mekanlar ve iş yerlerinde küf mantarı
2-) Oturulan mekanlar ve iş yerlerini temizlerken daha çok küf mantarına sebep olan temizlik maddesi kulanma
3-) Antimikozit ilaçlarda küf mantarının yayılmasına neden olur.
4-) Bağırsak florasının bozulması nedeniyle buraya yerleşen bakteri, virüs ve mantarların ürettiği toksik maddeler.
5-) Kanda mikotoksik maddeleri artmasını sayabiliriz.
Yorgunluğa sebep olan kimyasal maddeler:
Bu maddeler küf mantarının yayılmasına sebep olurlar ve bazıları çok zehirli, hatta kanserojenik, mutajenik ve teratojenik olduğundan Almanyada satılması yasaktır. Geniş bilgi için tehlikeli maddelere bakınız.
1-) Piretroitler (Pyrethroidler)
2-) Lindan (gamma-hexanchlorcyclohexan, gama-heksanklorsikloheksan)
3-) Heksanklorbenzol (hexanchlorbenzol, HCB)
4-) Pentaklorfenol (PCP, Pentachlorphenol)
5-) PCB (Poliklorlu Bifeniller, polyvhlorierte Biphenyle)
6-) Formaldehid (formid aldehid)
7-) Benzol
8-) Amalgam
Kronik yorgunluğu tedavi:
Kronik yorgunluğu tedavi edebilmek için hücreleri regenerasyon yapacak, yani yeniliyecek bir madde olması gerekir. Aksi taktirde beyin, sinir sistemi, mide-bağırsak mukazası ve akciğer mukazası başta olmak üzere organda yoğunlaşan küf mantarının üretiği zehirli maddeler (mikotoksik) ve kimyasal madde artıklarının vücuttan atılması imkansızdır. İşte mucizevi doğal bir ilaç olan Gökçek İksiri, Gökçek Tonik ve ZYE kulanılır.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
Konu igokcek tarafından (05-31-2008 Saat 11:27 ) değiştirilmiştir..
|

05-01-2008, 22:51
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1
|
|
asiri yorgunluk
Selam ben hollanda,da yasiyorum yasim 46 bende 15 yildan beri asiri yorgunluk halsizlik bikinlik depresyon dusunce bozuklugu boyun ve omuz agrilari mevcuttur doktorlara gitmekten yoruldum piyasadaki butun depresyon ilaclarini verdiler bir faydasini gormedim yorgunluga ve deresyona iyi gelebilecek butun bitkisel ilaclari kendim denedim hic faydasini gormedim
sitenizde guzel yazilar yazmissiniz bana yardimci olursaniz cok sevinirim
selamlar Huseyin
|

05-01-2008, 23:11
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
huseyin´isimli üyeden Alıntı
Selam ben hollanda,da yasiyorum yasim 46 bende 15 yildan beri asiri yorgunluk halsizlik bikinlik depresyon dusunce bozuklugu boyun ve omuz agrilari mevcuttur doktorlara gitmekten yoruldum piyasadaki butun depresyon ilaclarini verdiler bir faydasini gormedim yorgunluga ve deresyona iyi gelebilecek butun bitkisel ilaclari kendim denedim hic faydasini gormedim
sitenizde guzel yazilar yazmissiniz bana yardimci olursaniz cok sevinirim
selamlar Huseyin
|
Gökçek İksir ve Gökçek Toniki Almanyadaki adrersimizden temin edebilirisiniz Gökçek Aktar, Gökçek İksir, Gökçek Tonik
|

05-05-2008, 23:08
|
|
Acemi
|
|
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1
|
|
Uyuşma
merhaba ben 30 yaşındayım yıllardır sabahları kalktığımda özellikle çok yorgun hissediyorum kendimi. El ve ayaklarımda uyuşmalar var ve bu bazen koluma doğru çıkıyor bacaklarımdada dönem dönem uyuşmalar oluyor lütfen bana yardımcı olabilirmisiniz
Konu sevinçç tarafından (05-05-2008 Saat 23:21 ) değiştirilmiştir..
|

05-06-2008, 18:25
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
sevinçç´isimli üyeden Alıntı
merhaba ben 30 yaşındayım yıllardır sabahları kalktığımda özellikle çok yorgun hissediyorum kendimi. El ve ayaklarımda uyuşmalar var ve bu bazen koluma doğru çıkıyor bacaklarımdada dönem dönem uyuşmalar oluyor lütfen bana yardımcı olabilirmisiniz
|
Mide ve bağırsakalrda bakteri ve mantar var ise bu mikroplar glikozu toksik maddeye dönüştürür ve glikoz yetersizliği yorğunluğa sebep olur.Veya sizde EBV virüsü varsa bağışıklık sistemni çok yorduğundan yine yorğunluk olur.Yorğunluğun sebebi mantar veya bakteri ise Gökçek Tonik, sebebi virüs ise o zaman iksir kullanmanzı gerekir.
|

05-06-2008, 18:26
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
SİNAN1´isimli üyeden Alıntı
Merhaba İbrahim bey.Yaklaşık 3.5 aydır ürünlerinizi kullanıyorum.Peynir salam sucuk siyah çay tüketmedim.Et şeker ve hamur işini çok az kullanıyorum.3 şişe iksir 7 şişe tonik bitirdim.Kemik kabızlık ve basur çaylarına devam ediyorum.3 Ayda 14 kilo verdim.Saçlarımdaki kepeklenme ve yağlanma geçti.Artık uykudan yorgun uyanmıyorum.Vucudum dinç.Karnımdaki şişkinlik yok kabızlık yok.İnanılmaz ama artık geçti.Basur ağrımda azalma var, artık basur akıntısıda geçti.Sadece dilimin arka tarafında küçük bir beyazlık var inşalla oda geçer.Teşekkürler İbrahim bey.
|
Sinan bey iyileştiğinize çok sevindim.Burada tabii siz kendi doktorunuzsunuz.Gönderdiğim iksir ve tonikleri düzenli alıyorsunuz, beslenmenize dikkat ediyorsun.Bütün hastalar siznin gibi olsalar tedavi olmaları çok kolaylaşır.
|

08-07-2008, 11:23
|
|
Administrator
|
|
Üyelik tarihi: Jun 2005
Yaş: 51
Mesajlar: 2.606
|
|
Alıntı:
From: Hatice Karabulut
To: gokcekaktar@hotmail.com
Sent: 27 Temmuz 2008 Pazar 12:52
Subject: Siparis oncesi danisma ve tavsiye iksir ve diger bitkisel ilaclar hakkinda
Sn. Ibrahim Bey,
yaklasik 3-4 yildir validemizin saglik sorunlari ile ugrasip duruyoruz......butun islerimizin arasinda yogun ve devamli surette ugrasmak bizi yormuyor ama tedavi icin somut bir netice alamamak umidimizi kiriyor....validemiz kardeslerinin vefatlari ve aile ici bazi sorunlar sebebiyle yogun uzuntu ve stres altina girdi.....bu durumun bir sure devam etmesi sebebiyle sinirsel yonden vucut harabiyet yasadi....son durum itibariyle kendisi surekli evin icinde yorgun ve halsiz, acinasi bir sekilde gezinip duruyor.......vucut olaylara tepki vermede hayli yavasladi....ornegin: normalde bizim elimizi yakan ates onun elinde ayni tepkiyi vermiyor ya da gec veriyor.....kendisi tandir ekmegi yapiyor ama zaman zaman elinin ve bazi yerlerinin yandigini biz kendisine soyluyoruz ya da kendisi sonradan hissediyor.....Adanada basta balcali hastanesi olmak uzere bir cok doktora tedavi amacli gidildi ise de verilen tedaviler hep sinirlerini yatistirmak ve uyutmak icin veriliyor........kendisi uyumak istemiyor..........ilaclari kullandi uzun bir sure ama bir gelisme seyri gorulmedi..........ayaklarini yukari kaldir dedigimiz zaman fizik tedavi eksersizi olarak kaldirmakta zorlaniyor......biraz agir yuk kaldirma veya bir duruma kahkaha ile gulme durumlarinda kucuk abdestini altina kaciriyor............son 3-4 yilimiz ailecek bu durumdan dolayi harab ve bitap durumunda........kendi ailemizle ilgili islere bakmak icin sira bile gelmiyor...........ne yapacagimizi sasirdik........fizik tedavi lazim ama kendisi halsiz ve bitap..........ayagini bile cok az kaldiriyor......kilo problemi yok....surekli uyumak istiyor.......oldugu yerden baska yere gitmek ona zor geliyor...........kendisinde bel ve boyunda fitik var...........yas 45 civarinda..........ama gelin gorunku goruntu neredeyse ihtiyar bir kadin gibi...........Ben oglu olarak bu durumdaki validem icin alternatifler ariyorum............hem aktar hem de forum sayfalarinizin tamamini okudum tek tek.............bu hususta validemize sinirlerinin harabiyeti ve yorgunlugu, fitik sorunlari ve genel durumu itibariyle tavsiye edeceginiz bir cozumunuz olursa dinlemek ve tatbik etmekten memnuniyet duyarim............
saygilarimla....
|
Bağırsklarına yerleşen mantarlar toksik madde üretiyor ve bu toksik maddeler hormon anormalikleri ve sinirsel tahribata sebep oluyor.Nasıl ki araba için benzin gerekirse, biz insanalr içinde glikoz, yani şeker gerekir.Mantarlar glikozu toksik maddeye dönüştürür ve bu toksik maddlerin bir kısmı beyne hormon gibi etki yapar ve miren, depresyon, başağrısı, konsantrasyon zafiyeti gibi rahatszılıklara sebep olur. Mantarlar bu şekeri toksik maddeye dönüştürür.Gökçek İksir ve Gökçek Tonik kullanması gerekir.
|
| Seçenekler |
Arama |
|
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:32 .
|